CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, ekonomik koşullar ve çalışanların yaşadığı geçim sıkıntısına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Başevirgen, yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle işçilerin maaşlarının önemli bölümünün vergi, kesinti ve temel giderlere gittiğini belirtti.
Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"İşçiler ayın 11 gününü sadece vergiye, kesintiye ve enflasyona çalışıyor. Geri kalan günler ise borçlarını ödemek için çalışıyor. Emekçinin alın teri daha maaşını alamadan çalınıyor. Asgari ücretle çalışan bir vatandaşın maaşındaki vergi ve enflasyon kaybı 4 bin 110 liraya çıktı"
“ASGARİ ÜCRETİN ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ”
Başevirgen, ekonomik krizin özellikle dar gelirli kesimler üzerindeki etkisinin arttığını savundu.
Asgari ücretin temel ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını ifade eden Başevirgen, gelir dağılımındaki eşitsizliğe dikkat çekti.
Şu değerlendirmede bulundu:
"Zenginin daha fazla zenginleştiğini, yoksulun daha fazla yoksullaştığını, asgari ücretin kira, fatura ve beslenmeye yetmediğini"
“VATANDAŞIN BORCU 789 MİLYAR LİRA ARTTI”
Başevirgen, vatandaşların artan yaşam maliyetleri nedeniyle kredi kartı ve bireysel kredilere yöneldiğini söyledi.
Yıl başından bu yana vatandaş borçlarında ciddi artış yaşandığını belirten Başevirgen, şu ifadeleri kullandı:
"Bunun 446 milyar lirası kredi kartı borcu. Çünkü maaş yetmiyor. İnsanlar gıdayı, faturayı, kirayı kredi kartıyla ödüyor"
Vatandaşların bankalara olan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının toplam 6 trilyon 547 milyar liraya yükseldiğini belirten Başevirgen, insanların temel ihtiyaçlarını karşılamak için dahi kredi kartı kullandığını söyledi.
“İŞÇİNİN MAAŞI CEBİNE GİRMEDEN ERİYOR”
Türkiye’de çalışanların gelirlerinin yüksek enflasyon ve vergi yükü nedeniyle hızla değer kaybettiğini ifade eden Başevirgen, şu değerlendirmeyi yaptı:
"İşçinin maaşı daha cebine girmeden buhar oluyor. Sarayın yanlış ekonomi politikalarının bedelini milyonlarca emekçi ödüyor. 2026’nın ilk dört ayında yalnızca enflasyonun sigortalı işçi ücretlerinde yarattığı kayıp 310,9 milyar liraya ulaştı. Gelir ve damga vergileriyle birlikte işçinin sırtına yüklenen toplam fatura katlanarak büyüdü, büyümeye de devam ediyor"
BATIK KREDİ BORÇLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Başevirgen, bankaların tahsil edemediği kredi miktarındaki artışın ekonomik sıkıntının göstergelerinden biri olduğunu belirtti.
Şu açıklamayı yaptı:
"Bankaların tahsil edemediği krediler ilk kez 700 milyar lirayı aştı. Vatandaş borcunu ödeyemiyor çünkü ortada artık bir geçim düzeni kalmadı. Bankaların icraya verdiği bireysel kredi ve kredi kartı borçları 289 milyar liraya çıktı. Varlık yönetim şirketlerine devredilen borçlarla birlikte batık bireysel borç 391 milyar lirayı buldu. Yani milyonlarca insan ekonomik çöküşün altında eziliyor."
EKONOMİ POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ
İktidarın ekonomi politikalarını da eleştiren Başevirgen, açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:
"Bu düzen zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapıyor. Saray ve yandaşlar servetine servet katarken, emekli, emekçi borçla hayatta kalmaya çalışıyor. Türkiye bugün iktidar eliyle borçlular ülkesine dönüştürüldü, milyonlar bankalara ve kredi kartlarına mahkum edildi. Artan hayat pahalılığı, düşük ücretler ve yüksek faiz sarmalı milyonlarca vatandaşı borç batağına sürüklerken, iktidarın uyguladığı ekonomi politikalarının yükü dar gelirlinin omuzlarına binmeye devam ediyor"
