Tırmanan hayat pahalılığı ve düşen alım gücü, ekonomik krizin faturasını en savunmasız kesim olan bebeklere kesiyor.
Temel bebek bakım malzemelerine ulaşmak aileler için her geçen gün daha da zorlaşırken, son 12 yıllık süreçte bazı çocuk ürünlerinin fiyatlarında yüzde 4.000 oranını aşan astronomik artışlar yaşandı.
12 YILLIK SEPET TUTARI 402 TL'DEN 6.680 TL'YE FIRLADI
Nefes'ten İlke Çıtır'ın haberine göre, geçmiş yılların verileri incelendiğinde, bebeklerin zaruri ihtiyaç maddelerindeki fiyat tırmanışı net şekilde görülüyor.
2014 yılında 1 kilo toz bebek sütü karışımı, 50 adet bebek bezi, tulum, pijama, iç çamaşırı ve bebek arabasından meydana gelen temel gereksinim sepeti toplamda 402 TL tutuyordu.
Bu sepetin maliyeti, 2020 senesine gelindiğinde yüzde 110 oranında bir yükseliş kaydederek 847 TL seviyesine ulaştı.
2026 yılında ise aynı yardım sepeti ancak en az 6.680 TL ödenerek satın alınabiliyor.
İstanbul'da iki ilçe arasındaki uçurum akıllara zarar
TÜRKİYE'DE 7.000.000 ÇOCUK YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA YAŞIYOR
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından 2024 yılında yayımlanan kapsamlı bir çalışma, ülkedeki çocuk refahına dair çarpıcı verileri gözler önüne seriyor.
Araştırma sonuçlarına göre, 0-17 yaş aralığında bulunan tam 7.000.000 çocuk derin bir yoksulluk sarmalı içinde yaşam mücadelesi veriyor.
Söz konusu raporda, bilhassa 0-2 yaş grubundaki bebekler ile 3-14 yaş aralığındaki çocuklarda yoksulluk tablosunun giderek ağırlaştığı vurgulanıyor.
Resmi kayıtlara bakıldığında, 2017 senesinde yoksulluk çeken bebeklerin oranı yüzde 36.8 düzeyindeyken, bu oran 2022 yılına ulaşıldığında yüzde 41.4 seviyesine tırmandı.
YETERSİZ BESLENME ZİHİNSEL VE FİZİKSEL GELİŞİMDEN ÇALIYOR
Yaşanan bu krize dair değerlendirmelerde bulunan Derin Yoksulluk Ağı temsilcisi Önder Uçar, bebeklik döneminde görülen bu yoksunluğun, sorunların en az fark edilen fakat en yıkıcı olan türü olduğunu dile getirdi:
"Bebeklikte ve anne karnında yaşanan yetersiz beslenme, yalnızca geçici bir eksiklik değil, bilişsel ve fiziksel gelişim açısından en kritik zamanların kaybedilmesi anlamına geliyor."
Çocuğun sağlıklı şekilde büyümesini, kavrama yeteneğini, bağışıklık sisteminin gücünü, okul hayatına ne derece hazır olacağını ve gelecekteki hayat olanaklarını doğrudan belirleyen birçok kalıcı eşitsizliğin tam da bu erken evrelerde kök saldığını aktardı.
Türkiye, dünyada enflasyonun en yüksek olduğu 5. ülke
AİLELER BEBEK MAMASI VE BEZİ ALIRKEN RUHSAL ÇÖKÜŞ YAŞAYOR
Şiddetli ekonomik darboğaz koşulları altında yaşamını sürdüren bireyler için çocuk sahibi olmanın büyük bir endişe ve strese dönüştüğünü ifade eden Önder Uçar, ebeveynlerin omuzlarındaki psikolojik yüke dikkat çekti.
Anne ve babaların bebek bezi, mama, ek gıda, giysi, ilaç, toplu taşıma ve ısınma gibi en insani ihtiyaçları bile temin etmekte çok ciddi engellerle karşılaştığını, bu durumun bakım veren kişilerin ruh sağlığını bozduğunu belirtti.
Sorunun çözümü için acil adımlar atılması gerektiğini savunan Önder Uçar, kurumsal tedbirlerin şart olduğunu şöyle anlattı:
"Hakların güvence altına alınması ailelerin yalnız bırakılmamasıyla, düzenli sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesiyle ve bebekli hanelere yönelik bütüncül politikaların geliştirilmesiyle mümkün olabilir."
BEBEK TULUMU FİYATI YÜZDE 4521 ZAMLANARAK TARİHİ REKOR KIRDI
Temel tüketim kalemlerindeki fiyat değişimleri kalem kalem incelendiğinde, zam yağmurunun büyüklüğü daha net anlaşılıyor.
12 yıllık periyotta fiyatı en radikal şekilde artan ürün yüzde 4.521 oranı ile bebek tulumu oldu; giysinin fiyatı 21.64 TL seviyesinden tam 1.000 TL'ye fırladı.
Benzer şekilde, 2014 senesinde 20 TL ödenerek alınabilen bebek bezinin fiyatı 2026 yılında 643 TL'ye ulaştı ve böylece yüzde 3.115 oranında bir artış kaydetti.
12 yıl evvel 20 TL olan bebek pijaması bugün marketlerde 400 TL etiketle satılıyor.
Son olarak, 1 kilo toz bebek sütü karışımının fiyatı ise 60.21 TL'den 1.037 TL seviyesine çıkarak 12 senede yüzde 1.622 oranında bir artış sergiledi.

