İBB davasında 'Reddi hakim' krizi: Mahkeme başkanı ile avukatlar arasında sert tartışma

İBB davasında 'Reddi hakim' krizi: Mahkeme başkanı ile avukatlar arasında sert tartışma

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çok sayıda ilçe belediye başkanının tutuklu yargılandığı 414 sanıklı İBB Davası'nın 27. duruşmasına mahkeme başkanı ile avukatlar arasında yaşanan "savunma hakkı" tartışması damga vurdu. Perşembe günü yapılacak tutukluluk incelemesi için 5'er dakikalık söz talep eden avukatların bu isteği mahkeme başkanı tarafından reddedilince tansiyon yükseldi. Avukatların peş peşe "reddihakim" talebinde bulunması üzerine duruşmaya ara verildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 92'si tutuklu 414 sanıklı dev davanın duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No'lu salonda görülmeye devam ediyor.

Kısa süre önce görevden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve beraberindeki 7 kişinin dosyasının da ana davayla birleştirilmesiyle sanık sayısının 414'e çıktığı davanın 27. gününe, salondaki coşkulu karşılama ve sonrasında patlak veren hukuki kriz damga vurdu.

SALONDA İMAMOĞLU VE BAŞKANLARA SLOGANLI KARŞILAMA

Duruşmaya; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu ve İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.

Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken izleyici sıralarından alkışlar koptu. İnan Güney salona girdiğinde "İnan Güney onurumuzdur", Resul Emrah Şahan girdiğinde ise "Başkanım seni çok özledik, Şişli burada" sesleri yükseldi.

Ekrem İmamoğlu'nun salona getirilmesiyle birlikte tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatlara el sallayan ve bazı sanıklarla tokalaşıp sarılan İmamoğlu, izleyiciler tarafından "Ekrem başkan onurumuzdur" sloganlarıyla karşılandı.

MAHKEME SALONUNDA "5 DAKİKA" KRİZİ

Duruşmanın bugünkü oturumunda İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın savunmasına devam etmesi bekleniyordu. Ancak Pehlivan savunmasına başlamadan önce, sanık avukatları Perşembe günü mahkeme heyeti tarafından yapılacak olan "aylık tutukluluk incelemesi" öncesinde söz almak istedi.

Sanıkların son bir ay içerisinde hukuki ve fiili durumlarında değişiklikler olduğunu belirten avukatlar, mahkeme başkanından tutukluluk değerlendirmesi için sanık başına en azından 5 ila 10 dakikalık söz hakkı verilmesini talep etti. Mahkeme başkanının, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 108. maddeyi gerekçe göstererek tutukluluk incelemesini "dosya üzerinden" yapacağını belirtmesi ve söz hakkı vermemesi üzerine salonda tansiyon bir anda yükseldi.

AVUKATLARDAN SERT TEPKİ: "O KÜRSÜYÜ TERK ETMENİZ GEREKİR"

Karara tepki gösteren sanık müdafileri peş peşe söz alarak mahkeme heyetini sert bir dille eleştirdi:

Av. Murat Öksüz: "Geçen aydan bu yana sanıkların statüsünde değişiklikler oldu. Benim müvekkilim 58. sırada, sıra bize gelmiyor diye bu değişiklikleri size bildiremediğimizde siz nasıl bir tahliye gerekçesi bulabileceksiniz? Burada onlarca klasör dosya var, sunduğumuz dilekçelere oturup bakmanız pek mümkün gözükmüyor. 5 dakika da olsa söz verilmesi hukuken zaruridir."

Av. Abuzer Uzun: "Sizden bu insanlar adalet bekliyor. 89 tutuklu sanığın her birine 5 dakika verseniz 7.5 saatte biter. Dosya üzerinden karar vereceğim derseniz, müvekkillerimiz sizden adalet beklemesin. Karşınızda bulunan sanıklara adeta '3 ay sonra görüşürüz' diyorsunuz. Hukuki dinlenilme hakkını kişilerin elinden almayın."

Av. Hüseyin Uğur Poyraz: Tartışmanın en sertleştiği anlarda söz alan Av. Poyraz, mahkemenin usul kurallarını çiğnediğini savundu. Poyraz, "Siz CMK hükümlerine bağlısınız. 'Ben böyle düşünüyorum' demek adil yargılama olmadığını tescil eder. 'Sen ne söylersen söyle, ben Nasrettin Hoca'nın bildiğini okuyacağım' diyorsanız, avukatlık müessesesini yok sayıyorsunuz demektir. Siz 108. maddeyi kendi kafanıza göre yorumlayamazsınız. Eğer bu şekilde savunma hakkını kısıtlamaya devam ederseniz o zaman o kürsüde oturma hakkınız kalmaz, derhal terk etmeniz gerekir" diyerek mahkeme heyetini reddedeceğini açıkladı.

DURUŞMAYA 'REDDİHAKİM' ARASI

Mahkeme Başkanı ise eleştirilere, "Aykırı bir uygulama yaptığımızı düşünmüyoruz. 108. maddeye göre dosya üzerinden yetkim var. Savunmalara sınırlama getirmiyoruz, sadece tutukluluk değerlendirmesi konusunda bunu yapıyoruz" şeklinde yanıt verdi.

Avukatların arka arkaya reddihakim (hakimin davadan çekilmesi) talebinde bulunması ve tartışmaların uzaması üzerine Mahkeme Başkanı, duruşmaya reddihakim taleplerini değerlendirmek üzere bir saat ara verdi. Heyetin vereceği karar, davanın seyrini doğrudan etkileyecek.

İşte tutukluluk talepleri sırasında mahkeme başkanıyla avukatlar arasında geçen gergin diyalogdan detaylar:

CEVAT KAYA MÜDAFİİ AVUKAT MURAT ÖKSÜZ, CEYHUN AVŞAR MÜDAFİİ AVUKAT ABUZER UZUN, AYKUT ERDOĞDU MÜDAFİ AVUKAT HÜSEYİN UĞUR POYRAZ, KAHRAMAN YEŞİLYURT MÜDAFİİ AVUKAT GİZEM KARAKÖÇEK, DOĞAN HAMİT DOĞRUER MÜDAFİİ AVUKAT BÜRGEHAN EMRAĞ TUTUKLULUK İNCELEMESİ TALEBİ

AVUKAT MURAT ÖKSÜZ

Ben bu hususa ilişkin olarak dosyaya dilekçe de sundum ama yoğunluğunuzdan görememiş veya dosya kalabalığından görememiş olabilirsiniz. Şimdi müvekkil, bildiğiniz üzere sadece suç örgütü üyeliğinden yargılanıyor. Ve her ne kadar ağır ceza mahkemesinde yargılansak da azami tutukluluk süresi açısından istinat edilen suç asliye ceza mahkemelerinin görev alanına girdiğinden ötürü, Ceza Mahkemesi Kanunu’nun 102. maddesinin birinci fıkrası gereği, yani tutuklulukta azami tutukluluk süresi bir yıl oldu. Şimdi perşembe günü tutukluluk incelemesinde müvekkil, tam 1 yıl 1 gündür tutuklu halde olmuş olacak. Şimdi gerek bizim gerek diğer sanıkların da son geçen bir ayda, hukuki ve fiili statülerinde değişiklikler oldu. Bunları size izah etmemiz gerekiyor. En azından bir 5 dakika olsa dahi, bu bir ayda geçen, bubir ayda gelişen yeni hususları size iletmemiz için müdafilere bu anlamda bir söz verilmesini talep ediyorum

AVUKAT ABUZER UZUN

Bizim de meslektaşımızla benzer mahiyette bir talebimiz olacak. Şimdi efendim, biliyorsunuz kovuşturma aşamasında sözlülük ve doğrudanlık ilkesi geçerli. Tutukluluk bir tedbir mahiyetinde. Dolayısıyla siz duruşmayı çok ayrıksı bir usulle yönetiyorsunuz zaten. 9 Mart'ta başlayan duruşmalar hala birinci celse bitmedi. Her celsenin sonunda bir ara kararda, her dinlediğiniz sanıktan sonra bir ara kararda bulunuyorsunuz.

Şimdi tutukluluğu gözden geçirilen sanıklar noktasında şöyle bir tereddüdümüz var. 46 kişiyi dinlediniz siz bu aşamaya kadar. Bu dinlenen kişiler içerisinde aynı eylemden yargılanan birden çok sanık olduğu gibi bizim müvekkilimiz gibi ayrıksı durumda olanlar da var. Mesela 140. eylemden sadece bizim müvekkilimiz yargılanıyor. Tutuklu olarak bir tek o var. 140. eylemde müvekkilin anlatılan 2 suçu var. Bir tanesi rüşvet, diğeri ihaleye fesat karıştırma. İhaleye fesat karıştırmanın alt sınırı 1 yıl. Şimdi kamu zararı olmayan bir ihaleden bahsediyorsak, 2 ihaleden sorumlu olduğu söyleniyor müvekkilin. Bir tanesinde kamu zararı yok diyor savcının, diğeri de kamu zararı var diyor. Kamu zararı şirketin SGK borcunun olduğu şeklinde saçma bir şeye dayandırılmış.

Biz size belgeleriyle bu şirketin SGK borcunun olmadığını, avukatın söylediklerini ben toparlayacağım. Burayı anlatmak zorundayım. Müvekkilin tutukluluk durumunu değerlendirdiniz, dolayısıyla bir ara karar kurmadınız. Tekrardan müvekkilin tutukluluk durumunun değerlendirilmesi noktasında da dosya üzerinden karar vereceğim dediğinizde, bu kararı kurmanız en iyi ihtimalle kalan kişileri göz önüne alırsak haziran ya da temmuz aylarını bulacak. Müvekkil bu süre zarfında sizden tutukluluk durumunun orantılılık ilkesi açısından değerlendirilmesi noktasında bir adalet beklemesin.

Dolayısıyla biz burada en azından gözden geçirilen tutukluluk halinin devamına karar verilen kişiler bakımından siz bu süreci çok öteye atmış oldunuz. Ötelediğinizi görüyoruz. Bu arada bir değişiklik olmayacağını düşünüyoruz. Dosya kapsamında ara karar kurmadığınıza göre bari insanlara 5 dakikalık bile olsa bir savunma hakkı tanımanızı istirham ediyoruz. Bu ağır hak ihlaline sebebiyet verecektir. Efendim bunu 5 dakikayla indirgeyebilirsiniz. 89 tane tutuklu sanık var. Bunların her birine 5 dakika verseniz 7.5 saatte bitecek. Bunların müdafilerinin fazla olması bir çekinceyse sizin için tek bir müdafiye indirgeyebilirsiniz ya da tutuklu sanığın doğrudan kendisine verebilirsiniz söz hakkını.

Mahkeme Başkanı: Avukat Bey, biz aykırı bir uygulama yağtığımızı düşünmüyoruz.

Avukat Abuzer Uzun: Duruşma devam ediyor şuanda, karşınızda bulunan bir sanığa söylüyorsunuz bunu. Ortalıkta siz duruşmayı bitirip de 3 ay sonra, 2 ay sonra yeniden gelmiyorsunuz bu yargılamaya. Her gün duruşma devam ediyor burada.

Mahkeme Başkanı: Avukat Bey daha henüz savunmasını almadığınız sanıklar ve müdafiler bu serzenişte bulunursa daha anlamlı. Sizin savunmanız da bitti, sizin ne bu söz hakkı vermek?

Avukat Abuzer Uzun: Peki ben size şunu söyleyeyim: Örgüt dosyası, bizim müvekkilin örgüt suçlaması yok müvekkile yöneltilmiş bir. Müvekkilin kabahati mi örgütten yargılanan bir dosyanın içerisinde bulunmak? Savcılık bu iddianameye sadece hakkında ihaleye fesat kararı iddiasında bir şey ekledi diye biz bu kadar kalabalıkların içinde kaybolmak zorunda mıyız?

Mahkeme Başkanı: Savunmalarımızın olduğu kurul sisteminde … Perşembe günü tutukluluk değerlendirmesi yapacağız tüm sanıklar açısından.

Avukat Abuzer Uzun: Lütfen bu istirhamı, bakın sizden bu insanlar adalet bekliyor, 5 dakika bile olsa gün sonunda da tutukluluk değerlendirmesi yapacağız tüm sanıklar açısından. 5 dakika bile olsa bir söz hakkı vermenizi talep ediyoruz efendim biz yine. Bundan vazgeçmenizi istiyoruz çünkü o zaman hukuki dinlenilme haklarını kişilerin elinden almamış olacaksınız en azından. Vereceğiniz karar ne olursa olsun, zaten verdiğiniz kararlara bakıyoruz, somutlaştırılmış bir karar yok ortada. Benim müvekkilimle ilgili bir şey olduğunu anlayamıyorum ben o kadar.

AVUKAT HÜSEYİN UĞUR POYRAZ

Ben duruşmalara sağlık sebebiyle bugüne kadar katılamamıştım. İlk defa bugün geldim. Şimdi gördüğüm kadarıyla sadece ben değil, savcılık makamı değil, mahkeme de Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleriyle bağlıdır. Kendi isteğine göre yorum yapma hakkı da usulde yoktur. Usul bizi hakikate götüren trafik kurallarımızdır. "Ben böyle düşünüyorum, böyle yaptım" demek burada adil bir yargılama olmadığını tescil ettiği gibi, ikincisi de; yani siz ne söylerseniz söyleyin "Ben zaten bir hükümle çıkıyorum kafamda, avukat burada beyhude bir faaliyet yürütüyor, sanıklar da yargılanıyormuş gibi yapmak" anlamına gelir. Ben şimdi hayretle izliyorum. "108'e aykırı bir şey yapmıyoruz" dediğiniz anda; ya siz 108'i okumadınız bugüne kadar ya da okuduysanız böyle yorumlamamanız lazım. Bir de ben sözümü bitireyim, siz zaten hüküm makamısınız, istediğiniz kararı verirsiniz.

İkincisi de Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre burada Sayın Baro Başkanımız var, avukatlar var; genç yaşlı fark etmez. Sayın savcılık makamı, söz sırasına göre önce mağdurlar, müştekiler, savcılık makamı, sonra müvekkiller, sanıklar ve son söz avukatındır diyor. Yani "Sen ne söylersen söyle, ben Nasrettin Hoca'nın bildiğini zaten okuyacağım" diyorsanız ona diyecek hiçbir lafım yok. Biz buradan gidelim, siz buyurun ne yaparsanız yapın. Ama avukatlık müessesesi yargıyı meşrulaştıran, demokratik hale getiren en önemli müessesedir. Siz bizim söz hakkımızı kesmekle buradaki demokratik usule uygun, hakikate götüren bir yargılama yapmak yerine keyfi bir yargılama yapmış olursunuz. Sizi böyle bir yargılamadan şiddetle menediyorum. Bu bir ret sebebidir. Eğer bu kararda ısrar da ederseniz sizi ve heyetinizi ayrı ayrı reddedeceğim.

AVUKAT GİZEM KARAKÖÇEK

"Şimdi öncelikle meslektaşlarımın dediği tüm hususlara katılıyorum. Ayrıca son bir ayda da tahliye taleplerimizi dile getirirken tahliye gerekçelerimiz de değişmiştir. Bizim size derdimizi anlatabilmemiz gerekir. Eğer biz size derdimizi anlatamazsak meslektaşlarımın dediği gibi; adil savunma ve yargılanma hakkının ihlali demektir. Kahraman Yeşilyurt müdafi avukatı Gizem Karaköçek. Bu sebeple bu talep değerlendirmeye açık bir husustan da ileri gelmiştir, uygulanmak zorundadır. Bu nedenle sayın heyetinizin hakkaniyetli bir karar vermesini talep ediyorum."

AVUKAT BÜRGEHAN EMRAĞ

Şimdi iddianameye göre benim müvekkil de 26 eylemden sorumlu tutulmuş. Biz zaten daha önce açıklamalar yaptık, ancak tutuk incelemesinden sonra tahliye kararı vermediniz ve şöyle dediniz; "firar etme şüphesi var." Yani bir ayrıştırma da yok. O yüzden biz 10 dakikada olsa meramımızı anlatmak istiyoruz. Yani bu çok önemli, çünkü dosyaya baktığınız zaman 26 eylemden sorumlu... E biz bununla ilgili savunmamızı ancak Mayıs sonunda, Haziran'da falan yapabiliriz. O yüzden talebimiz, dinlenilme talep ediyoruz biz, 10 dakika da olsa.

AVUKAT MURAT ÖKSÜZ

Şimdi size bahsettiğim üzere geçen aydan bu yana sanıkların fiili ve hukuki statüsünde değişiklikler oldu. Benim müvekkilim 58. sıradaydı. Bunu biz tercih etmedik, biz talep etmedik; siz takdir ettiniz. Şimdi sıra bize gelmiyor diye biz bu fiili ve hukuki değişiklikleri size bildiremediğimizde, siz nasıl bir tahliye gerekçesi bulabileceksiniz? Burada onlarca klasör dosya var orada. Her gün yüzlerce belki dilekçe geliyor. Biz dilekçe de sunduk ama bunlara oturup bakmanız, bunları değerlendirmeniz pek mümkün gözükmüyor. Burada karşınıza geçip 5 dakika da olsa en azından savunması alınmamış sanıklar açısından müdafilere söz verilmesi bana göre hukuken zaruridir. Teşekkür ederim.

AVUKAT HÜSEYİN UĞUR POYRAZ

Tutuklu olan müvekkillerin bir an önce hürriyetlerine kavuşması amacıyla "5 dakika da olsa söz verin" demesini de kabul etmiyorum. Söz hakkı; çünkü dava dışına çıkıp dava dosyasına aykırı konuşmadığı sürece, ne 5 dakikayla ne 10 dakikayla adil yargılamayla sınırlandırılamaz. Bu savunma hakkının sınırlandırılmasına herhalde benden önce çok kıymetli baro başkanlarımız, Barolar Birliği başkanımız ve tüm avukatların itiraz etmesi söz konusu olacaktır. O nedenle efendim, 5 dakika... Ben 5 dakikadır burada ne okuyacağım? Ne yapacağım? 5 dakikayla savunmanın sınırlandırıldığı nerede görülmüş? Bana bunun örneğini hukuka uygun bir devlette kimse gösteremez. Bu nedenle böyle bir talebi kabul etmiyoruz.

Mahkeme Başkanı: Aynı şeyleri söylüyorsunuz zaten

Avukat Hüseyin Uğur Poyraz: Müsaade edin, müsaade edin.

Mahkeme Başkanı: Aynı şeyleri söylüyorsunuz. Hayır efendim, savunma hakkının kısıtlandığı yok. Müsaade yok yani. Burada sanık müdafillerine de sınırsız söz hakkı veriyoruz savunma yaparken. Sadece burada şöyle bir nokta var: "Biz burada şu an savunmalara yönelik bir sınırlama getirmiyoruz. Sadece burada tutuk değerlendirme konusunda.

Avukat Hüseyin Uğur Poyraz: “Burada da getiremezsiniz" ne demektir?

Mahkeme Başkanı: Avukat Bey, 108'e göre benim dosya üzerinden yetkim var.

Avukat Hüseyin Uğur Poyraz: Yapamazsınız. O zaman o kürsüde oturma hakkınız kalmaz. Derhal o kürsüyü terk etmeniz gerekir.

Mahkeme Başkanı: Avukat Bey…

Avukat Hüseyin Uğur Poyraz: Böyle bir hakkınız yok. Siz 108'i kendi kafanıza göre yorumlayamazsınız. Orada yazan herkes için geçerlidir. Ve kimse "5 dakika, 3 dakika konuşayım" diyemez.

Mahkeme Başkanı: Sağ olun.

AVUKAT ABUZER UZUN

Avukat Abuzer Uzun: (Sesi kısık geliyor.)

Mahkeme Başkanı: Evet, evet, söz hakkı da verdik. Evet. Bir saniye, bir saniye! Ne oldu şimdi bunda? Avukat Bey... Sizin müvekkiliniz savunmasını bitirdi. Yani siz neyin ısrarında, neyin... Ben size bile sınırsız söz hakkı verdim burada oturdunuz yani. Hiçbir şekilde müdahale etmedik, kesmedik savunmanızı. Siz yani şurada 5 dakika için bunu yapıyorsunuz ya!

Avukat Abuzer Uzun: Başkan Bey, ortak savunma yapmadık diyorum ya! Bunu ayıramazsınız. Dosyanın en önemli, en can alıcı noktası zaten. Burayı savunmayacaklar da neyi savunacaklar? Ben size en baştan "Bunları vermek zorundayız" diye siz söylediniz.

Mahkeme Başkanı: Usulü var. Ben burada her aklına gelen herkese söz hakkı mı vereceğim? Yani böyle bir şey yok yani.

O sizin takdiriniz. O sizin takdiriniz.

O sizin takdiriniz... Evet, dördüncü kez geldiniz buraya, bütün usul kurallarını bize öğretmeye kalktınız. Yani böyle bir şey yok yani. Ne derseniz; benim takdirime göre siz bilmiyorsunuz. Evet... Siz de...

O sizin takdiriniz. Evet. O sizin takdiriniz. Evet, tamam, ara verdim. Ret talebiyle ilgili...

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN