Türkiye'nin yıllardır konuştuğu Gülistan Doku dosyasında düğüm, dijital delillerin sağladığı teknik takip ile çözülmeye başladı. Rus uyruklu şüpheli Zaynal Abarakov’un yeminli tercüman eşliğinde alınan son ifadesi, genç kızın kaybolduğu gece yaşananlara dair "kurgulanmış bir sessizliği" işaret ediyor.
YALANLANAN "GÖRÜŞMEDİK" BEYANI
Soruşturmanın en kritik kırılma noktası, Abarakov’un 17 Mart 2022’de verdiği resmi ifade oldu. O dönem "4 Ocak günü birbirimizi aramadık" diyen şüpheliye, savcılık tarafından HTS (Haberleşme Trafiği Kaydı) verileri soruldu. Kayıtlara göre:
Gülistan Doku’nun olay gecesi saat 20.00 ile 23.09 arasında Abarakov’u defalarca aradığı, Abarakov’un annesinin Gülistan’ı 183 saniye, Abarakov’un ise 23.14’te Gülistan’ı 148 saniye aradığı tespit edildi.
Abarakov, geçmişteki yalan beyanını "konuyu tam hatırlamadığıma bağlıyorum" diyerek savundu.
"ÇAMUR" ÇELİŞKİSİ VE KAMERA KAYITLARI
Abarakov, ifadesinde o gece Gülistan’ı araçla takip ettiğini, ancak aracın çamura saplandığını ve polislerin yardıma geldiğini öne sürdü. Ancak savcılığın teknik incelemeleri bu iddiayı da boşa çıkardı:
5 Ocak’ı 6 Ocak’a bağlayan gece emniyete giden araçta yapılan kamera incelemesinde, aracın herhangi bir yerinde çamur izine rastlanmadı.
Abarakov, bu çelişkiyi "ilk ifademde tercüman yoktu, atlamış olabilirim, belki üvey babam yıkatmıştır" sözleriyle geçiştirmeye çalıştı.
CAN HAVLİYLE GELEN YARDIM TALEBİ
Dosyaya giren yeni deliller, Gülistan Doku’nun kaybolmadan kısa süre önce büyük bir korku içinde olduğunu gösteriyor. Gülistan’ın, şüpheli şahısların çalıştığı kafeye girmesinden 10 dakika sonra "can havliyle" işten izin alıp Abarakov’un evine gittiği ve polis olan üvey baba Engin Yücer’den yardım istediği iddia edildi. Abarakov ise bu duruma dair "Gülistan bana bir şey anlatmadı" diyerek sessiz kalmayı tercih etti.
6 YILLIK SORUŞTURMADA 10 TUTUKLAMA
Doku’nun SIM kartındaki verilerin silinmesi, delillerin karartılması ve suçu bildirmeme gibi suçlamalarla genişleyen soruşturma, aralarında dönemin mülki idare amirleri ve emniyet mensuplarının da bulunduğu bir "ihmaller zincirini" ortaya çıkardı. Abarakov ile birlikte üvey babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer’in de "delil yok etme" suçundan tutuklanması, adaletin yerini bulması adına en somut adım olarak nitelendiriliyor.
