DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), TÜİK’in Mayıs 2026 Hanehalkı İşgücü Araştırması verilerini esas alarak hazırladığı “İşsizliğin Görünümü Haziran 2026-2” raporunu yayımladı. Rapora göre geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 627 bine, geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 31’e yükseldi. Dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 8,2 olarak açıklanırken, dar ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki fark 22,8 puana ulaştı.
DİSK-AR’ın raporunda, TÜİK’in dar tanımlı işsizlik göstergesinin işgücü piyasasındaki tabloyu tam olarak yansıtmadığı değerlendirilerek, zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve çalışmaya hazır olduğu halde iş bulamayanların da dahil edildiği geniş tanımlı işsizliğin yükselişini sürdürdüğü vurgulandı. Raporda, Mayıs 2026 itibarıyla mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısının 2 milyon 883 bin, geniş tanımlı işsiz sayısının ise 12 milyon 627 bin olduğu belirtildi.
GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK İKİ YILDA 2,7 MİLYON ARTTI
Rapora göre Mayıs 2024’te 9 milyon 919 bin olan geniş tanımlı işsiz sayısı, Mayıs 2025’te 12 milyon 341 bine, Mayıs 2026’da ise 12 milyon 627 bine yükseldi. Böylece geniş tanımlı işsiz sayısı son bir yılda 286 bin, son iki yılda ise 2 milyon 708 bin arttı. Aynı dönemde dar tanımlı işsiz sayısı ise 3 milyon 32 binden 2 milyon 883 bine geriledi. Buna karşın geniş tanımlı işsizlik oranı iki yılda yüzde 24,9’dan yüzde 31’e yükselirken, dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 8,4’ten yüzde 8,2’ye geriledi. Raporda, bu gelişmenin dar ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki farkı belirgin biçimde artırdığı ifade edildi.
DİSK-AR, geniş tanımlı işsiz sayısındaki yükselişin temel nedenleri arasında zamana bağlı eksik istihdam ile potansiyel işgücündeki artışı gösterdi. Buna göre haftalık 40 saatin altında çalışmasına rağmen daha fazla çalışmak isteyenlerin sayısı son iki yılda 2 milyon 977 binden 4 milyon 257 bine yükseldi. Aynı dönemde potansiyel işgücü de 3 milyon 909 binden 5 milyon 488 bine çıktı. Raporda, “Mayıs 2026 itibarıyla Türkiye’de 4,3 milyon kişi haftalık 40 saatten az çalışıyor ve daha fazla çalışmak istiyor. Yaklaşık 5,5 milyon kişi ise çalışmak istemesine rağmen iş bulamıyor.” değerlendirmesine yer verildi.
KADINLARDA TABLO DAHA AĞIR
Raporda kadın işsizliğine ilişkin veriler de dikkat çekti. Mayıs 2026 itibarıyla dar tanımlı işsizlik oranı kadınlarda yüzde 10,5, erkeklerde yüzde 7 olarak hesaplandı. Geniş tanımlı işsizlik oranı ise kadınlarda yüzde 40,8’e ulaşırken erkeklerde yüzde 25,1 seviyesinde kaldı. Böylece kadınlarla erkekler arasındaki geniş tanımlı işsizlik farkı 15,7 puan oldu.
Kadınlarda geniş tanımlı işsiz sayısı 6 milyon 198 bin, erkeklerde ise 6 milyon 429 bin olarak hesaplandı. Raporda, kadınlarda zamana bağlı eksik istihdam ve iş bulma umudunu kaybedenlerin oranının erkeklere göre daha yüksek olduğu belirtilerek, işgücü piyasasındaki cinsiyet farkının sürdüğüne dikkat çekildi. Ayrıca Mayıs 2026 itibarıyla işsizlik türleri arasında en yüksek oranın yüzde 40,8 ile geniş tanımlı kadın işsizliği olduğu kaydedildi.
İŞSİZLİK ÖDENEĞİNE ERİŞİM SINIRLI KALDI
Raporda işsizlik sigortasına ilişkin veriler de değerlendirildi. TÜİK’in Mayıs 2026 için açıkladığı 2 milyon 883 bin dar tanımlı işsize karşılık, İŞKUR verilerine göre aynı ay işsizlik ödeneği alabilen kişi sayısı 449 bin 423 olarak gerçekleşti. Buna göre resmi işsizlerin yalnızca yüzde 15,6’sı işsizlik ödeneğinden yararlanabilirken, yüzde 84,4’ü herhangi bir işsizlik ödeneği alamadı. DİSK-AR, işsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının ağır olması nedeniyle işsizlerin büyük bölümünün sistem dışında kaldığını belirtti.
DAR VE GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK ARASINDAKİ FARK BÜYÜYOR
Raporda, dar tanımlı işsizliğin sınırlı bir gösterge olduğu, işgücü piyasasının mevcut görünümünü değerlendirmek için geniş tanımlı işsizliğin daha kapsayıcı bir ölçüt sunduğu ifade edildi. Son iki yılda dar tanımlı işsizlikte sınırlı gerileme yaşanmasına karşın, eksik istihdam ve potansiyel işgücündeki artışın geniş tanımlı işsizliği yükselttiği vurgulandı. Bu nedenle dar tanımlı işsizlik oranı ile geniş tanımlı işsizlik oranı arasındaki makasın açılmaya devam ettiği ve işgücü piyasasındaki sorunların sürdüğü değerlendirmesi yapıldı.
