Ankara’da ikamet eden 36 yaşındaki Fatma Ç., 14 yıllık evliliği boyunca süregelen psikolojik ve fiziksel şiddet nedeniyle geçtiğimiz yıl nisan ayında polis memuru eşi Y.Ç.’ye (44) boşanma davası açtı. Dava süreci devam ederken 9 Ocak tarihinde evinde saldırıya uğrayan Fatma Ç., eşi tarafından ağır şekilde darbedildiğini belirtti.
Olayın ardından yüzünde derin yaralar, şişlikler ve morarmalar oluşan talihsiz kadının şikayeti üzerine gözaltına alınan Y.Ç., ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Failin serbest kalmasıyla büyük korku yaşayan Fatma Ç., çocuklarını da yanına alarak memleketi Şanlıurfa’ya geldi. Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Komisyonu’na başvuran kadın, yaşadığı dehşet anlarını anlatarak yetkililere acil yardım çağrısında bulundu.
Sosyal medyada gündem olmuştu! Yavru domuzu eliyle yakalayan avcıya ceza
"GÜZELLİĞİNİ ELİNDEN ALACAĞIM" DİYEREK SALDIRDI
Yaşadığı şiddetin boyutlarını ve olay gününü anlatan Fatma Ç., eşinin tehditlerinin boşanma kararıyla birlikte arttığını şu sözlerle dile getirdi:
“Ben 14 yıldır evliyim ve bu süre boyunca hem psikolojik hem de fiziksel şiddet gördüm. Nisan ayından itibaren kesin olarak boşanma kararı aldım. Bunu söylediğimde bana ‘Güzelliğine güveniyorsun, ben bu güzelliği senin elinden alacağım’ dedi. Sonrasını tam hatırlamıyorum. Arkadan bir şey koklatıldığını ya da yüzüme bir madde sıkıldığını düşünüyorum. Bayıldım. Uyandığımda hastanedeydim. Çocuklarım annesiz kalabilirdi.”
"CAN GÜVENLİĞİM YOK, TEHDİTLER SÜRÜYOR"
Halen tehdit mesajları aldığını ve adalet beklediğini ifade eden Fatma Ç., sözlerine şöyle devam etti:
“Benim hala can güvenliğim yok. Tehdit mesajları devam ediyor. Adil bir şekilde ne yapılması gerekiyorsa yapılsın. Vicdanı olan herkesten yardım istiyorum.”
Tayland’da şaşırtan olay! Öldü sanılan kadın tabuttan gelen sesle hayata döndü
BARO’DAN HUKUK VURGUSU: "MAKAM VE MESLEK KORUMA KALKANI OLAMAZ"
Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Avukat Zeliha Özen, mağdur kadının yanında olduklarını belirterek failin serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Özen, kadına yönelik şiddette hukukun etkin işletilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Yaşanan olayın ardından mağdurun yer değiştirmek zorunda kaldığı, failin ise yalnızca ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığı görülmüştür. Bu yaklaşım kadınların can güvenliğini hiçe saymakta, hukuku işlevsizleştirmekte ve şiddeti cesaretlendirmektedir. Kadına yönelik şiddet dosyalarında ‘ifadesi alındı, serbest bırakıldı’ anlayışı kabul edilemez. Şiddet uygulayan kişinin makamı, mesleği, sosyal statüsü ya da çevresi bir koruma kalkanı olamaz; hiçbir sıfat ya da güç ilişkisi kadına yönelik şiddeti meşrulaştıramaz.”
