Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 12 Eylül askeri darbesinin 46’ncı yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaptı. Tanrıkulu, 12 Eylül’ün yalnızca askeri müdahale dönemiyle sınırlı ele alınamayacağını belirterek, darbenin oluşturduğu anayasal ve kurumsal yapının izlerinin bugün de sürdüğünü savundu.
“12 EYLÜLCÜLER GİTTİ AMA DÜZENLERİ ORTADAN KALKMADI”
Tanrıkulu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün 12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti. 12 Eylül darbecileri gitti ama anayasası, kurumları ve yarattığı siyasal düzen ortadan kaldırılmadı.”
Darbe döneminde yaşanan ağır insan hakları ihlallerini hatırlatan Tanrıkulu, Diyarbakır Cezaevi, Mamak ve Metris’te yaşanan işkenceler ile gözaltında kayıplar ve faili meçhul olaylara dikkat çekti.
“Geriye hafızalarda Diyarbakır Cezaevi’nde, Mamak’ta, Metris’te yaşanan vahşet; işkenceler, kayıplar, faili meçhuller ve gözaltında yaşanan ağır hak ihlalleri kaldı” dedi.
“DARBELER SADECE TANKLA, TOPLA YAPILMAZ”
Tanrıkulu, açıklamasında güncel siyasi gelişmeler üzerinden de değerlendirmelerde bulundu.
“Darbeler sadece tankla, topla yapılmaz” diyen Tanrıkulu, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanmasını ve siyasi parti yönetimlerine yargı yoluyla müdahale girişimlerini de darbe anlayışının devamı olarak nitelendirdi.
Tanrıkulu şöyle konuştu:
“Seçilmiş belediye başkanları görevden alınıp kayyum atanıyorsa, partilerin yönetimi yargı eliyle değiştirilmek isteniyorsa, bu da darbedir.”
“12 EYLÜL ZİHNİYETİNİN DEVAMI”
Tanrıkulu, bugünkü bazı uygulamaların 12 Eylül zihniyetinin devamı olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Sendikalar açık ama grevler yasak. Meclis açık ama belediyeler abluka altında. Cezaevlerinde hâlâ insanlık dışı koşullar var.”
Tanrıkulu, seçimlerin yapılmasının tek başına demokratik güvence anlamına gelmediğini belirterek, “Sandık var, seçim var; ama seçilmişlerin güvencesi yok” dedi.
“SERBEST SEÇİMLİ YEREL DEMOKRASİ OTOKRASİYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”
Gözaltı, baskı ve tehditlerin yerel demokrasiyi zayıflattığını öne süren Tanrıkulu, şu değerlendirmede bulundu:
“Gözaltılar, baskılar, tehditler aracılığıyla serbest seçimli yerel demokrasi, yargı eliyle seçim garantili otokrasiye dönüştürüldü.”
“HER TÜRLÜ DARBEYE KARŞIYIZ”
Tanrıkulu, 12 Eylül darbesinden 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine kadar tüm askeri müdahalelere karşı olduklarını vurguladı.
“Her dönemde darbeye karşı çıktık. 12 Eylül darbesinden, 15 Temmuz darbe girişimine her türlü darbe girişimine karşıyız ve karşı koymaya devam edeceğiz” dedi.
Tanrıkulu açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Unutmadık, unutmayacağız. 12 Eylülcülerden toptan hesap soracağımız gün gelecek; bu zihniyeti Türkiye’den söküp atacağız.”
