Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 131 yatırım fonunu tasfiyeye almasıyla derinleşen fon krizinde iktidar kanadından en üst düzey ve çarpıcı itiraf geldi. AK Parti Ekonomi İşleri Başkanı ve eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, gazeteci İsmail Saymaz’ın sorularını yanıtlayarak, ortağı olduğu şirketlerin parasının tasfiye sürecine giren Tera Portföy bünyesinde kilitlendiğini duyurdu.
Borsada şahsının veya şirketlerinin hiçbir hisse alım-satım işlemi yapmadığını ve spekülasyonlarla uzaktan yakından ilişkisi bulunmadığını belirten Zeybekci, SPK tarafından tasfiye edilen TP2 fonunda parasının kaldığını doğrulayarak krizin 455 bin 758 mağdurundan biri haline geldiğini söyledi.
4 ŞİRKET TERA TP2 FONUNA PARA YATIRDI: "HABERİM OLSA MÜSAADE ETMEZDİM"
Şirketlerinin fona yönelme gerekçesini "nakit yönetimi ve faiz hassasiyeti" olarak açıklayan Zeybekci, sürecin kendi inisiyatifi dışında geliştiğini savundu. Otomotiv gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerinin kısa vadeli ödeme takvimleri için nakit tuttuğunu ifade eden Zeybekci, şu açıklamada bulundu:
"Bir özelliğimiz var; faizde, overnight’ta (gecelik), repoda şey yapmamız... Birileri sonra der ki 'Zeybekci’nin faizde parası var', onun için. Faizsiz finans kuruluşları gibiydi. Son iki aydan beri, bu mazeret değil tabii, bilgim olması gerekiyordu ama olmadı. Arkadaşlar buraya koymuşlar.
Haberim olsa kesinlikle müsaade etmezdim. Çünkü bu fonlarla ilgili kurumlar ve arkadaşlar bazı uyarılarda bulunuyorlardı. Tera’nın nakit fondan parayı alıp manipülatif işlemlerde kullanmasından kaynaklı bir süreç yaşıyoruz."
Zeybekci, Tera’nın TP2 kodlu fonunun manipülasyonlarla anılan hisselerden bağımsız, aylık yüzde 3,5 ila 4,5 getiri sağlayan görece "en güvenli" fon olarak sunulduğunu ancak buna rağmen paranın içeride bloke olduğunu kaydetti.
SPK VE DEVLETE DOĞRUDAN ELEŞTİRİ: "BÜYÜK İHMAL VAR"
Açıklamasında denetleyici ve düzenleyici mekanizmaların görevini zamanında yerine getirmediğini açıkça dile getiren eski Ekonomi Bakanı, devletin elindeki teknolojik ve yasal yaptırım araçlarını kullanmadığını savundu:
"Maalesef devletin ihmali var. Devlet bunları saniye saniye bilebilecek, gözetleyebilecek, müdahale edebilecek durumda. Vatandaş 'Bir şey olsaydı devlet müdahale ederdi' güvencesiyle buralarda parasını tuttu. Manipülatif işlemler yapan, milyarlarca para kazanıp çıkanlarla 455 bin kişiyi karıştırmamak lazım.
Gerek SPK gerek Borsa İstanbul gerekse ilgili kurumlar işlemleri saniye saniye görebilir kabiliyet ve enstrümana sahip. Kıytırıktan bir şirketin hissesi 10 liradan 1.000 liraya çıkarken, hepsini görüp de 'Dur bakalım arkadaş, sen kimsin, nesin, etin budun ne, böyle bir hareketi nasıl yapabiliyorsun, nereden geldin...' Bu soruları sorup elinde durdurma, erişime engelleme, işlem yasağı getirme gibi her şey var. Bunları yapmaktan alıkoyan ne? Bilemiyorum. Maalesef büyük bir ihmal ve ihmalin arkasından her tür suiistimale uygun hale geliyor."
ÇÖZÜM ÖNERİSİ: "ABD'DEKİ KRİZDE OLDUĞU GİBİ VATANDAŞIN ANAPARASI ÖDENMELİ"
Krizin çözümüne dair somut bir öneride bulunan Zeybekci, 2008 yılındaki ABD Mortgage Krizini örnek gösterdi. Spekülasyon ve manipülasyon yapanların haksız kazançlarının tamamen geri alınması gerektiğini vurgulayan Zeybekci, sisteme güvenerek birikimini yatıran tasarruf sahipleri için çözüm yolunu şu sözlerle çizdi:
"Türkiye’deki fon mağdurları için acilen bir süreç işletilmeli ve vatandaşların anaparaları ödenmeli. Manipülatörlerden tahsil edilecek tutarlarla bu mekanizma kurulabilir. İnsanlar anaparalarını aldıklarında buna itiraz etmeyecektir."
Zeybekci ayrıca Tera yöneticisi ve eski AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı Erdin Özel’i şahsen tanımadığını, yaşadığı mağduriyeti ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a aktarmadığını ifade etti.
FATMA BETÜL SAYAN KAYA ÇIKIŞI: "1. DERECE AKRABALARA KADAR TEDBİR UYGULANMALI"
Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ile eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin Özata Denizcilik hisselerinden 2,2 milyar lira kazandığı iddialarına da değinen Zeybekci, soruşturmanın kapsamının yalnızca tek bir isimle sınırlandırılmaması gerektiğini söyledi.
Saymaz’ın sorularını yanıtlayan Zeybekci, "Doğruysa yanlış bir şey tabii. Ancak sadece Fatma Hanım’ın üzerine gitmek büyük bir haksızlık olur. Her kim ki böyle şeyler yaptı, sonuna kadar gidilerek, birinci derece akrabalar dahil her şeylerine tedbir uygulanmalı" değerlendirmesinde bulundu.
