Çevre mühendislerinden İstanbul için korkutan rapor: Sazlıdere’nin yok edilmesi felaket getirir

Çevre mühendislerinden İstanbul için korkutan rapor: Sazlıdere’nin yok edilmesi felaket getirir

Kuraklık riski ile karşı karşıya olan İstanbul’da, kentin hayati su kaynaklarından Sazlıdere ve Ömerli baraj havzalarındaki yapılaşma baskısı çevre mühendisleri tarafından mercek altına alındı. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından hazırlanan güncel raporda, kentin kuzeye doğru kontrolsüz büyümesinin orman, su ve ekosistem varlığı üzerinde ciddi bir ekolojik yıkım tehdidi oluşturduğu açıklandı.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Kübra Ayçiçek, odanın yayımladığı son rapora dayanarak İstanbul'un su kaynakları ve havzalarının geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. İstanbul’un su temininde kritik öneme sahip olan Sazlıdere ve Ömerli barajlarının yoğun bir yapılaşma baskısı altında bulunduğunu belirten Ayçiçek, kentin kontrolsüz şekilde kuzeye doğru büyümesinin getireceği risklere dikkat çekti.

"15 YILDIR KUZEYE DOĞRU KONTROLSÜZ BİR BÜYÜME VAR"

Yapılan açıklamalara göre, İstanbul’un geleceğine dair yerel planlamalarda dönüm noktalarından biri olan 2009 yılında, kentin asla kuzey yönüne doğru genişlememesi gerektiğine dair resmi raporlar yayımlanmıştı. Ancak bu uyarıların aksine İstanbul, son 15 yıldır tamamen kuzey aksına doğru büyümesini sürdürüyor.

BirGün'den Meral Danyıldız'ın haberine göre; birkaç yılda bir hayata geçirilen "mega proje" dalgalarıyla kuzey bölgelerinde yeni yerleşim ve gelişim rotalarının çizildiğini ifade eden Kübra Ayçiçek, İstanbul’un en önemli orman, su ve ekosistem varlıklarının bu bölgede toplandığını hatırlattı. Rapora göre, bu hassas ekolojik alanlara yönelik her hamle, İstanbul'un canlılığını yitirmiş bir şehre dönüşmesi riskini de beraberinde getiriyor.

SAZLIDERE HAVZASI VE "YENİ ŞEHİR" PROJESİ TARTIŞMALARI

Kanal İstanbul ve Yeni Şehir Rezerv Alanı projesinin, bir kanal projesi olmanın ötesinde mevcut durumda bir gayrimenkul projesi olarak ilerlediği raporda aktarılan detaylar arasında yer alıyor. Projeye karşı açılan çeşitli davalarda hukuki kazanımlar elde edilmiş olmasına rağmen, alınan kararların sonuçlarının sürekli olarak değiştirildiği belirtiliyor.

Normal şartlarda bir su havzası olan Sazlıdere'de yapılaşmanın yasak olduğunu ifade eden Ayçiçek, bu bölgeyle ilgili çarpıcı bir süreci de paylaştı. İlgili kararın verilmesinin üzerinden üç yıl geçtikten sonra edinilen bilgilere göre; İstanbul’un bu hayati su kaynağı, kent halkına danışılmadan ve yerel yönetime bilgi dahi verilmeden, daha fazla inşaat ve kâr sağlama amacıyla tek bir imza ile su havzası olmaktan çıkarılarak devreden atıldı.

SAZLIDERE VE MELEN PROJESİ KIYASLAMASI: TAŞIMA SUYLA DEĞİRMEN DÖNMEZ

Su kaynaklarının azalması veya yok edilmesi yönündeki politikalara karşı yetkililer tarafından sık sık "Melen Projesi" bir alternatif ve kurtarıcı olarak sunuluyor. Raporda yer alan teknik verilere göre iki kaynağın su kapasiteleri şu şekildedir:

Su Kaynağı / ProjeYıllık Su Kapasitesi
Sazlıdere Barajı55 milyon m³
Melen Regülatörü650 milyon m³

Mevcut kapasite oranlarına bakıldığında, Sazlıdere’nin kaybedeceği su miktarını Melen'in "şimdilik" telafi edebileceği kabul edilmekle birlikte, uzun vadede bu durumun kentin su ihtiyacını tek başına karşılayamayacağı vurgulanıyor.

1990’lı yıllarda yaşanan nüfus artışı ve beraberinde gelen su sıkıntısı döneminde Istranca’dan getirilen sularla yeni barajların inşa edildiği ve Sazlıdere Barajı'nın da o dönemde devreye alındığı hatırlatıldı. Söz konusu dönemde İstanbul’un nüfusu yaklaşık 7 milyon civarındayken, günümüzde bu nüfus yaklaşık 16 milyona ulaşmış durumda. Üstelik bu nüfusun büyük bir çoğunluğu, su temin kapasitesi bakımından daha az kaynağa sahip olan Avrupa yakasında ikamet ediyor. Çevre Mühendisleri Odası, hem nüfusun büyüklüğü hem de coğrafi dağılımı göz önüne alındığında, Melen Projesi'nin tek başına İstanbul'un uzun vadeli su ihtiyacını karşılayabileceğini düşünmenin büyük bir yanılgı olacağı uyarısında bulunuyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN