İklim Ağı, 9 Kasım'da Antalya'da başlayacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde çevrim içi basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Türkiye'nin iklim politikaları ve konferans hazırlıkları değerlendirildi.
Ağ, COP31'in inandırıcı bir iklim eylemine dönüşebilmesi için katılımcılık, sera gazı emisyonlarının azaltılması, kömürden adil çıkış ve yenilenebilir enerjiye dayalı elektrifikasyon alanlarında somut adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Değerlendirmede, sivil toplum kuruluşlarının hazırlık ve karar alma süreçlerine katılımı konusunda verilen taahhütlerin yerine getirilmediği savunuldu. İklim Ağı, COP31 Başkanı ile görüşme taleplerinin karşılanmadığını ve konferans kapsamında düzenlenecek yan etkinliklerde kendilerine yer verilmediğini bildirdi. Buna karşılık maden ve fosil yakıt şirketlerinin COP31 ortakları arasında bulunduğuna dikkat çekerek bu durumu katılımcılık ilkesiyle çelişkili buldu.
Tarkan’dan tarihi iklim zirvesine özel şarkı: "Uyan" COP31 için dünyaya sesleniyor!
2035 İKLİM HEDEFİ EMİSYON ARTIŞINA ALAN AÇTIĞI GEREKÇESİYLE ELEŞTİRİLDİ
İklim Ağı, Türkiye'nin 2035 iklim hedefinin hazırlanma sürecinde sivil toplumun görüşlerinin dikkate alınmadığını ileri sürdü. Açıklamada, hedefin mutlak emisyon azaltımı öngörmek yerine sera gazı salımlarının artmasına imkân tanıdığı belirtildi.
Orman yangınları, seller, kuraklık ve tarımsal kayıpların etkilerinin Türkiye'de giderek daha fazla hissedildiğini kaydeden ağ, iklim krizine karşı dayanıklılığın öncelikle emisyonların azaltılmasıyla mümkün olacağını ifade etti.
KÖMÜR YATIRIMLARININ DURDURULMASI VE ÇIKIŞ TAKVİMİ OLUŞTURULMASI İSTENDİ
Kömür yatırımları ve madencilik faaliyetleri de değerlendirmede öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. İklim Ağı, Çanakkale ve Afşin-Elbistan'daki yeni kömürlü termik santral planlarına, Akbelen çevresindeki madencilik faaliyetlerine ve termik santral şirketlerine sağlanan kamu desteklerine dikkat çekti.
Bu uygulamaların Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği ve başkanlık yapma hedefiyle çeliştiğini savunan ağ, kömüre yönelik kamu desteklerinin sona erdirilmesini, madencilik amacıyla alınan acele kamulaştırma kararlarının durdurulmasını ve yeni kömür projelerine izin verilmemesini istedi. Açıklamada ayrıca kömürden adil çıkış için takvim hazırlanması çağrısı yapıldı.
ADİL GEÇİŞ PLANINDA ÇALIŞANLAR VE BÖLGELER İÇİN YOL HARİTASI TALEBİ
İklim Ağı, Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı Taslağı'nın kömüre bağımlı bölgelerin ekonomik dönüşümüne yeterli yanıt vermediğini belirtti.
Taslakta kömür bölgelerinde çalışanların istihdam ve gelir güvencesini sağlayacak, bölgesel ekonomiyi destekleyecek somut eylemlerin bulunmadığı savunuldu. Kadınların istihdam olanakları ve ücretsiz bakım emeği gibi toplumsal cinsiyet boyutlarının da yeterince ele alınmadığı ifade edildi. Ağ, taslağın hazırlanma sürecinde sivil toplumun taleplerinin dikkate alınmamasını da eleştirdi.
ELEKTRİFİKASYON İÇİN YENİLENEBİLİR ENERJİ VE KÖMÜRDEN ÇIKIŞ VURGUSU
Türkiye'nin COP31 kapsamında gündeme getirdiği küresel elektrifikasyon taahhüdünü önemli bir adım olarak değerlendiren İklim Ağı, bu yaklaşımın emisyon azaltımına katkı sunabilmesi için elektrik üretiminin rüzgâr ve güneş enerjisine dayanması gerektiğini bildirdi.
Açıklamada, artan elektrik talebinin karşılanması için kömür ve gazdan çıkışın hızlandırılması gerektiği vurgulandı. Elektrifikasyon stratejisinin yenilenebilir enerji yatırımlarının yanı sıra enerji verimliliği, tasarruf, enerji depolama, şebeke altyapısı ve temiz esneklik çözümlerini de kapsaması istendi.
PLASTİK ATIK İTHALATINA YASAK ÇAĞRISI
Türkiye'nin COP31 Eylem Gündemi kapsamında öne çıkarmayı planladığı Sıfır Atık yaklaşımı da İklim Ağı'nın eleştirileri arasında yer aldı.
Ağ, Türkiye'nin yurt dışından plastik atık ithalatını sürdürmesinin Sıfır Atık hedefiyle çeliştiğini savunarak ithalatın tamamen yasaklanmasını istedi. Plastiğin iklim krizinin bir parçası olarak ele alınması ve yeni plastik üretim tesislerinin açılmasına son verilmesi çağrısında bulundu.
YEŞİL TAKSONOMİDE GAZ VE NÜKLEER ENERJİ DÜZENLEMESİ ELEŞTİRİSİ
Toplantıda son olarak Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği değerlendirildi. İklim Ağı, yönetmeliğin gaz ve nükleer enerji projelerinin yeşil kabul edilerek finansal destek almasına imkân tanıdığını belirtti.
Taksonominin güncellenmesi ve geliştirilmesi için oluşturulan komitede sivil toplum kuruluşlarına yer verilmemesi de eleştirildi. Ayrıca bilgi ve belgelerin paylaşılmasının ilgili şirketlerin iznine bağlanmasının şeffaflık ve bilgiye erişim açısından sorun oluşturduğu ifade edildi.

