Vatandaş hem parasını hem güvenini kaybetti

Vatandaş hem parasını hem güvenini kaybetti

The Economist’in “iki günde 30 milyar dolar silindi” hesabı, tartışma yarattı. Rakamın, borsadaki hisse değerlerinde yaşanan gerilemeyi ifade ettiğini belirten uzmanlar, “Evet ortada bir kayıp var. Ama rakamın ne kadar olduğundan ziyade en büyük sıkıntı insanların sisteme güvenini kaybetmesi. Ekonomi yönetimi sermaye piyasalarının işleyiş ve denetimine yönelik güveni pekiştirmeli” dedi.

Türkiye’de yatırım fonlarında yaşanan likidite sorunu, geçen hafta Borsa İstanbul’da sert satışlara neden oldu. Bazı fonların yatırımcıların geri ödeme taleplerini karşılamakta zorlanmasının ardından başlayan süreçte Sermaye Piyasası Kurulu, 7 portföy yönetim şirketinin yönettiği 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar verdi. Yaşanan gelişme uluslararası finans çevrelerinde de yakından izlenirken, The Economist’in “iki günde 30 milyar dolar silindi” ifadesi tartışmanın merkezine oturdu.

Bazı ekonomist ve siyasetçiler rakamın çok daha büyük olduğunu dile getirirken, bazı uzmanlar ise söz konusu rakamın, Türkiye ekonomisinin kasasından çıkan 30 milyar dolar anlamına gelmediğini söyledi. 30 milyar dolarlık rakamın borsada yaşanan sert satışın büyüklüğünü göstermesi açısından önemli bir gösterge olduğuna vurgu yapan uzmanlar, “Bu rakamın anlamı doğru okunmalı. 30 milyar dolar, Türkiye ekonomisinin kaybettiği nakit para değil, fon yatırımcılarının kesinleşmiş zararı değil, Merkez Bankası rezervlerinden çıkan para değil, kamu bütçesinden karşılanacak bir zarar değil. Rakam, sert satışların borsada işlem gören şirketlerin toplam piyasa değerine yansımasını ifade ediyor. En önemli sıkıntı güven duygusunun erezyona uğraması” dedi. Veriler konusunda aynı düşüncede olmayan ekonomistlerin dikkat çeken ortak söylemi ise “Türkiye asıl büyük kaybı sermaye piyasalarına güveni kaybederse yaşar” şeklinde özetledi.

Nitekim uzmanlara göre yatırımcı güveninin zedelenmesi, sermaye piyasalarının daha yüksek risk primiyle karşı karşıya kalması ve yabancı yatırımcıların Türkiye piyasasına yönelik değerlendirmelerini değiştirmesi orta ve uzun vadede izlenmesi gereken önemli başlıklar.

YABANCI YATIRIMCININ TAVRI ÖNEMLİ

Uluslararası endeks sağlayıcıları son dönemde Türkiye piyasasında ortaklık yapılarının şeffaflığı, halka açık payların gerçek dolaşım oranları ve bazı hisselerdeki işlem yapıları konusunda çeşitli uyarılarda bulunuyor. Türkiye’nin gelişmekte olan piyasa statüsünün geleceğine ilişkin tartışma da bu noktada önem kazanıyor. Uzmanlara göre bu tartışma da Türkiye’nin mevcut durumda gelişmekte olan piyasa statüsünü kaybettiği anlamına gelmiyor. Karar Ekonomi’ye görüşlerini bildiren uzmanlar, “Böyle bir statü değişikliği gerçekleşmesi halinde uluslararası endeksleri takip eden bazı fonların Türkiye’deki yatırımlarını yeniden değerlendirmesi mümkün olabilir. Bu da uzun vadede yabancı sermaye girişleri açısından önem taşıyabilir. Fakat bugün yaşanan fon krizinin doğrudan böyle bir sonucu doğurduğunu söylemek için henüz erken.

Üstelik fon krizinin reel ekonomi üzerindeki etkisi de borsadaki hareketten farklı değerlendirilmeli. Bir şirketin borsa değerinin düşmesi ile fabrikasının üretim kapasitesini kaybetmesi aynı ekonomik sonuç değil. Bu nedenle krizin Türkiye ekonomisi açısından kısa vadeli etkisinin daha çok finansal piyasalardaki oynaklık, bazı yatırımcıların zararları ve sermaye piyasalarına duyulan güven üzerinde yoğunlaşması bekleniyor.

Reel ekonomiye ciddi bir etkiden söz edilebilmesi için ise finansal sıkışıklığın şirketlerin kredi imkanlarına, yatırımlarına, tüketici harcamalarına ve istihdama yayılması gerekiyor. Şimdilik böyle geniş kapsamlı bir bulaşma tablosu ortaya çıkmış değil” ifadelerini kullandı.

MESELE BUGÜNÜ KURTARMAK DEĞİL

Mahfi Eğilmez, fon krizini “yapısal reform” tartışması üzerinden değerlendirdi. Eğilmez, finansal sistemde ortaya çıkan sorunların belirli fonlarla sınırlı görülmemesi gerektiğini belirterek, kalıcı istikrar için hukukun üstünlüğü, bağımsız denetim, liyakat, kurumsal öngörülebilirlik ve siyasi müdahaleden uzak bir ekonomi yönetiminin gerekli olduğunu savundu. Eğilmez, “Türkiye’nin temel sorunu çoğu zaman kural eksikliği değil, kuralların uygulanmasındaki eşitsizlik ve öngörülemezliktir” dedi.

ELDEKİ VARLIK DEVEDE KULAK

17 Eylül’de 131 fonun toplam büyüklüğü 836 milyar lira olarak hesaplanıyordu. Söz konusu fonlarda 455 bin 758 yatırımcı bulunuyordu. MASAK incelenen fonların TEFAS’ta işlem görmediği ve yatırımcı erişiminin sınırlı olduğu dönemdeki pay sahiplerine ilişkin bilgileri İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına iletti. Savcılığın mal varlığı ve hesap hareketlerini dondurduğu kişilerde bulunan para 749,5 milyon lira olarak kayıtlara geçti. Bunun:387,46 milyon lirası fon hesaplarındaki nakit, 105 milyon lirası Muhammed Yarız’a ait olduğu belirtilen varlık, 257 milyon lirası da TERA Portföy üzerinden transfer edilmek istenen para. Bir de el konulan 2 özel jet ve 1 yat ile 5 lüks araç var. Özel jetler ve yatın toplam piyasa değeri yaklaşık 1 milyar 800 milyon lira. Araçların toplam piyasa değeri ise 200-220 milyon lira olarak hesaplanıyor. Dolayısıyla yalnızca yaklaşık 750 milyon lira nakit değil, açıklanan araç, jet ve yatları da piyasa değerleri üzerinden hesaba katarsak kayıt altına alınan/el konulan varlıkların değerinin 2,7 milyar liranın üzerine çıktığı görülüyor.

17 Eylül’de yaklaşık 836 milyar lira büyüklüğe ulaşan 131 fonluk portföy, BIST 100’deki aynı dönem kaybı kadar değer kaybetmiş olsaydı bugün yaklaşık 797 milyar lira seviyesine gerilemiş olacaktı. Bu, yaklaşık 39 milyar liralık teorik değer kaybı anlamına geliyor. Yani 25 Eylül 2026 ilk seans verileri baz alınarak yapılan hesaplamada teorik kayıp 39 milyar lira iken, kayıt altına alınan/el konulan varlıkların değeri ise şu ana kadar sadece 2,7 milyar lira olarak dikkat çekiyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN