Ankara’nın Keçiören ilçesinde 3 Haziran 2020 tarihinde evinde ölü bulunan Sema Esen’in (Aleyna Çakır) davasında, Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savcılık esas hakkındaki mütalaasını sundu. Türkiye’nin yakından takip ettiği davada, sanık Ümitcan Uygun’un cezalandırılması istendi ancak suç vasfı ailenin beklentisini karşılamadı.
SAVCILIK: "İNTİHARA TEŞVİK VE EZİYET"
Sabah'ın haberine göre, duruşmada görüşünü açıklayan iddia makamı, sanık Ümitcan Uygun’un Sema Esen’e yönelik sistematik şiddet ve baskı uyguladığını vurguladı. Savcı, Uygun hakkında şu suçlamalarla ceza talep etti:
Sanığın maktulü intihara teşvik etmesi ve intihar kararını kuvvetlendirmesi suçundan,
Maktule yönelik fiziksel ve ruhsal eziyet eylemlerinden dolayı,
Toplamda 6 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası.
ESEN AİLESİNDEN "CİNAYET" VURGUSU
Mütalaanın ardından adliye önünde açıklama yapan Esen ailesi, istenen cezanın yetersiz olduğunu ve olayın "intihara yönlendirme" değil, doğrudan bir "cinayet" olduğunu savundu. Maktulün ağabeyi Himmet Esen, kardeşinin bir şeyler bildiği için susturulduğunu iddia ederek şunları söyledi:
"Biz aile olarak bu olayın kesinlikle bir cinayet olduğuna inanıyoruz. Sema bazı şeyleri biliyordu ve bunun bedelini canıyla ödedi. Kardeşimi öldürdüler, adalet istiyoruz."
SANIK UYGUN: "KIZILAY’DA DARAĞACI KURUN"
Mütalaaya karşı savunması sorulan Ümitcan Uygun ise suçlamaları kabul etmeyerek sert bir üslup kullandı. Hakkındaki şiddet iddialarına değinen Uygun, "Bir tokat atmak eziyetse Kızılay'da darağacı kurun beni sallandırın" diyerek beraatini talep etti.
