Gıdaya erişim zorluğu ve market raflarındaki fahiş fiyatlar vatandaşın bir numaralı gündemi olmaya devam ederken, krizin asıl kaynağı olan tarlalardan ve ahırlardan alarm sesleri yükseliyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe yaşanan çöküşün boyutlarını resmi verilerle gözler önüne serdi.
Gürer’e göre iktidarın yanlış tarım politikaları ve izleyici kalması, 2025 yılını Türk tarımı için tam bir "kayıp yıla" dönüştürdü.
30 MİLYON NÜFUS ARTTI, ÜRETİM 2002'NİN GERİSİNE DÜŞTÜ
Gürer'in paylaştığı çarpıcı verilere göre, Türkiye'nin nüfusu 2002 yılından bu yana 30 milyonun üzerinde artmasına rağmen, temel gıda maddelerinden fasulye, mercimek ve nohut üretimi 24 yıl öncesinin bile altına geriledi.
Üretimdeki devasa kayıp, TÜİK'in 2024 ve 2025 verileri karşılaştırıldığında net bir şekilde ortaya çıkıyor:
Tahıl ve Bitkisel Üretim: 2024'te 75,5 milyon ton olan üretim, 2025'te tam 7,4 milyon tonluk erimeyle 68,1 milyon tona çakıldı.
Meyve, İçecek ve Baharat: 2024'te 28 milyon ton olan üretim, 2025'te 19,6 milyon tona kadar geriledi.
Sebze Üretimi: 30,6 milyon tondan 30,3 milyon tona düştü.
Bu tablo karşısında iktidarın "Tarımda üretim sorunumuz yok" şeklindeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirten Gürer, "Özellikle bakliyat ve hububatta çok ciddi bir çöküş var. Tarlada üretilmeyen her ürün, market rafında vatandaşa zam olarak geri dönüyor" ifadelerini kullandı.
"HAYVANLARIMIZI ŞAP HASTALIĞINA MI KURBAN VERDİK?"
Sadece bitkisel üretimde değil, hayvancılıkta da karanlık bir tablo yaşandığına dikkat çeken Gürer, şap hastalığı nedeniyle yaşanan kayıpların üzerinin örtüldüğünü iddia etti. Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı'na şu zor soruları yöneltti: "Üretici feryat ediyor, '100 hayvanım vardı 30'unu şapta kaybettim' diyor. Bakanlığa soruyoruz: 2025'te şap hastalığından kaç hayvan yitirdik? Kaç hayvan zorunlu kesime, kaçı şartlı kesime gitti? Şeffaf bir açıklama yok. Ahırlar kapanmış, sorunlar katlanmış durumda."
ÇİFTÇİ TARLAYA GİTMEDEN MAZOTUNU KAYBETTİ
Tarımsal üretimdeki düşüşün en büyük nedeninin astronomik girdi maliyetleri olduğunun altını çizen CHP'li Gürer, sadece bu yılın başından itibaren akaryakıta yüzde 10,8 oranında zam geldiğini hatırlattı. Gürer, "100 dönümlük bir araziyi ekmek için yola çıkan çiftçi, daha tarlaya adımını atmadan mazotunun 32 litresini zamlara kurban verdi. Gübre, ilaç, tohum, elektrik katlanırken, iktidar çiftçiye düşük alım fiyatı dayatıp bir de 'üretmeye devam et' diyor. Bu nasıl olacak?" diyerek tepkisini dile getirdi.
Ayrıca zirai don ve kuraklık gibi afetlerin faturasının da sadece çiftçiye kesildiğini belirten Gürer, ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) ve TARSİM dışındaki üreticilerin adeta kaderine terk edildiğini vurguladı.
CHP'DEN TARIMI KURTARACAK 5 ACİL ADIM
Eleştirilerinin amacının salt muhalefet yapmak değil, tarımı uçurumun kenarından almak olduğunu belirten Gürer, "Çiftçi refahı sağlanmadan, vatandaş ucuz gıdaya ulaşamaz" diyerek iktidara kısa vadeli şu acil eylem planını sundu:
Yarı Yarıya Destek: Gübre ve yemde derhal en az yüzde 50 sübvansiyon sağlanmalı.
Mazotta Vergi Sıfırlanmalı: Çiftçinin kullandığı mazottan alınan ÖTV ve KDV acilen kaldırılmalı.
Genç ve Kadın Çiftçiye Devlet Güvencesi: Genç ve kadın üreticilerin SGK primleri devlet tarafından karşılanmalı.
Borçlar Dondurulmalı: Üreticinin tüm borçları faizsiz olarak en az 3 yıl süreyle ötelenmeli.
İcralara Son Verilmeli: Çiftçinin üretim aracı olan traktörüne, ahırına ve hayvanına gelen haciz işlemleri derhal durdurulmalıdır.
