Bir zamanlar yaylaya çıkmadan önce yapılan hazırlıklar listesinde en başa oturan un, kana kan katarak üşümeyi engelliyor. Anadolu’nun kadim lezzeti, kış mevsiminin vazgeçilmezi. Eskiler çok iyi bilse de şu an üretimi çok düşük. Konya'da üretimini yapan İbrahim Çakar, tüm Türkiye'den sipariş alıyor.
Balkanlar kapıyı sert çaldı, Samsun 'beyaz gelinliğini' giydi: Yarım metreyi aşan karda hayat durdu
Anadolu’nun binlerce yıllık mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olan, ancak günümüzde nadir rastlanan kavut unu, Konya’nın Hadim ilçesinde geleneksel yöntemlerle üretilmeye devam ediyor. Hadim’in Bolat Mahallesi’nde yaşayan 47 yaşındaki İbrahim Çakar, atalarından devraldığı bu mirası yaşatmak için gece gündüz mesai harcıyor. Buğdaydan menengice kadar pek çok doğal ürünün birleşimiyle oluşan bu özel un, sadece bir yiyecek değil, aynı zamanda kültürel bir hafıza olarak değerlendiriliyor.

7 SAAT KÖZ ATEŞİNDE SABIR TESTİ
Kavut ununun üretim süreci, büyük bir sabır ve ustalık gerektiriyor. İbrahim Çakar, bu eşsiz lezzetin sırrının köz ateşinde saklı olduğunu belirterek hazırlanışı şöyle anlattı:
"Kavut bize atalarımızdan, dedelerimizden kalan bir miras. Unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek. Son 8-10 yıldır bu işi yapan neredeyse sadece ben kaldım. Kavut ununun içinde kabak çekirdeği, ay çekirdeği, mısır, buğday, nohut ve menengiç bulunur. Bu malzemeleri odun ateşinde, köz üzerinde yavaş yavaş kavuruyoruz. Közde 6-7 saat kavrulması gerekir. Kavrulduktan sonra soğutur, değirmende undan biraz daha iri olacak şekilde öğütürüz. Sonra da pekmezle karıştırarak tatlı olarak yeriz"

SEYAHATNAME’DE GEÇEN KÜLTÜREL MİRAS
Kavut, sadece Anadolu köylerinde değil, tarihi belgelerde de kendine yer bulmuş bir lezzet. Ünlü seyyah Evliya Çelebi, dünyaca ünlü eseri Seyahatname’de bu kadim gıdadan övgüyle bahsediyor.

Eskiden yaylaya çıkan ailelerin yanına aldığı en temel enerji kaynağı olan kavut, günümüzde İbrahim Çakar’ın özverisiyle yaşatılıyor.

"KANA KAN KATAR"
Kavut ununun kış aylarında neden bu kadar çok tercih edildiğini açıklayan Çakar, "Bunu yiyenlerde kolay kolay üşüme ve kansızlık olmaz. Kana kan katar, kan yapıcı özelliğe sahiptir" dedi.

TÜM TÜRKİYE’DEN SİPARİŞ YAĞIYOR
Unutulmaya yüz tutmuş bu lezzetin yeniden popülerleşmesiyle birlikte Hadim’den tüm Türkiye’ye bir lezzet köprüsü kuruldu. Yaşlı vatandaşların "çocukluğumuzu yaşattın" diyerek teşekkür ettiği İbrahim Çakar, artan taleplere yetişmekte zorlandığını belirtti. 60-70 yaşındaki teyzelerin dualarını almanın kendisini çok duygulandırdığını ifade eden usta, gücü yettiği sürece bu köz ateşini söndürmemeye kararlı olduğunu belirtti.


