DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türk Lirası’ndaki değer kaybı, akaryakıta gelen son zam ve artan kredi kartı kullanımıyla ilgili yaptığı açıklamada, uygulanan ekonomi politikalarının her geçen gün vatandaşa daha ağır bir maliyet doğurduğunu söyledi. Karal, “Ramazan ayında milletimize moral vermek isterdik ancak ekonomi yönetimi her gün kendi yazdığı ‘hayatın acı gerçekleri’ bültenini yayınlamakta ısrar ediyor” dedi.
MOTORİN 60 LİRAYI AŞTI: “ZİNCİRLEME ZAMLAR KAÇINILMAZ”
Karal, motorinin gece yarısı gelen 2,40 TL’lik zamla tarihte ilk kez 60 lirayı aştığını belirterek, bu artışın üretimden ulaşıma, gıdadan hizmet sektörüne kadar geniş bir alanda zincirleme zamları beraberinde getireceğini ifade etti.
Akaryakıta yapılan her zammın raf fiyatlarına doğrudan yansıdığını kaydeden Karal, “Bu tablo sadece araç sahiplerini değil; çiftçiyi, esnafı, sanayiciyi ve en nihayetinde sofradaki vatandaşı etkiliyor” diye konuştu.
“GÜVEN OLMADAN YATIRIM VE REFAH OLMAZ”
Türk Lirası’ndaki değer kaybının yalnızca döviz kurundaki yükselişle sınırlı olmadığını vurgulayan Karal, ekonomi yönetimine duyulan güvenin de ciddi şekilde zedelendiğini savundu.
“Doların tırmanışını sadece bir kur grafiği olarak göremeyiz. Bu, aynı zamanda ekonomiye duyulan güvenin aşınmasının göstergesidir” diyen Karal, güven ortamı olmadan yatırımın, istikrarın ve refahın mümkün olmadığını belirtti.
Karal, “Ne yazık ki ülke olarak bu ‘olmaz’ların arasında hükümetin yazıp çizdiği ekonomik tablonun sonuçlarını her gün daha ağır şekilde yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
“VATANDAŞ BORÇLANARAK AYAKTA KALMAYA ÇALIŞIYOR”
Artan hayat pahalılığı karşısında vatandaşların kredi kartına yönelmek zorunda kaldığını dile getiren Karal, cüzdandaki nakdin azalırken kart kullanımının hızla arttığını söyledi.
“İnsanlar artık gelirleriyle değil, borçlanarak ayakta kalmaya çalışıyor. Bu tablo sürdürülemez” değerlendirmesinde bulundu.
“RAMAZAN’DA UMUT KONUŞMAK İSTERDİK”
Ramazan ayına da değinen Karal, mevcut ekonomik şartların toplum psikolojisini olumsuz etkilediğini ifade etti.
“Ramazan bereket, dayanışma ve huzur ayıdır. Biz de bu günlerde umut konuşmak, refah konuşmak isterdik. Ancak mevcut ekonomi yönetimi, kendi yazdığı ‘hayatın acı gerçekleri’ bültenini her gün milletimize izletiyor” diyen Karal, yaşanan ekonomik sıkıntıların kader olmadığını savundu.
Karal, yanlış para politikaları, öngörüsüz kararlar ve güven erozyonunun bu tablonun temel nedeni olduğunu belirterek, Türkiye’nin kriz yerine çözüm üreten bir ekonomi anlayışına kavuşması gerektiğini söyledi. İstikrarın bağımsız kurumlar, öngörülebilir politikalar ve güven veren bir yönetimle sağlanabileceğini ifade eden Karal, bunun da DEVA iktidarıyla mümkün olacağını öne sürdü.
