Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı “İstatistiklerle Çocuk 2025” raporu, ülkede çocukların karşı karşıya kaldığı ekonomik ve sosyal risklerin boyutunu ortaya koydu. Rapora göre çocuk nüfusunun önemli bir bölümü yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında yaşam mücadelesi veriyor.
Verilere göre 0-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 36,8’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Bu oran, her 3 çocuktan 1’inin temel ihtiyaçlara erişimde ciddi güçlükler yaşadığına işaret ediyor.
TÜİK acı tabloyu ve değişen demografiyi açıkladı: Çocuk nüfusu eriyor
"MESEM ADI ALTINDAKİ SÖMÜRÜ DÜZENİNDE GELECEKLERİ TÜKETİLİYOR"
CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, verilerin Türkiye’de çocukların sadece bugününü değil, geleceğini de tehdit eden derin bir krizi ortaya koyduğunu belirterek; ekonomik koşulların çocukları eğitim hayatından kopardığını ve erken yaşta işgücü piyasasına yönlendirdiğini ortaya koyuyor.
15-17 yaş grubundaki erkek çocukların yaklaşık yüzde 36,5’inin eğitim yerine işgücü piyasasında yer aldığını belirten Dinçer, çocukların önemli bir kısmının kontrolsüz çalışma alanlarına ve güvencesiz iş koşullarına yönlendirildiği paylaştı. Dinçer, söz konusu tablonun eğitim çağındaki çocukları okullar yerine işgücü piyasasına bilinçli olarak iten politikaların sonucu olduğunu söyleyerek tepki gösterdi.
"HER 5 ÇOCUKTAN 1'İ EĞİTİMİNİ TAMAMLAYAMIYOR"
Öte yandan Dinçer, lise tamamlama oranlarına da dikkat çekerek, TÜİK verilerinin eğitim kademeleri arasındaki kopuşu da gözler önüne serdiğini paylaştı. İlkokul ve ortaokulda yüzde 90’ların üzerinde seyreden tamamlama oranlarının, lise düzeyinde belirgin şekilde düşerek yüzde 80’ler seviyesine gerilediğinin görüldüğünü belirten Dinçer, bu tabloyu "Eğitimin artık bir hak olmaktan çıkarılıp parası olanın erişebildiği bir ayrıcalığa dönüştürüldüğünün en büyük kanıtıdır.” ifadelerini kullanarak eleştirdi.
Buna göre, lise çağındaki her 5 çocuktan birinin mezun olamadan eğitim hayatına veda etmek zorunda kaldığını söyleyen Dinçer, "Bu karanlık tablo bir kader değil, siyasi bir tercihtir.” ifadeleriyle siyasi iktidarın politikalarını eleştirdi.
