Mutfaklardaki gizli israfın boyutu korkutucu seviyelere ulaştı. TİDER Başkanı Hande Tibuk, gıda etiketlerindeki tarih terminolojisinin yanlış anlaşılmasının, Türkiye'de yıllık 46 milyar TL'lik gıdanın henüz tüketilmeden çöpe atılmasına neden olduğunu açıkladı. Tibuk, israfın önüne geçmek için tüketicilerin "güvenlik" ve "kalite" kriterlerini birbirinden ayırması gerektiğini vurguladı.
26 MİLYON TON GIDA ÇÖPE GİDİYOR
Türkiye Gazetesi'nin aktardığına göre, Türkiye'de her yıl çöpe giden yaklaşık 26 milyon ton gıdanın önemli bir kısmının, aslında hala tüketilebilir durumda olduğu belirtiliyor. İsrafın temelinde ise raflardaki "en taze" ürünü seçme yarışı ve tabaklardaki porsiyon kontrolsüzlüğü yatıyor.
Hande Tibuk, "Tüketicilerin rafta en ileri tarihli ürünü arama alışkanlığı, tarihi yaklaşan ama aslında sapasağlam olan ürünlerin doğrudan imha edilmesine yol açıyor. 'Açık büfe' kültürü ve devasa tabaklar da bu israf sarmalını besleyen en büyük faktörler arasında." dedi.
SKT VE TETT: HANGİSİ KRİTİK, HANGİSİ ESNEK?
Tibuk, gıdaları su oranlarına ve risk gruplarına göre ikiye ayırarak hayati bir rehber sundu.
Son kullanma tarihi (SKT): Et, süt ve süt ürünleri gibi riskli gıdalarda güvenlik sınırını ifade eder. Bu tarih geçince tüketilmemelidir.
Tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT): Bakliyat ve kuru gıda gibi raf ömrü uzun ürünlerde kalite önerisidir. Uygun koşullarda saklanan, görünüm, koku ve tat açısından bozulmamış ürünler bu tarihten sonra da tüketilebilir.
