Gezi Parkı davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilen ve Kasım 2017'den bu yana cezaevinde bulunan iş insanı Osman Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) hak ihlali kararının ardından yaptığı yeniden yargılama ve tahliye başvurusunun reddedilmesine tepki gösterdi.
Kavala, 16 Ekim tarihli yazılı açıklamasında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını eleştirerek, AİHM'nin tespit ettiği hak ihlallerinin devam ettirildiğini savundu.
AİHM'in Osman Kavala kararı bir kez daha uygulanmadı: Yerel mahkemeden ret
"ADALETİN İNKÂRI OLARAK NİTELENDİRİLMİŞTİ"
AİHM Büyük Dairesinin 25 Ağustos 2026 tarihli kararını hatırlatan Kavala, hakkında yürütülen yargısal işlemlerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı bulunduğuna dikkat çekti.
Kavala, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“25 Ağustos tarihli AİHM kararında maruz kaldığım yargısal işlemler, adaletin inkârı olarak nitelendirilmişti. Bunun ana nedeni suç işlemiş olduğuma dair bir bulgu olmadan ve olmadığının bilinmesine rağmen hukukun özünü zedeleyen işlemlerle özgürlüğümün kısıtlanmasının sürdürülmesi oldu.”

"MAHKEMENİN KARARI YARGININ İTİBARINA DA ZARAR VERİYOR"
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin yeniden yargılama başvurusunu reddetmesini eleştiren Kavala, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin vahim bir insan hakları ihlaline son vermek yerine AİHM’e bireysel başvuru hakkı ve CMK maddelerini keyfi biçimde yorumlayarak yeniden yargılamayı reddetmesi yargının itibarına da zarar veriyor.”
Kavala'nın açıklaması, mahkemenin tahliye ve yeniden yargılama taleplerini reddetmesinden üç gün sonra geldi.
AİHM TAHLİYESİNİ İSTEMİŞTİ
AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos 2026'da açıkladığı kararda Kavala'nın yargılanması ve tutukluluğuna ilişkin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin birden fazla maddesinin ihlal edildiğine hükmetmişti.
Mahkeme, Kavala'nın yargılamasında ağır adalet ihlalleri yaşandığını belirterek Türkiye'nin Kavala'yı mümkün olan en kısa sürede serbest bırakması ve mahkûmiyetin sonuçlarını ortadan kaldırması gerektiğini bildirmişti. AİHM ayrıca mahkûmiyet kararının Sözleşme hukuku bakımından hükümsüz sayılması gerektiğini vurgulamıştı.
YEREL MAHKEME YENİDEN YARGILAMAYI REDDETTİ
AİHM'nin kararının ardından Kavala'nın avukatları, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine başvurarak yeniden yargılama yapılmasını, cezanın infazının durdurulmasını ve Kavala'nın tahliyesini talep etti.
Ancak mahkeme, 13 Ekim'de verdiği kararla başvuruyu oy birliğiyle reddetti ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazının devamına hükmetti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemeye sunduğu görüşte Anayasa Mahkemesi önündeki bireysel başvurunun henüz sonuçlanmadığını belirterek iç hukuk yollarının tüketilmediğini savundu.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi de iç hukuk yolları ve ulusal mahkemelerin yetkisine ilişkin değerlendirmelerle yeniden yargılama talebini kabul etmedi. Karara karşı İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık bırakıldı.
Kavala'nın son açıklamasıyla birlikte, AİHM'nin bağlayıcı kararlarının uygulanması ve yaklaşık dokuz yıldır süren tutukluluğun hukuki durumu yeniden gündeme geldi.
