Karacadağ’ın bazalt taşlı arazilerinde binlerce yıldır süregelen bir gelenek, bugünlerde yeniden canlanıyor. Kendine has rengi, yoğun aroması ve düşük şeker oranıyla tescillenen Karacadağ pirinci, modern tarım makinelerinin giremediği taşlı tarlalarda insan gücüyle ekilmeye başlandı. Toprağın 7 yıl boyunca dinlendirildiği bu özel üretimde, çiftçiler bereketli bir sezon için ilk tohumları kar sularının serinliğinde toprakla buluşturdu.
VOLKANİK TAŞLARIN ARASINDA İNSAN GÜCÜYLE ÜRETİM
Karacadağ pirincini diğerlerinden ayıran en büyük özellik, yetiştiği zorlu coğrafya. Bölgenin taşlı yapısı nedeniyle makineli tarımın kısıtlı olduğu alanlarda, ekimden hasada kadar neredeyse tüm süreç insan eliyle yürütülüyor. Çiftçiler, traktörle hazırlanan tarlalara tohumları geleneksel yöntemlerle, elleriyle serpiyor. Bu zahmetli yolculuk, Karacadağ pirincine sadece bir lezzet değil, aynı zamanda büyük bir emek değeri katıyor.

TOHUMUNUN TONU SERVET DEĞERİNDE
Piyasadaki en kıymetli tarım ürünlerinden biri olan Karacadağ pirincinin tohumu adeta altınla yarışıyor. Tohumunun ton fiyatı 140 bin lirayı bulurken, geçtiğimiz sezon tüketicilere ulaşan nihai ürünün kilogram fiyatı 120 TL ile 350 TL arasında alıcı buldu. Sağlıklı ve doğal yapısıyla bilinen bu pirinç, hem üreticisi için yüksek maliyetli bir yatırım hem de tüketicisi için vazgeçilmez bir gurme lezzet olma özelliğini koruyor.
7 YIL DİNLENEN TOPRAK VE KAR SUYUNUN MUCİZESİ
Karacadağ pirincinin o meşhur lezzetinin sırrı, sabır ve doğallıkta gizli. Verimin ve kalitenin bozulmaması için aynı tarla ancak 7 yılda bir ekiliyor; geri kalan sürede toprak nadasa bırakılarak dinlendiriliyor. Ayrıca üretimde kimyasal gübreden kaçınılırken, sulama işlemi göletlerde biriktirilen saf kar ve yağmur sularıyla yapılıyor. Yaklaşık 5,5 ay süren sulama periyodu boyunca pirinçler, dağın serin suyunda olgunlaşıyor.

"DÜNYADA BU LEZZETİN BAŞKA ÖRNEĞİ YOK"
Yıllardır Karacadağ eteklerinde üretim yapan Muhittin İzol, bölge pirincinin benzersizliğine dikkat çekiyor. Karacadağ pirincinin şeker oranının çok düşük olması nedeniyle sağlık dostu olduğunu belirten İzol, "Bu pirinci bir kez yiyen başka pirinç aramaz" diyerek ürünün kalitesini vurguluyor. Gübre yerine doğal yöntemlerin tercih edildiği, sadece doğanın sunduğu kaynaklarla beslenen bu tescilli lezzet, bölge ekonomisinin en önemli yapı taşlarından
