CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklık sonrası Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. (TARSİM) sigortası bulunan çiftçilerin zararlarının karşılanmadığını belirterek, mevcut sistemin kapsamlı biçimde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Gürer, zirai don ve kuraklığın Türkiye genelinde büyük zarara yol açtığını vurgularken, TBMM Zirai Don Komisyonu üyesi olarak 20 ilde yerinde incelemelerde bulunduklarını, özellikle bahçe ürünlerinde ciddi kayıplar yaşandığını tespit ettiklerini ifade etti.
Kamuoyunda destek açıklamaları yapılmasına rağmen uygulamada sekiz aydır sorunların çözülmediğine dikkat çeken Gürer, “TARSİM’in koyduğu kurallar nedeniyle sigortası bulunan çiftçilerin dahi zararlarının tamamı karşılanmıyor” dedi. Ceviz üreticilerinin yaşadığı mağduriyeti örnek veren Gürer, ağaçların yaşı gerekçe gösterilerek “ürün vermiyor” denildiğini ve bu nedenle üreticilerin destekten yararlanamadığını anlattı. Ayrıca Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kaydı olanlara sınırlı destek verildiğini, ÇKS’si olmayan üreticilerin ise tamamen sistem dışında bırakıldığını vurguladı.
Çiftçiler de Gürer’e her yıl TARSİM sigortası yaptırmalarına rağmen zararlarının karşılanmadığını anlattı. “Geçen sene don oldu, ardından kuraklık yaşandı ama hiçbir destek alamadık. Köyümüzde TARSİM var ama kuraklık desteği verilmedi. Kamudan, sigortadan bir kurumdan gelip ödeme yapan olmadı. ÇKS’si olan da alamadı. 2026 yılına geldik, hâlâ bu destek verilmedi” şeklindeki ifadelerle üreticiler mağduriyetlerini dile getirdi.
"TARSİM OLSA BİLE ÇİFTÇİNİN BÜTÜN ZARARI KARŞILANMIYOR"
Çiftçi Zülfü Ünal ise TARSİM sürecinin çiftçiye şeffaf şekilde anlatılmadığını belirtti. Sigorta işlemlerinin çoğu zaman sadece imza attırılarak geçiştirildiğini ifade eden Ünal, “Sonra ‘kuraklık yaptırmadınız’, ‘sel sigortası var ama bu kapsama girmiyor’ deniliyor. Ama kamuoyuna ‘zirai dondan zarar görene destek veriyoruz’ diye açıklama yapılıyor” sözleriyle yaşanan çelişkiye dikkat çekti. Gürer de bu açıklamaları destekleyerek, “TARSİM olsa bile çiftçinin bütün zararı karşılanmıyor” dedi.
Gürer, TARSİM’in yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek, TBMM’ye bu konuda kanun teklifi verdiklerini ifade etti. Sigorta primlerinin yüksek olduğunu, TARSİM’in çiftçinin ortağı gibi davranarak üretimin yüzde 10’una el koyduğunu söyledi. Don priminin yüzde 70 olacağı açıklanmasına rağmen yüzde 60’larda kaldığını kaydeden Gürer, iklim değişikliği nedeniyle bütüncül bir sisteme geçilmesinin zorunluluk haline geldiğini vurguladı.
Tarım ve Orman Bakanlığı’na da seslenen Gürer, “Ortada zarar var ama bu zararı giderecek bir mekanizma yok. ‘Sözleşmede ne yazıyorsa o’ anlayışı çiftçiyi korumaz” dedi. ÇKS’si olmayan üreticilerin de destek kapsamına alınması gerektiğini belirtti. Borçların üç yıl ötelenmesi, ek kredi desteği sağlanması ve icraların durdurulması için kanun teklifleri verdiklerini hatırlatan Gürer, geçmişte çiftçinin üretim araçlarının haczedilemediğini, bugün ise traktörden hayvana kadar icraların yaygınlaştığını söyledi.
Açıklamasının sonunda üreticilere seslenen Gürer, “Biz bu ülkeyi seviyoruz. Vatanını sevenin asli görevi toprağını sevmektir. Çiftçi eli öpülesi insandır. Çok zor şartlarda üretim yapıyorsunuz. Çiftçiliği bırakmadan toprağı ekmeye devam edelim. Her zorluğu aşarak üretimi sürdürmeliyiz” ifadelerini kullandı.
