Türkiye ekonomisi, 2025 yılı başından itibaren kaydedilen güçlü yabancı portföy girişlerinin önemli bir kısmını bölgesel çatışma sürecinde geri verdi. Ekonomim’in paylaştığı verilere göre, TCMB bu süreçte TL üzerindeki baskıyı hafifletmek ve piyasa dengesini korumak adına yoğun bir döviz arzı stratejisi izledi.
QNB TÜRKİYE ANALİZİ: REZERVLERDEKİ DEĞİŞİM VE SWAP ETKİSİ
QNB Türkiye ekonomistlerinin hesaplamalarına göre, savaşın başlangıcından 3 Nisan ile biten haftaya kadar olan sürede Merkez Bankası’nın piyasaya sağladığı toplam döviz miktarı 49,2 milyar dolar olarak kaydedildi. Geçen hafta bankalarla başlatılan döviz karşılığı TL swap işlemleri, brüt ve net rezerv rakamlarında bir yükseliş illüzyonu yaratsa da, arındırılmış veriler farklı bir tabloya işaret ediyor:
Swap Hariç Net Rezervler: Önceki haftaya göre 1,8 milyar dolar daha azalarak 18,4 milyar dolara indi. Bu rakam, son bir yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti.
Toplam Rezerv Artışı: Bankalarla yapılan swap hacminin 13 milyar dolar artmasıyla birlikte toplam rezervler 6,7 milyar dolarlık yükselişle 162,1 milyar dolara ulaştı.
ZORUNLU KARŞILIKLARDA ÇÖZÜLME
3 Nisan haftası verilerine göre, bankaların Merkez Bankası nezdinde tuttukları zorunlu karşılık ve teminat depo miktarlarında 4,4 milyar dolarlık bir azalış yaşandı. Bu durum brüt rezervlerin doğal akışını olumsuz etkilerken, net rezervlerin (swap etkisiyle) 11,2 milyar dolar artışla 46,2 milyar dolara çıktığı gözlemlendi. Ancak analistler, swap kanalıyla sağlanan bu artışın "emanet döviz" niteliğinde olduğunu ve kalıcı bir rezerv birikimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor.
