Davutoğlu’ndan Erdoğan’a çağrı: 'Kimin Venezuela’yla ilişkisi olmuşsa gözünün yaşına bakmayın'

Davutoğlu’ndan Erdoğan’a çağrı: 'Kimin Venezuela’yla ilişkisi olmuşsa gözünün yaşına bakmayın'

Davutoğlu, TBMM’de yaptığı konuşmada küresel düzene ilişkin eleştiriler yöneltti, “Dünya 1’den büyüktür” ve “İnsanlık Trump’tan büyüktür” vurgusu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrıda bulunan Davutoğlu, “Kimin geçmişte Venezuela’yla ilişkisi olmuşsa kimin hangi siyasilerin bu yönetimlerle ilişkisi olmuşsa hiç gözünün yaşına bakmayın. Maduro’nun ifadesi alınmadan Türkiye’de herhangi bir uyuşturucuyla zerre miskal ilişkisi olmuş bütün siyasileri kapsayacak bir operasyonu başlatın." dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, TBMM’de düzenlenen Yeni Yol Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 2025 yılını dünya, bölge ve Türkiye açısından ağır bir muhasebe dönemi olarak değerlendirdi. Davutoğlu, küresel düzenin çöktüğünü, Türkiye’de ise ekonomik, ahlaki ve hukuki çözülmenin derinleştiğini savunarak, 2026 yılına çok daha sert bir tabloyla girildiğini söyledi.

Davutoğlu, “Her şeyden önce ben de 2026 yılının ülkemiz için, partilerimiz için, gönül coğrafyamız için ve insanlık için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Ardından 2025 yılına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yapan Davutoğlu, “2025 yılı çok zor bir yıl oldu, dünya için zor, bölgemiz için zor ve ülkemiz için zor” ifadelerini kullandı.

“GAZZE SOYKIRIMI TARİHİN YAZDIĞI EN BÜYÜK İNSANLIK SUÇLARINDAN BİRİDİR”

Davutoğlu, 2025’in insanlık açısından neden zor geçtiğini anlatırken Gazze’de yaşananlara özel bir yer ayırdı. Gazze’de yaşananları açık biçimde “soykırım” olarak tanımlayan Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Gazze soykırımı herhangi bir siyasi çatışma alanı değildir, bir savaş dahi değildir. Gazze soykırımı tarihin yazdığı ne büyük insanlık suçlarından biridir.”

Ateşkes tartışmalarına da değinen Davutoğlu, yaşananların sona ermediğini vurgulayarak, “Şimdi bu Gazze soykırımının bittiğini iddia edenler veya durduğunu iddia edenler, ateşkesten bu yana 500’e yakın kardeşimizin şehit edildiğini, çocukların donarak öldüğünü, açlık sıkıntıları yaşandığını unutmamalılar” dedi.

“2025’TE BÖLGEDE İSRAİL HEGEMONYASI KURMAK İÇİN HER TÜRLÜ ÇABA GÖSTERİLDİ”

Davutoğlu, 2025 boyunca Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin Gazze ile sınırlı olmadığını belirterek, “Amerika destekli İsrail saldırganlığı 2025’te İran’da, Yemen’de, Lübnan’da, Suriye’de aldı başını gitti, dur diyen olamadı” ifadelerini kullandı. Bu sürecin bir hegemonya arayışı olduğunu savunan Davutoğlu, “2025 yılında bölgede bir İsrail hegemonyası kurmak için her türlü çaba gösterildi” dedi.

Kuzeyde ise Rusya-Ukrayna savaşına dikkat çeken Davutoğlu, “Rusya-Ukrayna savaşı bitti bitecek denirken her an Karadeniz’i bir gerilim denizi haline dönüştürecek potansiyeli taşımaya devam etti” değerlendirmesinde bulundu.

“YENİ SÖMÜRGECİ BİR DÖNEM BAŞLADI”

Küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde Donald Trump’ın politikalarına da değinen Davutoğlu, petrol ve mineral merkezli yaklaşımların dünyayı yeni bir döneme sürüklediğini savundu. Davutoğlu, bu tabloyu şu sözlerle anlattı:

“Hiç çekinmeden, utanmadan insanlığın yüzüne baka baka Trump’ın ilan ettiği petrol ve mineral savaşları, ticaret savaşları, insanlığın içindeki ekonomik adaletsizliği had noktaya getirdi. Yeni sömürgeci bir dönem başladı ve devam ediyor.”

“TÜRKİYE’DE HALK TAM BİR SEFALET YAŞIYOR”

Konuşmasının Türkiye bölümünde ekonomik tabloya sert eleştiriler yönelten Davutoğlu, “Bakmayın yaldızlı laflara, bakmayın Türkiye Yüzyılı iddialarına, halkımız tam bir sefalet yaşıyor” dedi. Enflasyonu hedef alan Davutoğlu, bu konuda şu ifadeleri kullandı:

“Enflasyon tarihin gördüğü en büyük hırsızlıktır.Enflasyonu yüksek tutan yönetimler halkın cebinden çalıp küçük bir azınlığın cebine aktaran yönetimlerdir. Bakın Maliye Bakanı da, matematik bilen herkes de elini vicdanına, aklını da herhangi bir yere saklamak için beyninde tutarak hesap versinler. Geçen sene Orta Vadeli Program ilan edildi, enflasyon beklentisi yüzde 17,5’tu, yani 2024’ün Eylül ayında Orta Vadeli Program’da 2025 için yüzde 17,5 dendi.

Bu sene Eylül ayında, yani bundan sadece üç ay önce enflasyon beklentisi yüzde 28,5’a çıkarıldı, gerçekleşen enflasyon yüzde 30,89. Yani bir yıl içinde, ya nasıl bir matematik bu, yüzde 15'e yakın sapma var bir yılda, bu dünyadaki şu andaki ortalama enflasyonun 3-4 misli, 3 aydaki sapma da yüzde 2 civarında, yüzde 2,5 civarında. Siz ya matematik bilmiyorsunuz, ya ekonomi bilmiyorsunuz ya da bu milletin enflasyondan neler çektiğini anlamayacak kadar vicdansızsınız. 2025 bu, işte Türkiye yüzyılı tablosu bu.

Gıda fiyatlarına da değinen Davutoğlu, “Bre vicdansızlar, sizin önünüze hazır geliyor diye gıdalar sanıyor musunuz ki vatandaş da gidip alabiliyor?” diye konuştu.

“2025 AHLAKİ ÇÖKÜŞ YILI OLARAK TARİHE GEÇECEK”

Davutoğlu, 2025 yılını yalnızca ekonomik değil, ahlaki açıdan da değerlendirdi. “2025 yılı tarihe ahlaki çöküş yılı olarak geçecek” diyen Davutoğlu, Meclis çatısı altında gündeme gelen iddialara ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Bu mübarek gazi Meclisin çatısı altında genç kızlarımızın pazarlandığı iddiaları ortaya çıktı. Hiç utanma yok mu sizde ya? Cinsel taciz bu gazi Meclisin çatısı altında yapılıyorsa hangi genç kızımız sokakta emniyet içinde yürüyebilir Allah aşkına?

Yine 2025 yılında yolsuzluklar semaya çıktı. 19 Mart operasyonuyla belediyelerde bir yolsuzluk operasyonu başladı. Tamam, yapılsın sonuna kadar. Ama ana muhalefet partisi ne kendine neşter attı, ne de gerçek bir muhalefeti ortaya koydu. İktidar ise sadece siyasi operasyon için yolsuzluk operasyonları yaptı. Tencere dibin kara, seninki benden kara hikayesi, alın birini vurun diğerine. Nice belediye başkanları iki taraf da neler yaşattılar. Bunları gören halk bir daha bu yönetime ve o yönetimin alternatifi olduğunu iddia eden ana muhalefete nasıl güvenir Allahaşkına, nasıl güvenir?"

“HAPİSHANELER DOLDUR-BOŞALT SİSTEMİYLE ÇALIŞIYOR”

Uyuşturucu ve çeteleşme sorununa da değinen Davutoğlu, “Çeteleşme aldı başını gitti sokaklarda” diyerek güvenlik zafiyetine dikkat çekti.

Adalet ve infaz sistemine yönelik eleştirilerinde Davutoğlu, cezaevlerinin işleyişini şu sözlerle anlattı:

“Hapishaneler doldur-boşalt sistemiyle çalışıyor. Önce dolduruyorlar, bakıyorlar ki istiap haddini aştı, bir infaz yasası, boşaltıyorlar.”

Bu durumun ağır sonuçlar doğurduğunu savunan Davutoğlu, “Düşünce suçluları içeride, gazeteciler içeride, siyasiler içeride” dedi.

“VENEZUELA OPERASYONU 2026’NIN FRAGMANIDIR”

2026 yılına ilişkin değerlendirmesinde Venezuela üzerinden yürütülen tartışmalara dikkat çeken Davutoğlu, “2026’nın fragmanını gördük bir hafta içinde. Ne oldu bu fragmanda? Venezuela operasyonu” ifadelerini kullandı. Birleşmiş Milletler düzeninin sona erdiğini savunan Davutoğlu şu ifadeleri kullandı:

"Artık Birleşmiş Milletler dediğimiz düzenin sonu geldi. Evvelsi gün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni baştan sona canlı izledim, hangi ülke ne diyor, bunları takip etmek zorundayız. Bizim kaderimiz oralardaçiziliyorsa takip edeceğiz. Birleşmiş Milletler düzenin öngördüğü bütün ahlaki ilkeler, ulusal egemenlik anlayışı, sınır bütünlüğüne saygı, devlet başkanlarının immunitesi, yani dokunulmazlığı, hangi ilkeyi alırsanız alın, Trump dedi ki, ben bunları aldım şuraya koyuyorum, bundan sonra benim ilkelerim geçerli. Onun ilkesi ne? Bir ülkede eğer petrol varsa benim hakkımdır diyor oraya müdahale etmek. Onun ilkesi ne? Ben kural tanımam diyor, giderim bir başka ülkenin devlet başkanını alır götürürüm diyor. Şimdi bu Trump düzeniyle hesaplaşmadan kimse devlet adamlığı taslayamaz, kimse insanlık iddiasında bulunamaz.

Bakın, çok kısa bir şey vereceğim, İkinci Dünya Savaşı öncesinde Hitler’in kullandığı dil neyse Trump aynı dili kullanıyor. Hitler, Avusturya’ya, Çekoslovakya’ya, Polonya’ya, Norveç’e, Fransa’ya, hatta Sovyetler Birliği’ne girerken kullandığı iki kavram vardı.

Birincisi şu: Sen kendi ülkeni yönetecek kapasitede değilsin diyordu. Çekoslovakya devleti Çekoslovakya’nın kaynaklarını kullanacak yetkinlikte değil diyerek müdahale etti. İkincisi de şuydu: Benim sınırım Almanya olabilir, ama benim hayat alanım Almanya’nın ötesidir.

Şimdi Trump da aynısını söylüyor. Bu adam diyor, bu Maduro denilen eski minibüs şoförü, kendi ülkesindeki petrolü yönetemeyecek kapasitede bir adam, ben gidip ben yapacağım diyor. Bu, beyaz sömürgeciliğinin dilidir.

Şimdi acil alacağınız tedbiri söylüyorum Ankara’da başta Cumhurbaşkanı olmak üzere. Derhal uyuşturucularla mücadeleyi baronlara kadar gidecek ve irtibatı olan bütün siyasileri kapsayacak şekilde genişletin. Kimin geçmişte Venezuela’yla ilişkisi olmuşsa, kimin hangi siyasilerin bu yönetimlerle ilişkisi olmuşsa hiç gözünün yaşına bakmayın.

Şimdi Maduro için de daha onlar harekete geçmeden, Maduro’nun ifadesi alınmadan Türkiye’de köküne kadar gidecek ve herhangi bir uyuşturucuyla zerre miskal ilişkisi olmuş bütün siyasileri kapsayacak bir operasyonu başlatın. Hiçbir kimsenin şahsi ikbali ve itibarı Türkiye Cumhuriyeti’nden daha büyük değildir.”

“TÜRKİYE İÇ TAHKİMATINI GÜÇLENDİRMELİ”

Bu tablo karşısında iktidara çağrılarda bulunan Davutoğlu, ilk olarak toplumsal kutuplaşmanın sona erdirilmesi gerektiğini söyledi. Uyuşturucuyla mücadelede baronlara ve siyasetle bağlantılı yapılara kadar uzanan kapsamlı bir operasyon çağrısı yaptı. Ekonomik tahkimatın zorunlu olduğunu vurgulayan Davutoğlu, savunma sanayinin güçlendirilmesini ve yeni jeopolitik ittifaklar kurulmasını savundu.

“BEN HİÇBİR MAKAMIN PEŞİNDE DEĞİLİM”

Konuşmasının sonunda siyasetin ahlaki zemini üzerine değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, şu ifadelerle sözlerini tamamladı:

“Allah şahittir, hiçbir makamın peşinde koşmadım, hiçbir servetin bir kuruş hesabını yapmadım. Ne arıyorum biliyor musunuz? Gün gelip bu fırtınalar bu ülkeyi sardığında, Rabbime ‘ben bunların olmaması için elimden geleni yaptım’ diyebilmekten başka hiçbir hesap gütmüyorum.”

YORUMLAR (11)
11 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN