20 kişi bir polis memurunu linç etti: Başkentin göbeğinde bu ne cüret

20 kişi bir polis memurunu linç etti: Başkentin göbeğinde bu ne cüret

Araç muayene istasyonunda 20 görevli tarafından dövülerek öldürülen polis Melih Keskin'in yaşadığı dehşet Türkiyeyi sarstı. Çalışanların üzerine araba sürdüğü, yumrukladığı Keskin yaşam savaşı verirken, bir meslektaşı olayı örtbas etmek için mağdur polis hakkında 'şüpheli ve firari' diye tutanak tuttu.

Polis memuru Melih Okan Keskin, araç muayenesi için gittiği Ankara İvedik TÜVTÜRK istasyonunda park lambasının yanmadığını söyleyen görevlilerle tartışma yaşadı. Lambanın yandığını kanıtlayan Keskin'e görevlilerin "Kamera kaydı bitti, yarın gel" cevabı üzerine tartışma büyüdü. Sorumlu mühendisle konuşurken 20'nin üzerindeki çalışan tarafından darbedildi. Üzerine araba sürüldü, yumruklandı. Beyin kanaması geçiren Keskin, 3 günlük yaşam savaşının ardından hayatını kaybetti.

ÖLMESEYDİ SUÇLU BULUNACAKTI

Olayın ardından ortaya çıkan resmi tutanakta, darp edilen Keskin’in 'şüpheli ve firari' olarak kayda geçtiği görüldü. Skandal tutanağı düzenleyen komiser yardımcısının olayı örtbas etmeye çalıştığı ileri sürüldü. Vahim olay sonrası farklı platformlarda araç muayene istasyonlarına yönelik 'uzun bekleme süreleri, çalışanların emir verir gibi ve nezaketsiz davranışı, kredi kartından keyfi komisyon alınması, muayene sırasında araçlara zarar verilmesi' gibi 10 binin üzerinde şikayet dikkat çekti.

0902krt01a-tumyeni.jpg

ARACINI MUAYENEYE GÖTÜREN POLİS DÖVÜLEREK ÖLDÜRÜLDÜ: BU NE CÜRET

Çalışanlar tarafından darp edilen polis memuru Melih Okan Keskin’in ölümü Türkiye’yi yasa boğdu. Olaya ilişkin tutuklanan iki şüphelinin ‘Bana saldıracağını düşündüm’ ve ‘İttim, darp etmedim’ ifadeleri tepki çekerken, yaşananları ‘vicdansızlık’ ve ‘vandallık’ olarak niteleyen İçişleri Bakan Yardımcısı Turan ise ‘İş akdi feshetmek, kimseyi sorumluluktan kurtarmaz’ dedi.

Ankara Yenimahalle’de, 2 Şubat’ta muayene istasyonuna aracında meydana gelen olayda göz göre göre bir polis memurunun darp edilerek hayatını kaybetmesi, kamuoyunda infial yarattı. Aracını muayeneye götüren 44 yaşındaki polis memuru Melih Okan Keskin ile istasyon çalışanları arasında tartışma çıktı. Kavgaya dönüşen olayda çok sayıda kişi tarafından darp edilen Keskin, kendi imkanlarıyla hastaneye gitti. Darp raporu için başvurduğu hastanede beyin kanaması teşhisiyle yoğun bakımda tedavi altına alınan Keskin, üç gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Hayatını kaybeden Keskin, Ankara Emniyet Müdürlüğünde düzenlenen törenin ardından toprağa verilirken, yaşanan olay ‘vicdansızlık’, ‘vandallık’ ve ‘Bu ne cüret’ yorumlarına yol açtı.

‘20-30 KİŞİ SALDIRMIŞ’

Eşi Melih Okan Keskin ile hastanede bilinci açık olduğu sırada olayın nasıl gerçekleştiğine dair görüştüğünü belirten Emel Keskin ise yaşananları şöyle anlattı: “Muayeneye girdiğinde stop lambasının herhalde yanmadığını söylüyorlar, eşim de bir vatandaştan rica ediyor, ‘Arabayı çalıştırır mısın?’ diyor, lamba yanıyor. Sonra eşim tekrar içeriye gidiyor, ‘Lamba yanıyor’ diyor. Onlar da ‘Kameranın önünde yanmadı, orada yanması önemli değil. Hadi git yarın gel, geçmiş olsun’ diye alayvari bir şekilde 2 saat orada bekletilen bir insana yaklaşıyorlar. Sonra bir bayan yetkilinin yanına gidiyor, bunları söylüyor. O ara ağız dalaşı, münakaşa yaşanıyor ve 20-30 kişilik bir grup eşimin üstüne saldırıyor.” Darp edildikten sonra eşinin ortamdan uzaklaştığını ve polis ekiplerini aramak istediğini dile getiren Keskin, bu sırada eşinin yeniden saldırıya uğradığını ve ayağının üzerinden araç geçtiğini söyledi. Ambulans çağrılmadığını, eşinin kendi imkanlarıyla hastaneye gittiğini aktardı.

YAŞASAYDI ‘ŞÜPHELİ’ OLARAK YARGILANACAKTI

Olayın ardından ortaya çıkan resmi tutanakta ise darp edilen Keskin’in şüpheli ve firari olarak kayda geçtiği görüldü. Tutanağa göre Keskin hayatını kaybetmese olayla ilgili hem kendi meslektaşları hem de TÜVTÜRK çalışanlarının şikayetiyle yargılanacaktı. Skandal tutanağı düzenleyen komiser yardımcısının olayı örtbas etmeye çalıştığı ileri sürüldü.

‘İTTİM, DARP ETMEDİM’

Keskin’in kesin ölüm nedeni, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi raporunun ardından netlik kazanması beklenirken, olaya ilişkin iki polis müfettişi görevlendirildi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında şüphelilerden S.A. ve M.Y. tutuklanırken, Y.K. adli kontrol tedbirleri kapsamında serbest bırakıldı. Nöbetçi mahkemedeki ifadesi ortaya çıkan şüpheli S.A. “Tartışma çıktıktan sonra arabayı dışarı çıkartırken 2-3 kez kornaya bastım. Araçtan inerken şahıs bana, ‘Beni mi ezeceksin’ diyerek sinkaflı küfretti. Şahsın bana saldıracağını düşünerekten yumruk attım” dedi. Şüpheli M.Y. ise “Araç muayene kısmındayken dışarı bahçeden ve araç muayene istasyonu içerisinden bağrışmalar duydum. ‘Koşun adam öldürecekler’, ‘Kadına saldırıyorlar’ şeklinde bağrışmalar ve sinkaflı küfürleşmeler duyduğunu iddia eden M.Y. “Ben bu şahsı tanımam, ilk defa gördüm. Çalışma arkadaşlarım küfreden adamın üzerine doğru yürüdü. Ben de bu esnada arkadaşlarımın sağından, adamın da solundan ne yürüme ne koşma şeklinde ortalama bir hızla adama yaklaştım ve ittim. Ben Melih Okan Keskin’i kesinlikle darp etmedim” diye konuştu.

‘ÖLÜRSE ŞEHİT, VURURSA SUÇLU’ DÜZENİ SON BULMALI

Ankara’da araç muayene istasyonunda darp edilerek hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin için Yenimahalle TÜVTÜRK önünde Emekli Polis Aileleri Derneği açıklama yaptı. Yaşananların ‘basit bir kavga’ olmadığı belirtilen açıklamada “Ölürse şehit, vurursa suçlu düzeni son bulmalıdır. Kolluk kuvvetlerinin can güvenliğini ve yetki kullanımını popülist yaklaşımlardan ve yargı baskısından kurtaracak yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmelidir” denildi. Öte yandan istasyonun, çalışanların iş akdini feshettiğine dair açıklamasının ardından İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan ise sosyal medya paylaşımında, yaşananları ‘vicdansızlık’ olarak niteleyerek ‘İş akdini feshetmek’ vs klişe bir mesaj yayınlamak, kimseyi sorumluluktan kurtarmaz. Bu vandallığın hesabı sorulacaktır” dedi. Öte yandan araç muayene istasyonlarına yönelik vatandaşların ‘personel hadsiz’, ‘çalışanlar saygısız’ şeklinde 10 bine yakın şikâyette bulunmaları dikkat çekti.

EŞİNE SON CÜMLELERİ YÜREK YAKTI

Hastaneye gittikten sonra eşinin kendisini aradığını ifade eden Keskin “Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. İki çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. İki gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim” diye konuştu.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN