CHP Genel Merkezi’ne yönelik fiziki müdahaleleri ve adli süreçleri sert bir dille eleştiren İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, yaşananları "yargı kararı" diyerek normalleştirmenin mümkün olmadığını söyledi.
Siyasetin adalet zemininden kaydırılmasının toplumsal bir kaos doğuracağı uyarısında bulunan İYİ Parti lideri, Ankara siyasetinde yeni bir tartışma dalgası başlattı.
"SİYASETİ SANDIĞIN BELİRLEDİĞİ BİR ÜLKE İSTİYORUZ"
Dervişoğlu, CHP’ye yönelik hamlelerin arka planında siyaseti yeniden kurgulama arayışının yattığına dikkat çekerek, teamüllere ve demokratik ilkelere aykırı uygulamaların karşısında duracaklarını belirtti. İYİ Parti Genel Başkanı, mesajında şu ifadeleri kullandı:
"Siyasetin nasıl şekilleneceğini kurguladıklarını görüyoruz. CHP'nin cebren kapılarının kırılmasını, başına kayyum atanmasını 'yargı kararıdır' deyip geçmiyoruz. Biz bir kayyum cumhuriyeti istemiyoruz. Türk milletinin sözü üstün olsun istiyoruz. Siyaseti sandığın belirlediği bir ülke istiyoruz. Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. Hukukun yegane görevi, siyasetin adil bir şekilde ilerlemesini sağlamaktır."
"DEVLET AKLI" KAVRAMINA YENİ TANIM: "İKTİDAR KENDİ MENFAATİNİ SATIYOR"
Konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden birini "devlet aklı" tartışmalarına ayıran Müsavat Dervişoğlu, bu kavramın iktidar temsilcileri tarafından kendi siyasi hamlelerine dokunulmazlık kazandırmak amacıyla bir "kalkan" gibi kullanıldığını iddia etti.
Dervişoğlu, devlet vizyonu ve kurumsal akla dair felsefi bir çerçeve çizerek iktidarı şu sözlerle eleştirdi:
"İktidarın aldığı her kararın üstüne 'devlet aklı' diye mühür basıyorlar. Devlet aklı, iktidarın her yaptığına dokunulmazlık zırhı geçirmek değildir. Mevcut sistem, yargı bağımsızlığını tartışmalı hale getirip Meclis'i geri iterek devlet aklını bir kişinin siyasi ihtiyacına mahkum ediyor.
Devlet aklı anayasaya sadakatttır. Hukuk devletine bağlılıktır. Devletin kendi sınırlarını bilmek ve millete hesap verme ahlakıdır. Bu yüzden yargı bağımsızlığını tartışmalı hale getiren, Meclis'i geri iten bir sistem devlet aklını bir kişinin siyasi ihtiyacına mahkum eder. Devlet aklı hukuku askıya alanların sığınağı olmayacaktır."
Konuşmasının sonunda meydan okuyan bir ton seçen Dervişoğlu, "Artık ders alma zamanı değil, ders verme zamanıdır. Demokratik değerlere zarar verenlerle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Geleceğiz, sıkı durun, hesap soracağız" diyerek erken seçim ve iktidar değişimine yönelik kararlılık mesajı verdi.
