DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında, fon soruşturmasından çözüm sürecine, Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğundan terör örgütü PKK'nın lideri Abdullah Öcalan'ın koşullarına kadar gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.
Borsada asıl çöküşü gösteren grafik: BIST 100 tahribatı perdeledi
Konuşmasının önemli bir bölümünü sermaye piyasalarında ortaya çıkan fon skandalına ayıran Hatimoğulları, soruşturmanın yalnızca finansal usulsüzlüklerle sınırlı olmadığını savunarak siyasi ve bürokratik sorumlulukların da araştırılması gerektiğini söyledi.
"FON VURGUNU BU ÜLKENİN EKONOMİK SUSURLUK'UDUR"
Hatimoğulları, 3 Kasım 1996 tarihinde meydana gelen Susurluk kazasının 30. yıılını hatırlatarak, kazayla ortaya çıkan devlet, siyaset ve organize suç ilişkilerine gönderme yaptı.
Aradan geçen 30 yıla rağmen benzer ilişkilerin bu kez sermaye piyasalarında görüldüğünü savunan Hatimoğulları, şu ifadeleri kullandı:
"Aradan 30 yıl geçti, Susurluk hala gün gibi aklımızda. 30 yıl içinde araba değişti ama zihniyet değişmedi. Bu araba borsada, fonlarda cirit atıyor. Fon vurgunu bu ülkenin ekonomik Susurluk'udur."
Sermaye piyasalarında yaşanan skandalın bütün bağlantılarıyla araştırılması gerektiğini belirten Hatimoğulları, iktidarın yürüttüğü adli ve idari işlemlerin yeterli olmadığını ileri sürdü.
Fon işlemlerine göz yumduğu veya denetim görevini yerine getirmediği iddia edilen kamu görevlilerinin de hesap vermesini isteyen Hatimoğulları, soruşturma kapsamında hiçbir isme ayrıcalık tanınmaması gerektiğini söyledi.
"PARAYI İADE EDİNCE SUÇ BAĞIŞLANIR MI?"
DEM Parti Eş Genel Başkanı, fon soruşturması kapsamında yüksek tutarlarda kazanç elde eden bazı kişilerin paralarını geri vermesine de değindi.
İade edilen tutarlara ilişkin açıklamaların şeffaf biçimde ortaya konulmasını isteyen Hatimoğulları, paranın iadesinin suçun ortadan kalkması anlamına gelmeyeceğini vurguladı.
Hatimoğulları, "Yüksek paralar kazananların paraları iade ettiği söyleniyor, emin değiliz gerçekten iade edilip edilmediğinde" diyerek şu soruyu yöneltti:
"Ama velev ki iade ettiniz, çaldınız, tövbe ettiniz, iade ettiniz, suçunuz bağışlanmalı mı? O zaman hırsızlıktan cezaevinde bulunanlar tövbe etsin, hepsini salın. O zaman hukuka ne gerek var?"
Fon skandalında yalnızca elde edilen paraların geri alınmasının yeterli olmayacağını savunan Hatimoğulları, usulsüz işlemlere katılanların yanı sıra bunlara göz yuman ve denetim sorumluluğunu yerine getirmeyen bürokratların da araştırılması gerektiğini ifade etti.
"4 KASIM'DA SİYASİ DARBE GERÇEKLEŞTİ"
Hatimoğulları, konuşmasında 4 Kasım 2016 tarihinde HDP'ye yönelik gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaların 10. yıl dönümüne de yer verdi.
Dönemin HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile çok sayıda milletvekili ve parti yöneticisinin gözaltına alınıp tutuklandığını hatırlatan Hatimoğulları, yaşananları "siyasi darbe" olarak nitelendirdi.
Hatimoğulları, "Kobani Kumpas Davası adeta siyasi bir intikama dönüştürülmüş durumda. Bu davada adalet, siyasi hesaplara rehin edilmeye devam ediyor" dedi.
Hatimoğulları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararlarının uygulanması ve tutuklu siyasetçilerin serbest bırakılması gerektiğini savundu.
"ÇERÇEVE YASA UYGULANMALI, MGK RAPORU HIZLA HAZIRLANMALI"
Türkiye'de devam eden çözüm sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan Hatimoğulları, sürecin beklenen hızda ilerlemediğini belirtti.
Terör örgütü PKK'nın boşaltması gereken kampları boşalttığını ileri süren Hatimoğulları, bundan sonraki adımların devlet ve iktidar tarafından atılması gerektiğini söyledi.
"Bir taraf sözünü tuttu ve adım attı. Şimdi sözünü tutma sırası devlette, iktidarda" diyen Hatimoğulları, çerçeve yasanın gecikmeden hayata geçirilmesini istedi.
Milli Güvenlik Kurulunun sürece ilişkin raporunun da hızla hazırlanması gerektiğini belirten Hatimoğulları, örgütün boşalttığı alanlara ilişkin bilgilerin devletin elinde bulunduğunu savundu.
Çerçeve yasanın uygulanmasının ardından barış ve demokratikleşmeye yönelik çalışmaların hızlandırılmasını isteyen Hatimoğulları, Meclisin süreçte daha etkin görev üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
"MECLİS'TE İZLEME KURULU KURULMALI"
Hatimoğulları, çözüm sürecinin yalnızca yürütme organının kararlarıyla ilerlememesi gerektiğini belirterek TBMM bünyesinde bir İzleme Kurulu oluşturulması çağrısında bulundu.
Meclisin edilgen değil, aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, demokratikleşme adımlarının toplumsal katılımla yürütülmesini istedi.
Hatimoğulları, sürecin hedefinin yalnızca silahların bırakılması olmadığını, Türkiye'deki bütün yurttaşların ihtiyaç duyduğu barış ve demokratikleşme ortamının sağlanması gerektiğini savundu.
"ÖCALAN YENİ YERİNİ ÇALIŞMA MEKANI OLARAK GÖRÜYOR"
DEM Parti Eş Genel Başkanı, terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı'da yeni bir yere geçmesine ilişkin gelişmeleri de değerlendirdi.
Öcalan'ın yeni koşullarının yalnızca farklı bir cezaevi alanına taşınma anlamına gelmemesi gerektiğini savunan Hatimoğulları, bu mekanın çözüm sürecindeki rolüne dikkat çekti.
Hatimoğulları, "Yeni yer, Öcalan'ın eski hapishaneden yeni hapishaneye geçtiği yer olmamalı. Yeni yerin siyasal anlamının güçlendirilmesi gerekiyor" dedi.
Öcalan'ın söz konusu alanı barış ve siyasallaşma çalışmalarını koordine edeceği bir mekan olarak gördüğünü belirten Hatimoğulları, akademisyenler, siyasetçiler, kadın örgütleri ve insan hakları savunucularıyla görüşme talebinin karşılanmasını istedi.
Hatimoğulları, görüşme koşullarının genişletilmesinin çözüm sürecine katkı sağlayacağını savundu.
"HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYARSA BARIŞ BAŞARILIR"
Konuşmasının sonunda çözüm sürecinin ilerleyebilmesi için bütün tarafların sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, barışa karşı çıkan çevreler bulunduğunu öne sürdü.
Hatimoğulları, "Herkes sorumluluk hissederse, elini taşın altına koyarsa başarırız. Hiçbir güç barışın önünde duramaz" ifadelerini kullandı.
Fon soruşturmasında bütün sorumluların hesap vermesini isteyen Hatimoğulları, çözüm sürecinde ise hukuki düzenlemelerin ve demokratikleşme adımlarının gecikmeden uygulanması çağrısında bulundu.
