Ağustos ayının ilk günleriyle birlikte yurdun dört bir yanından bunaltıcı hava haberleri gelmeye başladı. Yıllardır Anadolu topraklarında mevsimin en zorlu sınavı olarak kabul edilen ve yılın en yüksek değerlerinin görüldüğü o çöl sıcakları dönemi yeniden kapımızda. Meteoroloji uzmanlarının son değerlendirmelerine göre, önümüzdeki günlerde hava sıcaklıkları ülke genelinde mevsim normallerinin üzerine çıkarak hayatı olumsuz etkileyecek.
Özellikle güney ve doğu vilayetlerinde termometrelerin ibresi akılalmaz seviyelere tırmanırken, büyükşehirlerde yaşayan vatandaşları ise çok daha sinsi bir tehlike olan nem oranı zorlayacak.
ASIRLIK HALK TAKVİMİNDEKİ GİZEMLİ AD
Peki, herkesin konuştuğu ve yaşlıların asırlardır dilinden düşürmediği bu kavurucu günlerin arkasındaki sır ne? Halk takviminde yazın en tepe noktası, erime ve harman zamanı olarak bilinen bu özel dönem, köklü geçmişiyle aslında doğanın bir ritmi. Yöreden yöreye harman sıcakları ya da çöl sıcakları gibi farklı isimlerle anılsa da, özünde yılın en yakıcı güneş ışınlarının dik açıyla yeryüzüne ulaştığı haftayı simgeliyor. Takvimlerde başlangıç tarihi için birkaç günlük farklar bulunsa da, ağustosun ilk haftasıyla birlikte bu yakıcı atmosferin tüm yurtta etkisini hissettireceği kesinleşmiş durumda.

BÖLGE BÖLGE NEM DURUMU
Haritaya bakıldığında sıcaklık dalgasından en ağır darbeyi Güneydoğu Anadolu alacak gibi görünüyor. Bölgedeki birçok şehirde gündüz saatlerinde termometrelerin 40 derecenin üzerini göstermesi beklenirken, asıl çile sahil kentlerinde yaşanacak.
İstanbul başta olmak üzere Marmara ve Ege kıyılarında sıcaklık rakam olarak belki Güneydoğu kadar yüksek görünmeyecek ancak nem oranının tavan yapmasıyla birlikte hissedilen sıcaklık nefes almayı bile imkansız hale getirecek. Uzmanlar, günün en kritik saatleri olan öğle vakitlerinde özellikle yaşlıların, çocukların ve kronik rahatsızlığı bulunanların gölgede bile kalırken çok dikkatli olmaları gerektiğinin altını çiziyor.
AFRİKA VE ARABİSTAN'DAN GELİYOR
Eyyam-ı Bahur sıcakları, Ağustos ayının ilk haftasından itibaren Türkiye'de etkisini gösterecek. Mevsim normallerinin üzerinde seyredecek olan sıcaklıklar, halk arasında "çöl sıcakları", "Afrika sıcakları" veya "cehennem sıcakları" olarak da adlandırılıyor. Bu durum, Afrika ve Arap Yarımadası'ndan gelen sıcak hava dalgalarının ülkeyi etkisi altına almasıyla meydana gelecek.
BÖLGELERE GÖRE EYYAM-I BAHUR ETKİLERİ
Sıcak hava dalgası Türkiye'nin farklı bölgelerinde etkisini gösterecek. Doğuda Arap Yarımadası kaynaklı, batıda ise Afrika kaynaklı akımların taşıdığı bu dalga, bölgelere göre değişiklik gösteren etkiler yaratacak.
Güneydoğu Anadolu, sıcaklık dalgasını en yoğun hissedecek bölge olacak ve 40 derecenin üzerinde sıcaklıklar bekleniyor.

İstanbul ve Marmara kıyılarında ise asıl risk yüksek nem oranı olacak. Nem nedeniyle hissedilen sıcaklık, ölçülen değerlerin çok üzerine çıkacak. İstanbul'da sıcaklıklar Pazartesi günü 30-31 derece, Salı gününden itibaren ise 32 derece civarında seyredecek.
Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde de sıcaklıkların mevsim normallerinin belirgin şekilde üzerine çıkması öngörülüyor.
EYYAM-I BAHUR GECE SICAKLIKLARI NASI OLACAK?
Eyyam-ı Bahur döneminde asıl gizli tehlike gündüz kavurucu güneşten ziyade gece saatlerinde yaşanıyor. Hava sıcaklığının gece boyunca yirmi beş derecenin altına düşmediği ve meteorolojide tropikal gece olarak adlandırılan bu süreç, vücudun kendini yenilemesini imkansız hale getiriyor. Nemin de birleşmesiyle uykusuz geçen geceler, ertesi gün insanlarda aşırı halsizlik, konsantrasyon bozukluğu ve tansiyon dengesizliklerine yol açıyor. Uzmanlar, uyumadan önce ağır yiyeceklerden kaçınılmasını ve yatak odalarının gün içinde doğrudan güneş almayacak şekilde karartılmasını öneriyor.
GİZLİ FELÇ RİSKİNE DİKKAT
Sıcaktan bunalan insanların serinlemek amacıyla yaptığı bazı bilinçsiz hamleler, sağlık açısından sıcak havanın kendisinden çok daha tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Aşırı terliyken doğrudan yüksek devirli klima karşısına geçmek veya aniden buz gibi soğuk duşun altına girmek, vücutta ısı şokuna ve yüz felcine davetiye çıkarıyor.
Benzer şekilde, çok soğuk buzlu içeceklerin hızlıca tüketilmesi mide kramplarına ve kalp ritminde ani bozulmalara yol açabiliyor. Vücut ısısını dengede tutmanın en sağlıklı yolu, suyu oda sıcaklığına yakın tüketmek ve serinlemeyi kademeli olarak gerçekleştirmektir.
