SELİN IŞIK
Tunceli'de cinayete kurban gittiği anlaşılan üniversiteli Gülistan Doku soruşturmasında her gün yeni bir gelişme yaşanıyor. “Dönemin valisi Tuncay Sonel'in emriyle genç kızın cansız bedenini yok etmek için emniyet müdürü, doktor, polis, hemşire ve korucuların adli, dijital, tıbbi sisteme el birliğiyle müdahale ettiği” tespiti dosyaya eklenirken, avukatlar 'Organize karartma'ya 108 kişi karıştı' diyor.
BARAJDAKİ NOT BİR HEDEF SAPTIRMA
KARAR'ın örtbas listesi haberinden sonra Gülistan'ın cesedini barajda arayan ve sudan reçete, not ve bir makas çıkardığını söyleyen iki su altı dalgıcı 'delil karartmaktan' tutuklandı. Üzerinde 'psikolojikmen bize baskı yapıldı' ifadesi yer alan kağıdın eski bir dilekçenin parçası olduğunu açıklayan avukatlar Gülistan'ın çantasındaki eşyaların olaya intihar süsü vermek için baraja getirildiğini söylüyor.

GÖLDE CESEDİ ARARKEN CİNAYETİ ÖRTBAS ETMİŞLER
Gülistan Doku cinayetini örtbas etiği belirtilen 108 kişilik listeye baraj gölünde yapılan aramalarda görev alan iki dalgıç da eklendi. Gülistan’a ait kağıt ve makas bulan dalgıçlar ‘delilleri karartma’ suçundan tutuklandı. Kriminal incelemesinde bahsedilen kağıdın üniversite yönetimine yazılan bir şikayet dilekçesi olduğu öğrenilirken ailenin avukatı Ali Çimen, intihar süsü vermek için baraja götürüldüğünü söyledi.
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020’de haber alınamaması üzerine Doku ailesinin başvurusu üzerine Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmada ilerleyen zamanlarda “kasten öldürme”, “kasten öldürmeye yardım”, “cinsel saldırı”, “suç delillerini gizleme veya yok etme”, “bilişim sistemine hukuka aykırı erişim”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “suçu bildirmeme” ve “suçluyu kayırma” suçlamalarıyla başta dönemin valisi Tuncay Sonel, eşi Handan Sonel, oğulları Mustafa Türkay Sonel, eski polis Gökhan Ertok ve Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov başta olmak üzere kamu görevlileri ve sivillerin de bulunduğu toplam 25 kişi tutuklandı. Firari şüpheli Umut Altaş ise ABD’de gözaltına alındı. Ailenin avukatı Ali Çimen’in verdiği 108 kişilik örtbas listesi kapsamında da içerisinde emniyet müdürü, emniyet amiri, başkomser, komiser ve polis memurlarının bulunduğu 19 kişi hakkında işlem yapıldı. Devam eden dalga operasyonlarının ardından Karar’ın 4 Ağustos’taki haberinde ise Doku’nun kaybolmadan 41 gün önce sorgulanmaya başlandığı ortaya çıkmıştı. İncelemelerin Tunceli Polis Evi’nden yapıldığı öğrenilirken sorgulama yapan 3 polis memuru da tutuklandı. İnceleme yapanlar arasında SİM kartı delillerini karartan Gökhan Ertok’un da olduğu görülürken avukat Çimen, dosyanın daha yeni başladığını söyledi. Gülistan Doku dosyasında gelişmeler devam ediyor. 108 kişilik örtbas listesine, Doku’yu arama çalışmalarında barajda görev alan iki dalgıç da eklendi. 5 Ağustos’ta yapılan operasyonda barajdaki not kağıdı ve makası bulan iki dalgıç “delil karartma” suçlarından tutuklandı.
KRİMİNAL RAPORLARI DOĞRULADI
Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Müdürlüğü’ne bağlı dalgıçların 8 Ocak 2020’de tuttuğu tutanakta, Gülistan Doku ait bir reçete ve “psikolojikmen bize baskı yaratıldığı” ifadesinin yazdığı belirtildi. Konu üzerine Karar’a konuşan Doku ailesinin avukatı Ali Çimen okunan ifadenin, Gülistan ve arkadaşlarının Munzur Üniversitesi akademisyeni Caize Altun Ataç’a yönelik bir şikayet dilekçesi olduğunu açıkladı. Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün dilekçeyi incelemesi üzerine yazılan uzmanlık raporu da yazının bir şikayet dilekçesinde yer aldığını doğrular nitelikte.
‘İNTİHAR ETTİ’ DENİLMEYE ÇALIŞILIYOR
İncelemenin sonunca dilekçede yer alan ifadelerin bir kısmı şöyle “Biz bunun ne dilekçede sözde rüşvet olduğunu dile getirmedik. Bizim şikayetimiz imza karşılığı hocanın o parayı bizden istemesi. Biz burada en doğal olan dilekçe hakkımızı kullandık. Biz hocaya para vermek istemiyoruz dediğimizde ‘benden sonra sınıfa giren 5 tl vermek... siz 5 tl veremiyorsunuz dedi…”
Kağıttaki el yazısının Gülistan’a ait olduğu yapılan incelemelerde de doğrulandığını belirten Çimen, kağıdın bulunduğu çantanın bulunmadığına dikkat çekti “Yazı zaten Gülistan’a ait ama kağıdın kim tarafından baraja konulduğu önemli. Yapılan şey dosyaya intihar süsü vermek. Gülistan’a ait eşyalar olduğuna işaret edilerek Gülistan intihar etti denmeye çalışılıyor.”
İNTİHAR NOTU DENİLEN KAĞIT ŞİKAYET DİLEKÇESİ
KARAR’a konuşan Aygül Doku, söz konusu dilekçenin bulunmasıyla dosyada hedef şaşırtılmaya çalışılarak intiharın işaret edilmeye çalışıldığını söyledi. Aynı zamanda abla Doku, dosya konusu dışında söz konusu akademisyenden şikayetçi olarak dava açtıklarını, akademisyenin kademe ilerlemesinin durdurulduğunu ve “irtikap” suçundan da yargılandığını söyledi. Yine KARAR’a konuşan ve ismini vermek istemeyen Gülistan’ın arkadaşı, bulunan dilekçe hakkında şunları söyledi: “Dilekçeyi ben, Gülistan ve bir arkadaşımızla beraber yazmıştık. Sanırım kasım-aralık ayları gibiydi. Yüksek kredili bir dersimize giren hocamız, derse kendisinden sonra giren öğrencilerden 5 lira alıyordu. Bizler de durumumuz olmadığı için, elimizde olanla anca geçindiğimiz için bu duruma karşı çıkarak üniversite yönetimine şikayette bulunduk. Sonrasında dersin hocası Caize Altun Ataç, sınıfı da bize karşı kışkırttı ve bizi dersten bıraktı. O dönem zaten Gülistan kaybolmuştu haliyle psikolojik olarak da kötü bir zamandı.”
