Kağıthane Hamidiye Mahallesi'nde meydana gelen korkunç kaza, 15 yaşındaki Engin Buğra İskender'in hayatını kökten değiştirdi. İddiaya göre, arkadaşlarıyla kuaför dükkanında vakit geçiren Engin, çay demlemek için ocağa koyduğu çaydanlığı sohbete dalarak unuttu. Çaydanlığın ocakta patlamasıyla mutfakta hızla yangın çıktı. Yangının buzdolabına sıçrayarak büyümesi üzerine, Engin yangını söndürmeye çalışırken alevler kıyafetlerine de sıçradı. Üstünde eriyen kıyafetlerin vücuduna yapışması sonucu genç, ağır yaralandı.
TEDAVİSİ UZUN SÜRDÜ
Arkadaşlarının yardımıyla dışarı çıkarılan Engin Buğra İskender, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından önce Sarıyer Çayırbaşı Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, durumu ağır olduğu için buradan da Kocaeli Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.

Engin'in vücudunda üçüncü derece yanıklar oluştuğu ve bilincinin kapalı, durumunun ağır olduğu bildirildi. Yangının çıkış nedeninin çaydanlıktan başladığı ve buzdolabına sıçrayarak büyüdüğü itfaiye ekiplerinin yaptığı soğutma çalışması sonrası tespit edildi.
65 AMELİYAT GEÇİRDİ
Genç Engin, tedavi süresince inanılmaz bir mücadele verdi. Tam 65 kez ameliyat edildi ve bu zorlu süreçte 12 gün boyunca uyutuldu. Yaşadığı acı dolu günleri anlatan genç, yılmaz ruhunu şu sözlerle dile getirdi: "Ben zaten küçüklüğümden beri öyle bir yılma bende yok. Ben mesela motosiklet sürerken işte kaza yaptım mesela parmağım işte şuradan koptu mesela yani tekrar yerine diktiler yani ben yine motosiklet sürdüm yine yılmadım.".
FELAKETİ YAŞADIĞI YERDE YENİ BİR YOL ÇİZDİ
Tüm bu zorluklara rağmen yaşama sıkı sıkıya tutunan Engin Buğra İskender, sağlığına kavuştuktan sonra büyük bir kararlılık örneği sergiledi. Olayın yaşandığı babasına ait kuaför dükkanında çalışmaya başlayan genç, tıraş yaparak normal hayatına döndü.

Engin, yaşadığı felaketten sonra bile pes etmeyenlere örnek oluyor: "Hiç umursamıyorum yüzümdeki, kolumdaki, vücudumdaki izleri. Şükürler olsun benim arkadaşlarım yanımda. Olmasa da sonuçta başka arkadaşlar var, başka şeyler var, başka çevre var.". Tüm mücadele edenlere seslenen Engin, mücadelenin asla bırakılmaması gerektiğini vurguluyor: "Bu mücadeleyi kesinlikle bırakmasınlar. Ben bırakmadım yılmadım hala da devam ediyorum.".
