Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, YPG/SDG'nin Suriye ordusuna katılmayı içeren 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması için verilen sürenin dolduğunu hatırlatarak "Ertelenen entegrasyon bir an evvel gerçekleşmeli, 27 Şubat İmralı çağrısına müzahir gelişmeler ortaya çıkmalı" dedi. SDG'nin mutabakatı uygulamamak için 'müzakere edilemez' talepler öne sürerek mazeret ürettiğini söyledi. "Ya mutabakatla ya da zorla Suriye'nin toprak bütünlüğü tesis edilmeli, Arap aşiretleri Şam yönetiminin önşartsız yanında durmalıdır" dedi.
ABDİ’NİN ‘KURUCU ÖNDERLİK’ PLANI
DG/YPG’nin İsrail’in dümen suyuna girdiğini söyleyen Bahçeli, örgütün elebaşı Mazlum Abdi’nin İsrail’in de desteğiyle PKK’nın kurucu önderliği yerine hazırlandığını kaydetti. “Bu görüntü çözümsüzlüğü ve kaosu sertleştirecektir. Buna da hiç kimsenin hakkı yoktur”dedi. MHP lideri, Suriye’de İsrail planlarının bozulacağına vurgu yaptı. “Bu siyonist şımarıklığın DEAŞ kartını masaya sürüp Türkiye üzerinde istihbarat operasyonları ve terörist faaliyetler yürütmesinin bedeli de çok ağır olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

MHP LİDERİ BAHÇELİ’DEN VENEZUELA ÜZERİNDEN İÇ SİYASETE MESAJ
ŞİMDİ İÇ CEPHE TAHKİMİ HEDEFİMİZ ANLAŞILDI MI
ABD’nin Maduro’yu kaçırmasına sert tepki gösteren Bahçeli ‘Tarihte eşi benzeri görülmemiş bir haydutluk, yeni sürüm eşkıyalıktır’ dedi. Yaşananlar üzerinden ‘Şimdi anlaşıldı mı, iç cephemizi tahkim etmedeki samimi gayret ve gayemiz’ diye soran Bahçeli, Şam’la entegrasyonu ağırdan alan SDG ve lideri Mazlum Abdiye de mesaj verdi: SDG’nin İsrail’in dümen suyuna girmesi, bu siyonist alçaklık tarafından Mazlum Abdi’in PKK’nın kurucu önderliği yerine hazırlanıyor görüntüsü çözümsüzlüğü sertleştirecektir.
HP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada gündeme ilişkin mesajlar verdi. Konuşmasında hem küresel gelişmeleri hem de Türkiye’nin iç ve dış güvenlik politikalarını değerlendiren Bahçeli, 3 Ocak’ta Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya yönelik operasyonu sert sözlerle eleştirdi. SDG’nin bölgedeki faaliyetlerine ve İsrail ile kurduğu ilişkilere de dikkat çeken Bahçeli, Türkiye’nin kararlı duruşunu vurguladı. Bahçeli konuşmasında şunları söyledi: “21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinin daha ikinci gününde tarihte belki de hiç tesadüf edilmeyen bir haydutluk, bir korsanlık, bir insan kaldırma, bir insan kaçırma vakası yaşanmıştır.
RESMEN KARAYİP KORSANLARI FİLMİ
Beyaz perdede ya da televizyonlarda izlediğimiz Karayip Korsanları filmi resmen ve alen tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmiş, film seti Venezuela’nın başkenti Caracas’ta kurulmuştur. Öncelikle seçimle göreve gelmiş, egemen eşitliği uluslararası camiada hukuken tescillenmiş Venezuela’nın devlet başkanı Maduro’ya karşı yapılan gayrimeşru ve hukuk dışı saldırıyı nefretle, şiddetle ve her yönüyle sadece kınamıyor hepten lanetliyorum. Bu ayıp, bu ahlaki yıkım, bu zalimlik, bu hukuk tanımazlık, bu insan hakları karşıtlığı, bu kabalık, bu skandal eylem, bu müteahkkim zorbalık hiç kimseye hak, hiçbir ülkenin de imtiyazı değildir.
MUHATAP VENEZUELA HALKIDIR
Maduro’nun hataları, yanlışları ve kanunsuz iş ve işlemleri varsa bile bunun silahlı ve zora dayalı ceziyesi bir başka ülkenin yetki sahası içinde ele alınamaz. Muhatap Venezuela halkıdır. Sorumluluk Venezuela halkınındır. Seçimle gelenin seçimle gitmesi, suç işleyenin, suçu olanın kendi ülkesindeki mahkemeler önünde hesap vermesi bir demokrasi ve hukuk normudur. En azından genel geçer kabul ve kuralın meşruiyet temeli bu olmalıdır. Venezuela örneği ne ilktir ne de son olacaktır. Ancak bir devlet başkanının ülkesinin başkentinde istihbarat sızmasıyla başlayan kombine bir saldırı planlamasıyla gece yarısı yatağından eşiyle birlikte güç kullanılarak sürükle sürükle alınması ilk kez vuku bulmuştur.
15 TEMMUZ’LA TEK FARK VARDIR
Bu sineye çekilecek bir durum değildir. Dijital çağın yeni sürüm eşkiyalık taktiğiyle insan kaçırılmış, uluslararası literatürdeki tarifiyle zorla lider transferi yapılmıştır. Tarihte barbar kavimler Roma’yı nasıl istila etmişse aynısı 2 Ocağı, 3 Ocağı bağlayan gece yarısı Caracas’ta sahnelenmiştir. Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada Cumhurbaşkanımız sayın Tayyip Erdoğan Marmaris’te bulunurken doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle bugün Maduro’yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır. Türk milletinin ayağa kalkan iradesine ve kahramanca mücadelesine çarpıp yerle yeksan olan FETÖ ihanetiyle Venezuela’daki gece yarısı darbesi aynı tornanın mamulü, aynı projenin mahsulüdür. Tek fark birisi uyumamış ve direnmiş, diğeri uyumuş ve teslim olmuştur.
TRUMP’IN AKLİ MELEKELERİ BUHARLAŞTI
Trump’ın sağduyusu, akli ve ahlaki melekeleri buharlaşmıştır. Amerika Birleşik Devletleri Başkanının Venezuela’yı biz yöneteceğiz demesi enerji kaynaklarına çökme mesajı yenilenmiş, sömürgeciliğin yeni baştan kurgulanan emperyalist yayılmacılığının dekoratif karanlık yüzünü deşifre etmiştir. Açık yüreklilikle ifade etmeliyim ki at hırsızlığıyla, enerji ve değerli mineral hırsızlığı arasında içerik olarak hiçbir ayrım ve farklılık yoktur. Dünya çok riskli ve güvensizdir. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi acilen devreye girmeli Trump yönetiminin anayasa ve uluslararası hukuka aykırı siyasi ve askeri tasarruflarını sona erdirecek kararları hızla ve sırasıyla almalıdır. Mondro ülkesine iade edilmelidir. Venezuelalıların kaderi bu ülkenin halkı tarafından tayin edilmelidir.
Şimdi anlaşıldı mı, iç cephemizi tahkim etmedeki samimi gayret ve gayemiz. Şimdi anlaşıldı mı, “Terörsüz Türkiye” hedefindeki ısrar ve irademiz. Şimdi anlaşıldı mı, Türk’ü sevmeyen Kürt, Kürt’ü sevmeyen de Türk olmaz söz ve beyanımızdaki sahicilik ve sağlamlık.
SDG’NİN MÜZAKERE EDİLEMEZ TALEPLERİ
Suriye’de geciken ve ertelenen entagrasyon sürecinin bir an evvel gerçekleşmesi, 27 Şubat İmralı çağrısına müzahir gelişmelerin ortaya çıkması lazımdır. SDG ve YPG’nin müzakere edilemez talepleri gündeme taşıması akıllara evvela uzlaşmadan kaçmak için mazeret ürettiğini getirmektedir. SDG/YPG’nin İsrail’in dümen suyuna girmesi, bu Siyonist alçaklık tarafından Mazlum Abdi’nin PKK’nın kurucu önderliği yerine hazırlanıyor görüntüsü çözümsüzlüğü ve kaosu sertleştirecektir. Buna da hiç kimsenin hakkı yoktur. Ya mutabakatla ya da zorla Suriye’nin üniter yapısı, siyasi ve toprak bütünlüğü kategorik olarak tesis edilmeli, bilhassa Arap aşiretleri Şam yönetiminin önşartsız yanında durmalıdır. Suriye’de İsrail planları bozulacaktır. Bu Siyonist şımarıklığın DEAŞ kartını masaya sürüp Türkiye üzerinde istihbarat operasyonları ve terörist faaliyetler yürütmesinin bedeli de çok ama çok ağır olacaktır.”
