Bakırhan’dan iktidara 'Suriye' eleştirisi: Ankara'da uzatılan elin Suriye'de yumruğa dönüşmesi süreci zehirler

Bakırhan’dan iktidara 'Suriye' eleştirisi: Ankara'da uzatılan elin Suriye'de yumruğa dönüşmesi süreci zehirler

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Türkiye'nin Suriye'deki gelişmelere ilişkin tutumunu sert sözlerle eleştirdi. İktidarın Suriye'de Kürtlere yönelik saldırıları desteklediğini savunan Bakırhan, "Barış parça parça inşa edilemez; bütünlüklü cesaret ister. Ankara'da uzatılan elin Suriye'de yumruğa dönüşmesi süreci zehirler" ifadelerini kullandı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye'de yaşanan son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunurken Ankara'nın tutumunu eleştirdi. İktidarın Suriye'de izlediği politikanın Türkiye'de yürütülen barış sürecini olumsuz etkileyebileceğini belirten Bakırhan, durumu bir 'paradoks' olarak nitelendirdi.

"BİZ ANKARA'DA ÇÖZÜMÜ ARARKEN ANKARA BİR PARADOKSA DÖNÜŞÜYOR"

T24'e konuşan Bakırhan, bölgede Kürt realitesinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek Ankara'nın izlediği politikayı eleştirdi.

"Ortada bir 'Ankara paradoksu' vardır. Oysa 'Ankara çözümü' arıyoruz. Buradaki her gelişme oradaki çözümü zaten hızlandırır. Yürütme erki de bunun yanlış olduğunu yer yer kabul etti fakat tercihini bu seçenekten kullanmadı. Güvenlikçi kanat tüm gündemi buraya kaydırdı. Duygusal ve siyasal dengeyi iyi kurmak gerektiğini düşünüyorum. Sonuç olarak Kürt realitesi tanınmalıdır. Bunu yok sayan her girişim sadece Suriye'yi değil, tüm bölgeyi istikrarsızlığa sürükler.

Kürtler bu süreçte kimsenin 'ileri karakolu' veya 'piyonu' olmayı kabul etmeyerek, bedeli ağır da olsa kendi öz güçlerine dayanan onurlu bir 'Üçüncü Yol' siyasetini tercih etti ve kazandı. Savaşın gürültüsü, masanın dilini boğmamalıdır. Mevcut mutabakat bir 'bitiş' değil, fırtınanın ortasında gemiyi batırmadan, demografiyi ve siyasi iradeyi koruyarak süreci yönetme hamlesi olarak görmek daha doğru olur.

"SURİYE'DEKİ SALDIRILARDA TÜRKİYE'NİN TEŞVİKİ VAR"

Bakırhan, Suriye'de Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında haftalardır yaşanan çatışmalarda Türkiye'nin de rolünün olduğunu öne sürdü.

Suriye'de Kürt halkına karşı on gündür süren saldırıların Paris anlaşmasından ve Türkiye'nin teşvikinden bağımsız olmadığı açıktır. Saldırılar belli bir aşamaya geldiğinde ABD devreye girip geçici Şam yönetimiyle SDG arasında ateşkes ve 14 maddelik anlaşma imzalanmasına aracı oldu. Türk-Kürt, Kürt-Arap ilişkilerini ABD'nin rızası veya onayına bırakılmış saldırılarla zehirlememek gerekir.

Halep saldırısıyla Suriye rejiminin 10 Mart Mutabakatı'nı ihlal ettiğini vurgulayan Bakırhan, "Şam'daki görüşmelerin sonucunu bilmiyoruz ama açık ki, Kürtlerin siyasi, idari, kültürel ve hukuki haklarını güvence altına alacak yeni ve demokratik bir mutabakata ihtiyaç var. Mevcut durumda yeni bir mutabakatın daha hayırlı olacağını düşünüyoruz. Türkiye'nin hem askeri yardımlar hem diplomatik hem de moral olarak bu saldırıların destekçisi olduğu biliniyor. Sosyal medyada veya resmi açıklamalarda bu gerçeği apaçık şekilde görüyoruz. Türkiye bu saldırıları desteklemiş ve teşvik etmiştir." dedi.

"ÖCALAN ELİNDEN GELENİ YAPTI, YAPIYOR"

Sayın Öcalan olası büyük bir savaşın önüne geçmek için çokça uyardı. Elinden geleni yapacağını her seferinde ifade etti ki yapıyor da. Halep'ten önce Sayın Öcalan'ın Rojava ile teması oldu. Önerilerini iletti. Bu öneriler sorunların çözümüne dairdi. Bu bilinmesine rağmen, âdeta bu çabaya cevap günler sonra Halep'te savaşı siviller üzerinden tırmandırma girişimi oldu. 4 Ocak'ta masayı deviren taraflar açık şekilde olası bir çözümden korkanlardır, Sayın Öcalan'ın çabasına açıktan karşı çıkıp komplolara başvuranlardır. Bunu böyle okuyoruz.

"BARIŞ PARÇA PARÇA İNŞA EDİLMEZ, BÜTÜNLÜKLÜ BİR CESARETE İHTİYAÇ DUYAR"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin öncülüğünde başlayan barış sürecinin önemli bir dönemecinde olunduğunu ifade eden Bakırhan, iktidarın Suriye'de izlediği politikanın çelişkili olduğunu söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kürt-Türk stratejik ilişkilerini esas aldığını söylemişti. Fakat Suriye'de başka bir gerçekle karşılaştık. İktidar Kürt karşıtı bir yerde durarak HTŞ ile stratejik ilişki geliştirdi. Bu durum Kürt halkını negatif anlamda muazzam şekilde etkilemiştir. Bu zihniyetin tek derdi Kürt karşıtlığını besleyecek yakıtlar bulmaktır. Bu yakıt, bugün Halep'in Kürt mahallelerine dönük saldırılardır.

Sayın Bahçeli, Türkiye'de bir çözüm aklının gelişmesine dair yol alınmasından yana olduğunu ifade ediyor. Tekrar altını çizmek isterim: Barış parça parça inşa edilemez; bütünlüklü cesaret ister. Ankara'da uzatılan elin Suriye'de yumruğa dönüşmesi süreci zehirler.

"BARIŞ 86 MİLYONA FAYDA SAĞLAR AMA AKP'NİN İŞİNE YARAMAZ"

Bir yandan Ankara’da barış masası kurulurken, diğer yandan Suriye’de Kürtlere yönelik operasyonlara destek verilmesi samimiyeti sorgulatıyor. İşte bu çelişkili tutum halkımızda ciddi güven sorunu yaratıyor. Biz bu sürece inancımızı korumak istiyoruz ama bu tür çelişkili adımlar süreci sabote ediyor. Asıl sorun, barış söylemiyle savaş pratiğini bir arada yürütmeye çalışmaktır.

Biz barışın kime yaramayacağını iyi biliyoruz. Barış olursa demokrasi gelir. Hukuk güçlenir. Özgürlükler büyür. Bundan en çok baskıcı rejimler, otoriter karakterler, tekçi anlayışlar, ulusalcı-milliyetçi çevreler zarar görür. Dolayısıyla barış AKP'nin işine yaramaz. 86 milyona fayda sağlar. Biz hayal kırıklığı yaşamıyoruz. Sürecin başladığı gün itibariyle AKP'nin veya MHP'nin köklü bir zihniyet değişimi yaşamadığını biliyoruz. Eşyanın tabiatına aykırı... Biz barış ve demokrasi masasını kim kurarsa o masada yer alır; barış ve demokrasiyi büyütmeye çalışır ve siyasetimizi de yaparız.

Bu vesileyle geniş muhalif camiaya seslenmek istiyorum. Suriye'de yaşananlar sadece Suriye sınırlarını etkilemeyecek. Ortadoğu'nun genelinde siyasal trendleri ve ideolojik çerçeveleri etkileyecek. Bugün Suriye'de eşitlik, hukuk, adem-i merkeziyetçilik, laiklik değerleri etrafında bir rejim oluşması için aktif mücadele etmeliler. Bugün Suriye'ye sessiz kalanlar, yarın Türkiye'ye etkilerini görünce itiraz etmek için geç kalacaklar.

"KÜRTLERİ DUYGUSAL OLARAK OLUMSUZ ETKİLİYOR"

Bakırhan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başlarında Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş'un süreci tarif ederken kullandığı 'Kürtlerin onuru, Türklerin gururunun korunduğu bir süreç yaşanıyor' ifadesini hatırlatarak, "Maalesef son on gündür Suriye’de Kürtlere dönük yapılan saldırılar ve bu saldırılara dair Türkiye’den atılan zafer naraları, HTŞ’den bile önce yapılan kutlamalar, sevinç çığlıkları Kürtleri tarihte olmadığı kadar duygusal olarak olumsuz etkiledi. Her Kürt mahallesinde, her Kürt’ün evinde yaşananlara dair büyük bir öfke ve duygu kırılması var." dedi.

"SINIRIN NE TARAFI OLDUĞU FARK ETMEZ, KÜRT KÜRT'TÜR"

"Bugün HTŞ namına Kürt’e karşı zafer coşkusu yaşayanlar Türkiye toplumunun geleceğine verdikleri zararın farkındalar mı emin değilim." diyen Bakırhan, iktidar sözcülerini uyardı.

Sınırın bu tarafı veya o tarafı fark etmez. Kürt Kürt’tür. Burada barış orada 'düşman' diyerek kendilerini kandırıyorlar. Barışmak isteniyorsa, uygulamada bütünlüklü olmak gerekiyor. Suriye’deki Kürt politikasıyla Türkiye’deki Kürt politikası birbirinden ayrılamaz. Her ikisi de bütünlüklü hak ve eşitliği gözeten barışçıl bir politika olmalıdır. Barış, haritaya bakılarak değiştirilen bir tavır değildir; tutarlılık isteyen ahlaki ve siyasal bir tercihtir. Türkiye’de barış nutukları atıp, Suriye’de bunun zıddı bir hat izlemek barışı güçlendirmez, onu içten içe çürütür. İktidarın Suriye’de sürdürdüğü bu politika, yalnızca yanlış değildir; Kürt halkının onurunu zedeleyen, eşitlik ve ortak yaşam duygusunu yaralayan bir çizgidir."

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN