AK Partili Yayman'dan fon skandalı açıklaması: Hırsızın partisi olmaz, AK Partili de olsa gereği yapılır

AK Partili Yayman'dan fon skandalı açıklaması: Hırsızın partisi olmaz, AK Partili de olsa gereği yapılır

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Türkiye'yi sarsan fon skandalına ilişkin partisinin tutumunun net olduğunu belirterek, "Haramla helali birbirine karıştıranlarla, mala dokunanlarla biz asla yol yürümeyiz. Hırsızın partisi olmaz" dedi. Usulsüzlüklere karışanların siyasi kimliğine bakılmayacağını savunan Yayman, "Elinde bilgi, belge, dosya olan varsa savcıya gitsin; hatta bize gelsin, o kişiyle beraber savcıya gitmeye hazırım" ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen "Anadolu Soruyor" ortak canlı yayınında fon soruşturması, ABD'deki seçim sonuçları, çözüm süreci ve basın özgürlüğüne ilişkin açıklamalarda bulundu. Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan, Çay TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Yavuz Bakır ve Kon TV Ankara Haber Müdürü Çetin Altan'ın sorularını cevaplayan Yayman, özellikle fon skandalındaki siyasi sorumluluk tartışmalarına ilişkin mesajlar verdi.

"AK PARTİLİ DE OLSA GEREĞİ YAPILIR"

Fon soruşturmasında kamu kaynaklarına veya vatandaşların birikimlerine yönelik usulsüzlüklere göz yumulmayacağını söyleyen Yayman, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da bu konuda kararlı olduğunu savundu.

Yayman, "Fon soruşturması konusunda Sayın Cumhurbaşkanımızın da bizim de tavrımız tamamen nettir. Altını çizerek söylüyorum: Haramla helali birbirine karıştıranlarla, mala dokunanlarla biz asla yol yürümeyiz" dedi.

Soruşturmalarda siyasi parti ayrımı yapılmaması gerektiğini belirten Yayman, şu ifadeleri kullandı:

"Şunu herkes bilsin ki hırsızın partisi olmaz; milletin parasına el uzatanın partisi olmaz. Bu usulsüzlüğü yapan ister CHP'li, ister başka partili, isterse AK Parti'li olsun fark etmez. AK Parti geçmişte de bugün de kendi içinde bile olsa gereğini anında yapmıştır, yine yapar."

"ELİNDE BELGESİ OLAN VARSA BERABER SAVCIYA GİDELİM"

Fon skandalında adı geçen kişilere ilişkin bilgi ve belgelerin yargıya sunulması çağrısında bulunan Yayman, bu konuda kendisinin de sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu söyledi. Yayman, "Elinde bilgi, belge, dosya olan varsa savcıya gitsin; hatta bize gelsin, o kişiyle beraber savcıya gitmeye hazırım" ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, usulsüzlük iddialarının siyasi kimliklerden bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini savunurken, partisinin kendi içindeki sorumlular hakkında da işlem yapılacağını belirtti.

"TRUMP KAYBETTİ, ERDOĞAN KAYBETTİ DEMEK CAHİLLİKTİR"

Hüseyin Yayman, ABD'de 3 Kasım'da yapılan ve Demokratların hem Senatoda hem de Temsilciler Meclisinde çoğunluğu ele geçirdiği ara seçim sonuçlarını da değerlendirdi. Trump'ın seçim yenilgisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi geleceğini olumsuz etkileyeceğine ilişkin yorumlara karşı çıkan Yayman, Türkiye'deki seçimlerin Amerikan siyasetinden bağımsız olduğunu savundu.

Yayman, "Türkiye'de maalesef bilgi sahibi olmadan yorum sahibi olan bir kitle var. Cumhurbaşkanımızı Amerikalılar, Fransızlar ya da İngilizler seçmiyor; Kayseri seçiyor, Rize seçiyor, Trabzon, Hatay seçiyor. Yani Anadolu seçiyor" dedi.

Erdoğan'ın siyasi tecrübesini vurgulayan Yayman, "Biz bugüne kadar birçok lider gördük; zaman ve mekan değişti, herkes gitti ama kalan Cumhurbaşkanımız oldu" ifadelerini kullandı.

Yayman, AK Parti'nin cumhurbaşkanlığı için adayının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirtti.

"SİLAHLAR SADECE ELDEN DEĞİL, GÖNÜLDEN DE BIRAKILMALI"

"Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yayman, sürecin yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınmaması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin süreçte üstlendiği rollere dikkat çeken Yayman, silah bırakma ve örgütün kullandığı alanların boşaltılması konularında doğrulama yapılmasının önemini vurguladı.

Yayman, "Bu bir sonuç değil, zamana bağlı başarıyla ilerleyen bir süreçtir. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve Sayın Devlet Bahçeli'nin en üst düzeyde sorumluluk alması bu süreci tarihi bir noktaya taşımıştır" dedi.

Sürecin ilerlemesi için somut adımların teyit edilmesi gerektiğini söyleyen Yayman, şöyle devam etti:

"Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanan komisyonlarda teyit ve tespit şartımız nettir: Silahlar bırakıldı mı, mağaralar boşaltıldı mı buna bakılır. Çok şükür iki buçuk yıldır şehit cenazesi gelmiyor."

Yayman, silah bırakmanın yalnızca fiziksel bir eylem olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, "Ancak bizim için temel mesele, silahların sadece elden değil; gönülden de bırakılması ve zihinden tamamen çıkartılmasıdır" ifadelerini kullandı.

Çözüm sürecinin kişiler üzerinden yürütülen tartışmalara indirgenmesini doğru bulmadığını da sözlerine ekledi.

GAZETECİLERE YÖNELİK İŞLEMLERİ SAVUNDU

Yayman, fon soruşturmasına ilişkin haber ve açıklamaları nedeniyle gazetecilerin gözaltına alınması ve tutuklanmasına yönelik eleştirileri de cevapladı. Basın özgürlüğünün temel ilke olduğunu savunan Yayman, gazetecilik faaliyetleri ile suç örgütleri adına hareket edildiği iddiasıyla yürütülen faaliyetlerin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.

"Türkiye bir hukuk ve anayasa devletidir, hiç kimse hukukun üstünde değildir" diyen Yayman, şöyle konuştu:

"Türkiye'de YouTube üzerinden ya da farklı mecralardan en sert muhalefeti yapan gazetecilere hiçbir şey olmuyor, olmaz da. Basın özgürlüğü bizim için esastır."

Yayman, mesleki faaliyetlerini gazetecilik ilkeleri çerçevesinde yürütenlerle, yasa dışı yapılar adına hareket ettiğini öne sürdüğü kişilerin aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini savundu.

"Gazeteciliğin 5N 1K kuralını işleterek gerçek gazetecilik yapanlarla, meslek kalemini mafyanın, illegal yapıların ve çıkar gruplarının emrine verip dezenformasyon yapanları bir tutamayız" dedi.

"SOSYAL MEDYA MİLLİ GÜVENLİK SORUNU HALİNE GELDİ"

Sosyal medya platformlarına yönelik düzenlemeler hakkında da konuşan Yayman, dijital mecralarda yayılan yasa dışı içeriklerin toplum açısından risk oluşturduğunu belirtti.

Yayman, "Sosyal medya bugün çocuk istismarı, uyuşturucu ve siber faşizm üreten küresel bir milli güvenlik sorunu haline gelmiştir" ifadelerini kullandı.

Dezenformasyonla mücadele amacıyla hazırlanan düzenlemeleri savunan Yayman, "Toplumu ve aileyi korumak adına dezenformasyonla mücadele etmek yasakçılık değil, hukukun gereğidir" dedi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN