Volkswagen Grubu, sattığı otomobillerden kazandığı paranın azalması üzerine bu yıl için büyüme beklentisinden vazgeçti. Şirket yönetimi şimdi üretimi, model sayısını ve çalışan maliyetlerini küçültecek bir planı yıl sonuna kadar kabul ettirmeye çalışıyor. Gündemde dünya genelinde 50 bin kişilik ek istihdam kaybı ile Almanya'daki dört fabrikanın geleceği var. Bunların hiçbiri henüz kesinleşmiş bir karar değil.
Avrupa'nın en büyük otomotiv üreticisinin Nisan-Haziran dönemindeki vergi sonrası karı geçen yıla göre yüzde 32,9 azalarak 1,54 milyar euroya indi. Bu, çeyreklik karda art arda onuncu düşüş oldu. Yani iki buçuk yıldır her üç ayda bir aynı tablo tekrarlanıyor. Aslında şirket araç satmayı sürdürüyor, Avrupa'da satışlarını dahi artırıyor. Lakin, sattığı araçlardan eskisi kadar para kazanamıyor.
Bunu tek bir hesapla anlatmak mümkün. Grubun ilk altı aydaki geliri geçen yılla hemen hemen aynı kaldı. Buna karşılık bu gelirden geriye kalan kar belirgin biçimde azaldı. Volkswagen'in her 100 euroluk satıştan cebine kalan para 4,2 eurodan 3,8 euroya indi. Şirketin kendi hedefi bu payı önce 4 euronun, 2030'da ise 8 euronun üzerine çıkarmak. Aradaki mesafe, yönetimin maliyetleri neden bu kadar aceleyle düşürmeye çalıştığını da açıklıyor.

ÇİN'DEKİ KAYIP AVRUPA'YA TAŞINIYOR
Sorunun ana kaynağı tek bir ülke, Çin. Volkswagen'in Çin'deki satışları ilk altı ayda yüzde 31,6 geriledi. Şirkete göre Çin pazarının geneli de aynı dönemde küçüldü ama yüzde 20 ile. Aradaki fark, Volkswagen'in yalnızca daralan pazardan değil, yerli elektrikli araç üreticileri karşısında pay kaybetmekten de etkilendiğini gösteriyor.
Satış kaybının fabrikalardaki karşılığı daha çarpıcı. Automobilwoche için araştırma şirketi Mobility Global'in hazırladığı çalışmaya göre Volkswagen, Audi, BMW ve Mercedes-Benz'in Çin'deki ortak girişim tesisleri bu yıl kapasitelerinin yarısından azıyla çalışacak. Aynı fabrikalar 2010'da neredeyse tam doluydu. Yarısı boş çalışan bir fabrika, gelir düşerken masrafın aynı kalması demek. Nitekim Volkswagen, Çinli ortağı SAIC ile işlettiği Nanjing fabrikasını kapatıyor, Urumçi tesisini ise sattı.
Hikaye Çin'de bitmiyor. Çinli üreticiler kendi fabrikalarındaki fazlalığı ihracata yönlendiriyor ve gümrüklerden kaçınmak için İspanya ile Macaristan başta olmak üzere Avrupa'da fabrika kuruyor. Bu markaların Avrupa satışları ilk altı ayda iki katına çıkarak 686 bine ulaştı, pazar payları yüzde 9,5'e yükseldi. Volkswagen böylece iki cepheden sıkışıyor. Çin'de müşteri kaybederken kendi evinde aynı rakiplerin daha ucuz modelleriyle karşılaşıyor. Grup CEO'su Oliver Blume, Avrupa'daki rekabet baskısını beklediklerinden ağır bulduklarını söyledi. Finans direktörü Arno Antlitz ise mevcut önlemlerin artık yeterli olmadığını kabul etti.
Avrupalıların Çinli üreticileri gümrük duvarlarıyla dışarıda tutma çabası, beklenmedik bir sonuç doğurdu. İhracat yapmalarının önü kesilen ve yatırıma zorlanan Çinliler, fabrikalarını Avrupa’ya taşıdı. Çinlileri dışarıda tutmak için örülen duvar, böylece onları Avrupa’nın içine taşıyan bir kapıya dönüştü.
HİBRİT PAZARINI ÇİNLİLER ALDI
Blume'un Brüksel'den en somut talebi prizden şarj edilen hibrit araçlarla ilgili. Avrupa'da bu segmentin neredeyse üçte biri artık Çin markalarının elinde. Araştırma şirketi Dataforce verilerine göre Çinli üreticiler ilk altı ayda 208 bin 368 satışla Avrupa hibrit pazarının yüzde 28,3'ünü aldı. Segmentin en çok satan üç modeli de Çinli. Geçen yıl bu sıralamanın başında yer alan Volkswagen Tiguan dördüncü sıraya kadar geriledi.
Volkswagen, ülkemizde ilk yarıda sadece 93 adet şarj edilebilir hibrit sattı. CUPRA, 0. SEAT, 161 adet. SKODA, 0. Audi, 1. Porsche ise 19 adet.
Blume, tam elektrikli araçlarda uygulanan gümrük düzeninin hibritlere de genişletilmesini istiyor. Avrupa Birliği, Çin'de üretilen elektrikli araçlara standart yüzde 10'luk ithalat vergisinin üzerine yüzde 35'e varan ek vergi uyguluyor. Blume'a göre bu düzenleme işe yarıyor ve şirket elektrikli tarafta fiyat rekabetini sürdürebiliyor. Sorun hibritlerde. Handelsblatt'ın Haziran ayında aktardığına göre Birlik zaten bu yönde bir adım değerlendiriyor. Kaybedilecek vakit olmadığını belirten Blume, kararın önümüzdeki aylarda çıkmasını umduğunu söyledi.

9 MİLYON ARAÇLIK KÜÇÜLME PLANI
Yönetimin cevabı küçülmek. Hazırlanan paket, grubun yıllık üretimini 9 milyon araca çekmeyi öngörüyor. Bu seviye bugünkünden yaklaşık 1 milyon, pandemi öncesinden ise 3 milyon araç eksik demek. Model sayısı yarıya inecek, araçlarda kullanılan parça çeşidi büyük ölçüde azalacak.
Zaten halihazırda birbirlerine çok benziyorlardı...
En tartışmalı başlık ise 50 bin kişilik ek istihdam kaybı ihtimali. Blume bu sayının, hedeflenen maliyet düşüşünden geriye doğru hesaplanmış teorik bir büyüklük olduğunu söylüyor. Hangi markada ve hangi ülkede kaç kişinin etkileneceği henüz belirlenmedi. Kritik ayrıntı, bu rakamın şirketin daha önce açıkladığı azaltımın üzerine eklenmesi. Volkswagen 2024 sonunda sendikalarla Almanya'da 2030'a kadar 50 bin kişilik bir küçülme üzerinde zaten anlaşmıştı. O program erken emeklilik ve tazminat gibi gönüllü yöntemlere dayanıyor ve şirket aynı tarihe kadar zorunlu işten çıkarma yapmama sözünü koruyor.
Kapanma riski konuşulan tesisler Emden, Zwickau, Hannover ve Audi'nin Neckarsulm fabrikası. Blume bu dört tesis için 2030'lu yıllara dönük yeterli iş bulunmadığını kabul ediyor ama kapatmayı son seçenek olarak tanımlıyor. Fabrika kapatmaktan daha akıllı çözümler var diyen Blume'un aklında iki seçenek var. Biri savunma sanayii üretimi ve grup bunu özellikle Osnabrück için değerlendiriyor. Diğeri ise şirketin şu ana kadar yalnızca Çin'de sattığı kendi modellerini Avrupa'da üretmek. Blume bunun BYD ya da Geely gibi rakiplere fabrika kapısı açmak anlamına gelmediğini vurguluyor.

KURULDAN GERİ DÖNEN PAKET
Blume'un asıl sınavı planı onaylatmak. Paket iki hafta önce ilk kez denetim kuruluna geldi ve geçemedi. Volkswagen'de son sözü söyleyen bu kurulda çoğunluk, çalışan temsilcileri ile şirketin büyük hissedarı Aşağı Saksonya eyaletinin elinde. Alman basınına göre iki taraf birlikte pakete karşı oy kullandı. Çalışan temsilciliği, tarihsel ölçekte fabrika kapatma ve personel azaltma tartışmasının Volkswagen için yeni bir iş modeli olmadığını söyleyerek tepkisini açıkça ortaya koydu.
Blume ise görüşmeleri hem yapıcı hem tartışmalı olarak tanımlıyor ve paketin büyük bölümünün zaten kurul onayı gerektirmediğini hatırlatıyor. Bu bölümde çalışma başlamış durumda.
"Bu risk senaryosunda kaybedecek vaktimiz yok."
Şirketin elinde umut veren veriler de var. Avrupa'daki siparişler yılbaşından bu yana yüzde 12 arttı ve büyümeyi elektrikli modeller sürüklüyor. Volkswagen, Škoda ve CUPRA'nın yeni küçük elektrikli araç ailesi satışa çıktığı birkaç hafta içinde 70 binden fazla sipariş topladı. Ancak bu siparişlerin kasaya girmesi zaman alacak. Yakın takvim daha sıkışık. Yönetim Ağustos sonunda çalışanların karşısına çıkacak, denetim kurulu ise paketi Eylülde yeniden görüşecek. Blume kararların yıl bitmeden çıkacağını öngörüyor. Dört fabrikanın ve 50 bin kişilik ek kesintinin geleceği ise bu pazarlıkların sonucuna bağlı.
