Cezaevleri doldu taştı; iktidarın çözümü, suçluları salıvermek!

Cezaevleri doldu taştı; iktidarın çözümü, suçluları salıvermek!

TBMM'de kabul edilen 11. Yargı Paketi sonrasında cezaevlerinden 55 bin kişi tahliye oldu. Adalet Bakanlığı, yüzde 45 seviyelerine çıkan suç tekrarı oranları ve cezaevlerindeki doluluk nedeniyle hapis cezasına alternatif yeni modeller üzerinde çalışmaya başladı. Hükümetin masasında olan ve bir af niteliği taşımayan düzenleme, cezaların sıkı kurallarla dışarıda çekilmesini öngörüyor.

Yargı sistemi ve ceza infaz kurumlarıyla ilgili tartışmalar devam ederken; infaz düzenlemesi, denetimli serbestlik ve cezaevi tahliyeleri konuları vatandaşların en çok merak ettiği başlıklar arasında yer alıyor.

Adalet Bakanlığı ve AK Parti kurmayları, artan suç oranları ve cezaevlerindeki doluluk sorununa karşı hapis cezası uygulamalarına alternatif oluşturacak kapsamlı bir çalışma yürütüyor.

Özellikle 11. Yargı Paketi sonrası gündeme gelen güvenlik endişeleri, hükümeti yeni bir yol haritası belirlemeye itiyor.

Suç tekrarı oranlarının yüksekliği ise sistemin rehabilite edici yönünün sorgulanmasına neden oluyor.

YENİ İNFAZ DÜZENLEMESİ NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK?

Türkiye gazetesinden Yücel Kayaoğlu'nun haberine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından kabul edilen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran 11. Yargı Paketi kapsamında cezaevlerinden yaklaşık 55 bin hükümlü tahliye edildi.

Resmi Gazete'de 26 Aralık 2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren bu düzenleme, özellikle deprem sürecinde işlenen bazı suçları kapsam dışı bırakırken, 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlardan hüküm giyenlere erken tahliye yolunu açtı.

115 BİN KİŞİ NE ZAMAN TAHLİYE OLACAK?

Söz konusu düzenleme, hükümlülerin kapalı cezaevinden açık cezaevine geçişlerini veya açık cezaevinden denetimli serbestliğe ayrılmalarını üç yıl öne çekti.

Bu durum, toplumun bir kesiminde 'güvenlik zafiyeti' endişesi yaratırken, önümüzdeki aylarda 115 bin kişinin daha tahliye edilmesinin beklenmesi tartışmaları alevlendirdi.

Vatandaşlar, sokakların güvenliği konusunda endişelerini dile getiriyor.

HAPİS CEZASINA ALTERNATİF YÖNTEMLER NELER OLACAK?

Hükümet kanadından gelen bilgilere göre, üzerinde çalışılan yeni model bir 'af' niteliği taşımıyor.

AK Parti kaynakları, yapılan çalışmanın mevcut denetimli serbestlik sisteminin revize edilmesi olduğunu belirtiyor.

Temel hedef, hükümlülerin cezalarının belirli bir bölümünü cezaevi duvarları arasında değil, dışarıda ve sıkı kurallar çerçevesinde tamamlamalarını sağlamak.

MAKTU ORANLI DENETİMLİ SERBESTLİK NEDİR?

Planlanan sistemde, 'maktu oranlı denetimli serbestlik' uygulaması masaya yatırılıyor.

Hükümlüler, işledikleri suçun niteliğine göre belirlenecek çeşitli yükümlülüklere tabi tutulacak.

Yetkililer, örneğin 20 yıl hapis cezası alan bir kişinin 20 yıl boyunca cezaevinde kalmasının ıslah açısından her zaman en doğru yöntem olmadığını savunuyor.

AK Parti yetkilileri konuya ilişkin olarak, "Eğer kişi kurallara uyacaksa, cezasının bir kısmını dışarıda, denetimli serbestlik şartlarında çekebilir. Ancak dışarı çıkan kişi, kuralları ihlal etmesi durumunda çok daha ağır cezalarla karşılaşacağını bilecek" değerlendirmesinde bulundu.

CEZAEVİNDEN ÇIKANLAR TEKRAR SUÇ İŞLİYOR MU?

Adalet Bakanlığı verileri ve kaynakları, infaz sistemindeki en büyük sorunun 'suç tekrarı' (tekerrür) olduğuna dikkat çekiyor.

Yapılan araştırmalar, cezaevinden tahliye olan kişilerin yeniden suç işleme oranının dünya genelinde yüzde 40 ile 45 bandında olduğunu gösteriyor.

Türkiye'deki istatistiklerin de bu seviyelerde seyretmesi, konunun sadece adli bir vaka olarak görülemeyeceğini ortaya koyuyor.

SUÇ EŞİĞİ PSİKOLOJİK OLARAK NASIL AŞILIYOR?

Bakanlık yetkilileri, mevcut durumun psikolojik boyutuna vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:

"Bir kez suç işledikten sonra ikinciyi işlemek psikolojik olarak daha kolay hale geliyor. Bu kritik bir eşik.

Bu sebeple infaz rejiminin bütün unsurlarıyla yeniden ele alınması şart.

Bu dönüşüm sadece Adalet Bakanlığı'nın tek başına başarabileceği bir süreç değil; ailenin, toplumun ve devletin topyekun bu meseleye eğilmesi gerekiyor."

SUÇLULARIN TOPLUMA KAZANDIRILMASI MÜMKÜN MÜ?

İnfaz rejiminin temel felsefesi suçluyu cezalandırmak kadar, onu ıslah edip topluma yeniden kazandırmak.

Ancak dünya genelindeki ve Türkiye'deki yüzde 45'lik geri dönüş oranı, sistemin bu konuda yetersiz kaldığını gösteriyor.

Yetkililer bu oranı 'korkunç bir rakam' olarak nitelendiriyor.

YENİ ÇALIŞMA HANGİ SUÇLARI KAPSAYACAK?

Yeni çalışma ile suçlunun sadece cezalandırılması değil, aynı zamanda dışarıdaki hayata uyum sağlaması ve yeniden suç işlememesi için caydırıcı mekanizmaların kurulması hedefleniyor.

Hapis cezasına alternatif olarak düşünülen suç türleri ve kapsamı hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Ancak çalışmaların hız kazandığı ve önümüzdeki günlerde detayların netleşeceği belirtiliyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN