Türkiye'de giderek ağırlaşan ekonomik koşullar ve artan girdi maliyetleri tarım sektörünü derinden sarsmaya devam ediyor. Son olarak elektrik tarifelerine yansıtılan yüzde 25'lik zam, özellikle İç Anadolu Bölgesi gibi tarlalarını yeraltı sularını elektrikli pompalarla çekerek sulayan çiftçileri çıkmaza sürükledi. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde'de yaptığı incelemelerin ardından tarımsal üretimdeki tehlikeye dikkat çekti.
Gübre, tohum, ilaç ve mazot maliyetlerinin zaten çiftçinin belini büktüğünü ifade eden Gürer, tarladaki güncel maliyet tablosunu şu sözlerle özetledi: "DAP gübrenin tonu 40 bin TL'ye, ÜRE gübrenin tonu 33 bin TL'ye çıkmış durumda. Mazotun litresi 80 lirayı aştı. Tohumdan ilaca kadar her kalem her ay zamlanıyor. Şimdi bu yüke bir de elektrik zammı eklendi. Çiftçi tarlasını sulamak için şaltere bastığı an, karşısına yüzde 25 zamlı bir fatura çıkacak."
KURAKLIK TEHLİKESİ: SULANMAYAN TARLADA VERİM ÜÇTE BİRİNE DÜŞÜYOR
Tarımda suyun hayati bir öneme sahip olduğunu rakamlarla açıklayan Gürer, kuru ve sulu tarım arasındaki devasa farka dikkat çekti.
Gürer, "TÜİK verilerine göre kuru tarımda bir dönümden ortalama 270 kilo buğday alınırken, bu rakam bazı bölgelerde 140 kiloya kadar düşebiliyor. Ancak sulu tarımda bir dönümden 550 ile 800 kilo arasında buğday elde ediliyor. Su demek verimlilik demektir. Ancak Niğde, Konya, Aksaray gibi yeraltı sularına bağımlı bölgelerde çiftçi artık 'Ben bu tarlayı bu elektrik faturasıyla nasıl sulayacağım?' diye düşünüyor" ifadelerini kullandı.
SULAMA ÜCRETLERİNE YÜZDE 40 ZAM KAPIDA
Bireysel kuyuların yanı sıra sulama kooperatiflerinin de artan maliyetler karşısında çaresiz kaldığı belirtiliyor. Sulama Kooperatifi Yöneticisi Mustafa Çetinkol, durumu şu sözlerle özetledi: "Geçen yıl kuyusuna göre dönüm başı 350-400 lira arasında değişen sulama fiyatlarının, bu sene yaşanan elektrik zammıyla birlikte yüzde 25 ile yüzde 40 oranında artması öngörülüyor. Kooperatifler mecburen bu zammı suya yansıtmak zorunda kalacak."
"YILDA 14 KEZ SULANAN PATATES ÜRETİCİSİ NE YAPACAK?"
Özellikle patates üretimiyle bilinen Niğde'nin Misli Ovası'nı örnek gösteren Gürer, patatesin yılda en az 14 kez sulanmak zorunda olduğuna dikkat çekerek uyardı:
"Çiftçi daha toprağa tohumu koymadan geçen yıla göre su ve elektrik gideriyle en az yüzde 40 maliyet artışıyla güne başlıyor. Artan her girdi maliyeti, ürünün maliyetine yansıyacaktır. Çiftçi kısıntıya giderse üretim düşer, üretirse yüksek maliyetle üretir. Sonuçta hasat zamanı düşük alım fiyatları oluşursa çiftçi iflasa sürüklenir, tüketici ise rafta çok daha pahalıya ürün tüketmek zorunda kalır."
