TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in katıldığı bir televizyon programında yargının sorunlarına ilişkin yaptığı açıklamalara Diyarbakır'dan tepki gösterdi.
Tanrıkulu, Bakan'ın "Ben yargı uygulamasından geliyorum. Uygulamayı da sorunları da biliyorum. Bunların çözümü için adım atacağım" sözlerini hatırlatarak, Bakan'ın Ağır Ceza Mahkemeleri başkanlığı ve başsavcılık dönemlerindeki uygulamalarının adil yargılanma hakkı ve kişi özgürlüğü bağlamında ciddi ihlallere yol açtığını savundu.
"AYM KARARLARINA UYMAYAN KENDİSİYDİ"
Adalet Bakanı'nın hakimlik geçmişindeki pratiklerini yakından takip ettiklerini belirten Tanrıkulu, dikkat çeken atama süreçlerine ve uygulanmayan AYM kararlarına şu sözlerle değindi:
"Yargı tarihimizde örneği zor görülecek şekilde, aynı yargı çevresinde eşit dereceli mahkemeler arasında bir hâkimin sürekli yer değiştirmesi; önce 26., ardından 37., sonra 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığı… Neden? Kritik dosyalarda belirli bir pratiğin sürdürülmesi için mi? Bu kararlar Anayasa Mahkemesi’ne taşınmadı mı? Taşındı. Hak ihlali kararları verilmedi mi? Verildi. Peki kendisi, görevdeyken bu kararlara uydu mu? Hayır, uymadı."
"AVUKATLARI HEDEF ALMAK KABUL EDİLEMEZ"
Adalet Bakanı'nın avukatlara yönelik açıklamalarını da eleştiren Tanrıkulu, münferit kötü örnekler üzerinden tüm avukatlık mesleğinin hedef alınmasına karşı çıktı. Otoriter yönetimlerin istisnai örnekleri genelleştirerek hak ve özgürlük alanlarını daralttığını ifade eden CHP'li vekil, şöyle konuştu:
"Eğer bir avukat meslek ilkelerine aykırı davranmışsa, Avukatlık Kanunu ve disiplin hükümleri bellidir. Gereğini barolar yapar. Ancak münferit örnekleri genelleştirerek, bağlamından koparılmış kararları dayanak göstererek mesleğin tamamını hedef almak kabul edilemez. Kötü bir örnek için AYM içtihadını referans gösterirken, herkesin bildiği ve takip ettiği ihlal kararlarına neden uyulmuyor?"
"ARTIK BİR YARGIÇ DEĞİL SİYASETÇİSİNİZ"
Bakan'ın artık bir yargıç değil, siyasetçi olduğunu ve ağır eleştirilere açık olması gerektiğini vurgulayan Tanrıkulu, adliyelerde avukatların yaşadığı güncel sorunlara da dikkat çekti. İşkence iddiası bulunan dosyalarda avukatların savcılara ve savcı katiplerine dahi ulaşamadığını belirten Tanrıkulu, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:
"Sayın Bakan’a bir kez daha çağrıda bulunuyorum: Avukatlık mesleğinin yetki alanını daraltacak uygulamalardan uzak durun. Varsa münferit ve somut kötü örnekler, bunları ilgili barolara bildirin. Hukukun üstünlüğünü güçlendirmek, meslek örgütlerini zayıflatmakla değil; hak ve özgürlük alanlarını genişletmekle mümkündür."

