MAZLUMDER’den Enes Layla raporu: "Yanlış adrese müdahale edildi, teknik deliller polis anlatımıyla çelişiyor"

MAZLUMDER’den Enes Layla raporu: "Yanlış adrese müdahale edildi, teknik deliller polis anlatımıyla çelişiyor"

MAZLUMDER, Hatay’da IŞİD’e yönelik operasyon sırasında özel harekât polisinin silahından çıkan kurşunla yaşamını yitiren Suriye uyruklu Enes G. Layla hakkında araştırma ve inceleme raporu yayımladı. Raporda, Layla’nın operasyonun hedefi olmadığı vurgulanırken arama izni bulunmayan eve müdahale edildiği, atışın “uzak atış” olarak belirlendiği ve silahta Layla’ya ait parmak izi bulunmadığı kaydedildi. Operasyon ekibi ile emir-komuta zincirindeki amirlerin soruşturmaya dahil edilmesi istendi.

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği’nin (MAZLUMDER) Adana Şubesi, 15 Kasım 2025’te Hatay’ın Dörtyol ilçesinde gerçekleştirilen polis operasyonunda hayatını kaybeden Enes G. Layla’ya ilişkin raporunu kamuoyuyla paylaştı.

Rapora göre Hatay İl Emniyet Müdürlüğünce IŞİD’e yönelik yürütüldüğü belirtilen operasyonun hedefi, apartmanın bodrum katında yaşayan M.A. isimli kişiydi. Aynı binanın giriş katında oturan ve operasyon kapsamında hedef olmadığı belirtilen Enes Layla ise özel harekât polisi B.Ö’nün silahından çıkan kurşunla yaralandı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

ekran-resmi-2026-07-23-12-30-55.png

MAZLUMDER, soruşturma dosyası, teknik raporlar ve tanık anlatımları üzerinden yaptığı incelemede olayın planlanması ve müdahale aşamasında çok sayıda hata bulunduğunu savundu.

ARAMA İZNİ 06.30’DA BAŞLIYORDU, EKİP 05.23’TE BİNAYA GELDİ

Rapordaki en önemli tespitlerden biri operasyonun zamanlamasına ilişkin oldu.

Hedef kişinin evine yönelik arama izninin saat 06.30’dan itibaren geçerli olduğu, polis ekibinin ise saat 05.23’te binaya geldiği belirtildi. Ekibin daha sonra hakkında arama kararı bulunmayan Enes Layla’nın evinin kapısını kırarak içeri girdiği kaydedildi.

MAZLUMDER, arama izninin başlamasından yaklaşık bir saat önce gerçekleştirilen müdahalenin operasyonu başından itibaren hukuken tartışmalı hale getirdiğini belirtti. Raporda, hedef kişinin bodrum katta yaşamasına rağmen zemin kattaki başka bir daireye girilmesinin ciddi bir adres ve kimlik doğrulama hatasına işaret ettiği ifade edildi.

ekran-resmi-2026-07-23-12-31-04.png

POLİS “HEDEF KİŞİ SANDIM” DEDİ

Şüpheli polis B.Ö, ifadesinde apartmana girdikleri sırada bir kişinin dairesinden çıkarak Arapça olduğunu düşündüğü bir dilde bağırdığını, ardından evine girip kapıyı kapattığını söyledi.

B.Ö, hedef kişinin de sakallı olması ve operasyon öncesinde ekibe çevrede bağlantılı kişilerin bulunabileceğinin söylenmesi nedeniyle Layla’yı şüpheli olarak değerlendirdiğini anlattı.

Polis memuru, kapının açılmasının ardından Layla’nın boynunda asılı bulunan uzun namlulu silahın kabzası ve namlusundan tuttuğunu, yaşanan arbede sırasında silahın nasıl olduğunu anlayamadığı biçimde ateş aldığını savundu. Ancak silahta maktulün parmak izi bulunmadı.

“KARANLIKTI” SAVUNMASINA SENSÖRLÜ LAMBA TESPİTİ

Şüpheli ve tanık polisler, Layla’nın yüzünün ortamın karanlık olması nedeniyle net olarak görülemediğini söyledi.

Ancak raporda, olaydan iki gün sonra yapılan incelemede apartmanın giriş ve merdiven boşluğundaki sensörlü lambaların çalışır durumda olduğunun tutanak altına alındığı belirtildi. MAZLUMDER, bu tespitin hedefin görülemediği yönündeki savunmayı zayıflattığı değerlendirmesinde bulundu.

Raporda ayrıca Layla’nın uzun yıllardır Türkiye’de yaşadığı ve Türkçeyi akıcı konuştuğunun ailesince sunulan ses kayıtlarından doğrulandığı aktarıldı. Bu durumun, “Arapça bağırdığı için hedef kişi zannedildi” şeklindeki anlatımı tartışmalı hale getirdiği savunuldu.

KALKAN GÖREVLİSİNİN ÖNÜNE GEÇTİ

Operasyona katılan özel harekât polisi F.H’nin ifadesinde, ekipte kalkan görevlisinin kendisi olmasına rağmen B.Ö’nün öne geçerek Layla’nın dairesine yöneldiğini söylediği aktarıldı.

MAZLUMDER, operasyonlarda kalkan görevlisinin en önde bulunması gerektiğini belirterek B.Ö’nün bireysel inisiyatifle kalkanın önüne geçmesinin standart müdahale prosedüründen sapma olduğunu kaydetti.

Raporda, hedefin canlı bomba olabileceği ve silahlı bulunabileceği uyarısının yapıldığı bir operasyonda bu şekilde kontrolsüz hareket edilmesinin hem polislerin hem de sivillerin yaşamını tehlikeye atacağı ifade edildi.

“UZAK ATIŞ” VE PARMAK İZİ BULGUSU

Kriminal incelemede atışın “uzak atış” niteliğinde olduğu ve polis memurunun silahında Enes Layla’ya ait parmak izine rastlanmadığı belirtildi.

MAZLUMDER, bu iki teknik bulgunun, Layla’nın silahın kabzası ve namlusunu tuttuğu ve silahın bitişik mesafedeki arbede sırasında ateş aldığı yönündeki polis anlatımıyla uyumunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini bildirdi.

Raporda, bu çelişkinin giderilebilmesi için kullanılan Zigzaver 516 model silahın güvenlik mekanizmasının ve kaza sonucu ateşlenme ihtimalinin bağımsız bir balistik uzmanı tarafından incelenmesi istendi.

ekran-resmi-2026-07-23-12-34-59.png

TANIK ANLATIMLARINDAKİ ÇELİŞKİLERE DİKKAT ÇEKİLDİ

Layla’nın babası olay sırasında iki el silah sesi duyduğunu söyledi. Soruşturma dosyasında ise yalnızca bir boş kovan bulunduğu belirtildi.

Layla’nın eşi, kardeşi ve yengesi ise silah sesi duymadıklarını, yalnızca yüksek sesli bağrışmalar işittiklerini anlattı. Operasyonda kullanılan silahta susturucu bulunmadığı da polis ifadelerinde yer aldı.

Raporda, kapalı ve dar bir alanda uzun namlulu silahın ateşlenmesine rağmen evdekilerin çoğunun silah sesi duymamasının bağımsız akustik ve balistik incelemeyle araştırılması gerektiği kaydedildi.

Layla’nın kardeşi Ahmed Layla’nın ölü muayene tutanağına geçen ifadesinde ise bir polisin kardeşinin kafasına silahla iki kez vurduğunu, ardından kardeşinin yere düştüğünü ve olay sırasında silah sesi duymadığını söylediği aktarıldı.

MAZLUMDER, bu anlatımın diğer tanık ifadeleri, otopsi raporu ve şüpheli polisin savunmasıyla karşılaştırılarak bağımsız bir adli tıp uzmanı tarafından yeniden değerlendirilmesini istedi.

SAVCILIK “OLASI KAST” DEDİ, TUTUKLAMA TALEBİ REDDEDİLDİ

Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığı, B.Ö’nün gerekli eğitime sahip deneyimli bir özel harekât polisi olduğunu, operasyonun riskleri konusunda bilgilendirildiğini ancak arama kararı bulunmayan eve girerek Layla ile fiziksel arbede yaşadığını belirtti.

Savcılık, eylemin “olası kastla kasten öldürme” suçuna uyduğu değerlendirmesiyle polis memurunu tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etti.

Hâkimlik ise delillerin büyük bölümünün toplanması, şüphelinin sabit ikamet sahibi olması ve adli kontrolün yeterli olacağı gerekçeleriyle tutuklama talebini reddetti. Polis hakkında konutu terk etmeme ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verildi.

RAPORDA YAŞAM HAKKI İHLALİ TESPİTİ

MAZLUMDER, operasyonla herhangi bir ilgisi bulunmayan Enes Layla’nın yaşam hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaştı.

Kapının kırılarak eve girilmesinin konut dokunulmazlığını ihlal ettiği savunulan raporda, aile üyelerinin bir odada tutulması ve apartman sakinlerinin dışarı çıkmasına izin verilmemesinin kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve fiilî gözaltı yönünden de incelenmesi gerektiği belirtildi.

MAZLUMDER, soruşturmanın yalnızca silahı ateşlenen polis memuruyla sınırlı tutulmasının yeterli olmadığını; operasyonu planlayan, uygulayan ve denetleyen amirlerin sorumluluklarının da araştırılması gerektiğini vurguladı.

EMNİYETİN AÇIKLAMASINA “MASUMİYET KARİNESİ” ELEŞTİRİSİ

Raporda, Emniyet Genel Müdürlüğünün olaydan sonra yaptığı açıklama da eleştirildi.

MAZLUMDER, Layla’nın hedef kişi olmadığı ve herhangi bir örgüt bağlantısının bulunmadığı anlaşılmasına rağmen kamuoyuna bağlantılı kişi izlenimi verecek bir dil kullanıldığını savundu.

Bu yaklaşımın masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını ihlal ettiği; ayrıca soruşturmanın tarafsızlığı konusunda kuşku oluşturduğu ileri sürüldü.

MAZLUMDER’DEN SEKİZ TALEP

MAZLUMDER, raporun sonunda operasyon için Layla’nın kapısına gelen diğer polislerin ve emir-komuta zincirindeki amirlerin de şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dahil edilmesini istedi.

Dernek ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğünün açıklamasının geri alınmasını veya resmî düzeltme yapılmasını; “uzak atış” bulgusuyla silahın kazara ateşlenme ihtimalinin bağımsız balistik uzmanlarınca incelenmesini talep etti.

Otopsi raporunun bağımsız adli tıp uzmanına inceletilmesi, tanık ifadelerindeki tercüme ve yönlendirme ihtimallerinin araştırılması, silah sesi ve boş kovan çelişkilerinin giderilmesi de talepler arasında yer aldı.

Raporda son olarak operasyonun planlama, komuta ve denetim aşamalarının bağımsız bir soruşturma organı tarafından incelenmesi çağrısı yapıldı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN