KARAR ÖZEL / Selin IŞIK
6 Şubat Maraş felaketinde yaşanan yıkım ve 53 bin insanın ölmesi Türkiye'nin deprem gerçeğini bir kez daha acı bir şekilde hatırlattı. Ancak süren incelemeler çürük yapı stokuna ilişkin problemin henüz çözülemediğini gösteriyor. 17 Ağustos depreminin 27’nci yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin denetim raporları alarm zili çaldırdı. Temmuz 2020 ile Temmuz 2026 arasında vatandaşların talebi üzerine ekipler 40 bin binada inceleme yaptı. Gerçekleştirilen testler sonucunda 20 bin binanın 'yüksek' veya 'çok yüksek' riskli durumda olduğu belirlendi.
EN KÖTÜ YERLER AVCILAR İLE ZEYTİNBURNU
Karar'ın ulaştığı İBB verileri riskli binaların çoğunun 1999’dan önce yapıldığını gösterirken ilçeler tablosu da korkuttu. Avcılar'da incelenen binaların yüzde 19,07'si, Zeytinburnu'nda yüzde 14,59'u yüksek riskli durumda. Bu oran Bağcılar’da yüzde 8,34, Küçükçekmece'de 7,8, Fatih'te 5,65, Esenyurt'ta 5,03. Bu ilçeleri Bahçelievler yüzde 3,79, Silivri 3.40 ve Bakırköy 3.27 ile takip etti. Başvuru talebi en çok Kadıköy’den, en az ise Sultanbeyli'den geldi. 6 Şubat Depremleri sırasında inceleme talepleri artsa da bir süre sonra düşüş yaşanması dikkat çekti.

40 BİN BİNANIN YARISI ÇÜRÜK
Marmara’daki Ağustos ayında peş peşe yaşanan sismik hareketlilik, İstanbul’un çürük yapı stokunu yeniden gündeme taşıdı. Bakanlığın ‘600 bin konut yıkılabilir’ uyarısının ardından İBB’nin Hızlı Tarama çalışması da kentin yapı stokundaki vahim tabloyu ortaya koydu. İncelenen 40 bin binanın 20 bininin yüksek veya çok yüksek riskli olduğu belirlendi. En kötü durumdaki ilçeler ise Avcılar ve Zeytinburnu oldu.
Türkiye genelinde 6 milyon bağımsız birim risk altındayken, kentsel dönüşüm aciliyetinin en yüksek olduğu şehir, ülke genelindeki 2 milyon acil dönüşüm ihtiyacının yaklaşık üçte birini (600 bin bağımsız birim) tek başına barındıran İstanbul oldu. Türkiye’nin en yüksek riskli ve aktif ana fay hattı olarak kabul edilen Kuzey Marmara Fay hattı üzerinde Ağustos ayında peş peşe meydana gelen sarsıntılar, bir yandan ‘Büyük İstanbul depremi’ni bir yandan da yapı stokunun depreme hazırlığını düşündürttü. Hem yerel yönetimin saha verileri hem de merkezi hükümetin resmi açıklamaları ise İstanbul’un yapı stokundaki hayati tabloyu ortaya koydu. Belediye ve bakanlıklar durumun vehameti üzerine düğmeye basarken İstanbul genelinde yapı stokunu dönüştürmeye yönelik çalışmalara başlandı.
2.5 MİLYON İNSAN ÇOK CİDDİ RİSK ALTINDA
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 2024’te yaptığı açıklamada, İstanbul’da 1,5 milyon konutun riskli durumdayken 600 bin konutun olası bir depremin ilk dakikalarında yıkılma tehlikesine dikkat çekerek yaklaşık 2,5 milyon vatandaşın ise çok ciddi risk altında olduğunu belirtmişti. Bu açıklamayla beraber “iki binadan biri çürük” tezi doğrulanmıştı. Bakan Kurum, geçmiş günlerde yaptığı başka bir açıklamasında ise kentsel dönüşüm çalışmalarının 2012’de resmi olarak başlamasıyla 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığını, 291 bin bağımsız bölümün dönüşümünün ise devam ederek toplam 1 milyon 298 bin bağımsız bölümün dönüştürüldüğünü açıkladı.
1999 ÖNCESİNE DİKKAT
Kentsel dönüşüm hamlelerine rağmen süregelen risk, İBB’nin bina bazlı hızlı tarama verilerinde de görüldü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, 2020’den beri kullandığı Hızlı Tarama yöntemiyle risk, bina bazında tespit ediliyor. Vatandaşların dijital ortamdaki ve yazılı başvuruları üzerine şimdiye kadar 142 bin bina ziyaret edildi. Çoğunluğu 6 Şubat depremlerinden sonra olmak üzere Hızlı Tarama yöntemi için toplam 173 bin 189 başvuru yapıldı. Hızlı Tarama Yöntemleri ile Bina İncelemesi Projesi, resmen 23 Temmuz 2020’de yapılan tanıtım toplantısıyla başlayarak, Avcılar ve Silivri pilot bölgeleriyle hayata geçti. Tam 6 yıl boyunca yapılan başvuru ve incelemelerin ardından Temmuz 2026 verileri de dahil olmak üzere İstanbul genelinde 40 bin binanın yarısının ‘yüksek ve çok yüksek riskli’ (D ve E sınıfı) kategorisinde yer aldığı görüldü. İBB’ye ait verilerde riskli yapıların çoğunun 1999’dan önce yapılmış olduğuna dikkat çekildi.
İBB’nin incelemelerindeki verilere göre öncelikli binalardan şimdiye kadar 2 bin 330 binanın (22 bin 527 bağımsız birimin) yıkımı gerçekleştirildi. Ayrıca 612 binada resmi işlem başlatıldığı belirtilirken bu binaların yıkılmasıyla da bağımsız birim sayısı 28 bin 263’e yükselecek. Bu dönüşüm kapsamında riskli binalardan tam 100 bin kişinin tahliye sürecinin gerçekleşmesi planlanıyor. Hızlı tarama yöntemine yapılan başvuruların yüzdeliklerin ilçe kapsamında dağılımına bakıldığında en çok başvuru Kadıköylülerden gelirken, en az talepte bulunan ilçe ise Sultanbeyli oldu.
EN TEHLİKELİ BÖLGELER AVCILAR VE ZEYTİNBURNU
İBB’nin güncel saha inceleme raporlarında; tarama yaptıkları sadece 40 bin binadan 10 bin 432 binanın yüksek riskli, 8 bin 368 binanın ise çok yüksek riskli olduğu belirtildi. 39 ilçenin risk oranlarının dağılımında Avcılar yüzde 19,07 ve Zeytinburnu yüzde 14,59 ile en yüksek riskli ilçeler arasında yer alırken onları şu ilçeler takip etti: yüzde 8,34 ile Bağcılar, yüzde 7,82 ile Küçükçekmece, yüzde 5,65 ile Fatih, yüzde 5,30 ile Esenyurt, yüzde 5,03 ile Bahçelievler, yüzde 3,79 ile Silivri, yüzde 3,40 ile Bakırköy, yüzde 3,27 ile Esenler. Yine ilçelerin risk dağılım oranlarında Şile yüzde sıfır, Çekmeköy yüzde 0,6 ile en düşük riskli ilçeler arasında yer alırken şu ilçeler takip etti: yüzde 0,08 ile Beykoz, yüzde 0,27 ile Başakşehir ve Sarıyer, yüzde 0,30 ile Sancaktepe, yüzde 0,32 ile Adalar, yüzde 0,36 ile Çatalca ve Sultanbeyli, yüzde 0,37 ile Beşiktaş.
19 İLÇEDE RİSKLİ BİNA ORANI
Ümraniye: Yüzde 0,48
Ataşehir: Yüzde 0,52
Arnavutköy: Yüzde 0,57
Şişli: Yüzde 0,58
Eyüpsultan: Yüzde 0,64
Beylikdüzü: Yüzde 0,73
Tuzla: Yüzde 0,88
Kartal: Yüzde 0,89
Üsküdar: Yüzde 0,91
Kağıthane: Yüzde 0,94
Pendik: Yüzde 0,95
Kadıköy: Yüzde 0,10 (Yüzde 1,10)
Beyoğlu: Yüzde 1,17
Sultangazi: Yüzde 1,21
Maltepe: Yüzde 1,23
Gaziosmanpaşa: Yüzde 1,56
Bayrampaşa: Yüzde 2,09
Güngören: Yüzde 2,33
Büyükçekmece: Yüzde 2,58
