Anayasa Mahkemesi (AYM), tıbbi ihmal iddiasıyla açılan bir tazminat davasının 12 yıldan uzun sürmesini yaşam hakkının usul boyutunun ihlali olarak değerlendirdi. Yüksek Mahkeme, yargılamadaki gecikmenin makul ve inandırıcı bir gerekçeye dayanmadığını belirterek başvuruculara toplam 330 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, 2013 yılında baş ağrısı ve kulak şikayetleriyle Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuran A.K.’ye çeşitli teşhisler konuldu ve tedavisinin ardından taburcu edildi. Ancak şikayetleri devam eden hasta, başka bir sağlık kuruluşuna başvurduktan sonra menenjit ve beyin apsesi gelişmesi sonucu kalp durması ve çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti.
AİLE TIBBİ İHMAL İDDİASIYLA DAVA AÇTI
A.K.’nin ailesi, ölümde tıbbi ihmal bulunduğu gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı aleyhine maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açtı. Dava dilekçesinde, hastalığın teşhis ve tedavisinde gecikme yaşandığı, bu nedenle ölümün gerçekleştiği ve idarenin hizmet kusuru bulunduğu öne sürüldü.
Van 1. İdare Mahkemesi’nde görülen dava, dosyadaki eksiklikler nedeniyle ancak 2019 yılında karara bağlanabildi. Mahkeme, aileye manevi tazminat ödenmesine hükmederken, maddi tazminat talebini ise reddetti. Kararda, bazı tıbbi belgelerin imha edilmiş olması nedeniyle olayda idarenin kusurunun kesin şekilde ortaya konulamadığı ifade edildi.
İSTİNAF SÜRECİYLE KARAR DEĞİŞTİ
İstinaf Mahkemesi, ilk kararı bozarak idarenin gerekli bilgi ve belgeleri saklama yükümlülüğünü yerine getirmediğine dikkat çekti ve hizmet kusuru bulunduğu sonucuna vardı. Yeniden yapılan yargılamada, maddi ve manevi tazminat miktarları artırıldı. Mahkeme, toplamda 1 milyon 688 bin 422 lira maddi ve 210 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Aile, tazminat miktarlarının yetersiz olduğu gerekçesiyle kararı temyize taşıdı. Erzurum Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddederken, dosyanın temyiz incelemesi Yargıtay’da devam ediyor.
AYM’YE BİREYSEL BAŞVURU YAPILDI
Yargı sürecinin uzaması üzerine aile, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Başvuruda, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle yaşam hakkı, adil yargılanma ve makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği ileri sürüldü.
Başvuruyu değerlendiren AYM, davanın 2013 yılından bu yana sonuçlanmadığına dikkat çekerek, yargılamanın yaşam hakkının gerektirdiği hızda yürütülmediğini belirtti. Kararda, gecikmeye ilişkin herhangi bir makul ve inandırıcı gerekçe bulunmadığı vurgulandı.
330 BİN LİRA MANEVİ TAZMİNAT KARARI
Yüksek Mahkeme, yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmederek başvuruculara 330 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Kararda, yargılamaların makul sürede tamamlanmasının devletin temel yükümlülüklerinden biri olduğu ifade edildi.
