Edirne'de çiftçilik yapan Kemal ve Sibel İlter çifti, azmin ve fedakarlığın en güzel örneğini sergiliyor. Sabahın ilk ışıklarıyla tarlaya giren, gün batana kadar toprakla uğraşan aile, yılın 365 günü dur durak bilmeden çalışıyor. Buğdaydan ıspanağa, balıkçılıktan hayvancılığa kadar uzanan geniş bir yelpazede üretim yapan ailenin en büyük motivasyonu ise çocuklarının geleceği. Topraktan kazandıkları her kuruşu eğitime yatıran İlter ailesi, alın terinin berekete nasıl dönüştüğünü tüm Türkiye'ye kanıtlarken, verdikleri hayat mücadelesiyle de ilham veriyor.
HER HASAT BİR DİPLOMA DEMEK
Uzunköprü ilçesinde tarımla hayatını kazanan İlter ailesi için tarladaki mesai sadece geçim kaynağı değil, aynı zamanda çocuklarının eğitim anahtarı. Kemal İlter, tarlada verdikleri mücadelenin meyvelerini çocuklarının başarısıyla aldıklarını gururla anlatıyor. Oğlunun Balıkesir’de mimarlık eğitimi aldığını, kızının ise eğitimini tamamlayarak Tekirdağ Şehir Hastanesi’nde görevine başladığını belirten baba İlter, her ıspanak bağının ve her buğday tanesinin birer eğitim bursuna dönüştüğünü vurguluyor.

ÜRETİM HİÇ DURMUYOR
Kasım ayında toprakla buluşan ıspanakların hasadına başlayan aile, bugünlerde hummalı bir çalışma içinde. Yaklaşık 200 metrelik bir alanda tek tek kesilen ve titizlikle yıkanan ıspanaklar, pazara sunulmak üzere hazırlanıyor. Sadece standart ürünlerle yetinmeyen Kemal İlter, tarlasında deneme amaçlı Japon turpu da yetiştirerek üretim çeşitliliğini artırıyor. Mevsimine göre bezelye, kavun, karpuz ve patlıcan eken aile, toprağın her imkanını değerlendirerek sofralara taze ürün ulaştırıyor.
ÇOK YÖNLÜ BİR YAŞAM MÜCADELESİ
İlter ailesinin geçim kaynağı sadece toprakla sınırlı değil. Altınyazı Barajı’nda balıkçılık da yapan Kemal İlter, günün bir kısmını traktör üzerinde tarlasını sürerek, diğer kısmını ise teknede ağlarını atarak geçiriyor. Hayvancılıkla da uğraşan ve evindeki ineklerin bakımını ihmal etmeyen aile, "Ne kazanıyorsak alın terimizle" diyerek dürüst kazancın altını çiziyor. Aracı kullanmadan, ürettikleri ıspanakları doğrudan Uzunköprü pazarında vatandaşla buluşturan aile, yerel üretimin en güçlü temsilcilerinden biri haline gelmiş durumda.

"ZOR AMA VAZGEÇMİYORUZ"
Tarladaki mesaisinde eşini bir an bile yalnız bırakmayan Sibel İlter, çiftçiliğin zorluklarına rağmen pes etmediklerini ifade ediyor. Ispanak kesmenin ve yıkamanın zahmetli bir süreç olduğunu belirten Sibel Hanım, "Çocuklarımızın geleceği bu topraklarda yatıyor. Yorulsak da vazgeçmeye niyetimiz yok, çünkü emeklerimizin karşılığını çocuklarımızın başarısıyla alıyoruz" diyerek fedakar anneliğin ve üretkenliğin önemini hatırlatıyor. Umudunu bereketli topraklara bağlayan aile, doğaya olan sevgileriyle üretmeye devam ediyor.
