İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davanın 45’inci günü, tutuklu sanıklar, avukatlar, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyetinin salondaki yerini almasıyla başladı. Duruşmanın önceki gün yapılan 44’üncü oturumu, iş insanı Hüseyin Köksal’ın savunmasıyla sona ermişti. Yeni oturumda önce Köksal’ın avukatı Burak İnce beyanda bulundu, ardından tutuklu sanıklardan Sinan Sepetçi savunma yaptı.
Günün öne çıkan savunması ise Ekrem İmamoğlu’nun önceki Özel Kalem Müdürü ve İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık’tan geldi.
DOĞUBAYAZIT ANISINI ANLATIRKEN GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI
Yavuz Saltık, savunmasında görev yaptığı dönemlerde sosyal sorumluluk projelerine verdiği önemi anlattı.
Saltık, özel sektörde ve kamuda çalıştığı yıllarda Türkiye’nin yoksul bölgelerinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da, İç Anadolu’da ve Balkan coğrafyasındaki soydaşların bulunduğu bölgelerde sosyal sorumluluk projeleri yürüttüğünü söyledi.
Bu bölümde Doğubayazıt’ta yaşadığı bir anıyı anlatan Saltık, gözyaşlarına hakim olamadı.
Saltık, cezaevindeyken bir gün kendisine “avukat görüşü var” denilerek görüş kabinine götürüldüğünü, ancak karşısında tanımadığı bir avukat bulduğunu anlattı.
İBB davasında pankart sonrası jandarma hakkında tahkikat
“BENİ AĞRI DOĞUBAYAZIT’TAN GÖNDERDİLER”
Saltık’ın aktardığına göre avukat, kendisine Ağrı Doğubayazıt’tan bir vatandaş tarafından gönderildiğini söyledi.
Saltık, önce ismi hatırlayamadığını ancak avukatın anlattıklarıyla birkaç yıl önce Doğubayazıt’ta yapılan bir sosyal yardım çalışmasını anımsadığını belirtti.
Saltık, o dönem ilçe milli eğitim müdürlüğü ve kaymakamlığın da desteğiyle 2 bin 500 yoksul çocuğa bot ve mont götürdüklerini ifade etti.
Çalışmanın ardından Doğubayazıt’ta İsmail Beşikçi Caddesi’nde oturdukları sırada bir çöp toplama işçisinin yanlarına geldiğini anlatan Saltık, işçinin kendisine sarılmak istediğini ancak üzerinin kirli olduğunu söyleyerek yalnızca elini sıkabildiğini aktardı.
“GİT, YAVUZ BEY’E BENİM YERİME SARIL”
Saltık, kendisini cezaevinde ziyaret eden avukatın, o gün elini sıkan çöp işçisi tarafından gönderildiğini anlattı.
Söz konusu işçinin, bot ve mont verilen çocuklardan birinin babası olduğunu söyleyen Saltık, avukatın kendisine şu mesajı ilettiğini ifade etti:
“Git, Yavuz Bey’e selam söyle. Ona benim yerime de sarıl.”
Bu sözleri anlatırken duygulanan Saltık, o an elindeki kâğıtların düştüğünü belirtti.
Saltık, Elazığ’ın Palu ilçesinde yaşlı bir kişiden öğrendiğini söylediği bir sözü hatırlatarak, “Biz dostlarımızın azını çok, yokunu var sayarız” dedi.
İBB davasında Hüseyin Köksal’dan savunma: İftira atmamak için 2 milyon dolar istediler
“ÜLKENİN KARDEŞLİK HUKUKUNA KATKI SUNMAK İÇİN YAŞADIM”
Yavuz Saltık, hayatı boyunca yoksul bölgelerdeki insanlara, çocuklara ve ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için çalıştığını söyledi.
Saltık, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Ben hayatımı insanların bu duygularını duymak, yaşamak, bu ülkenin kardeşlik hukukuna bir nebze de olsa kendi imkânlarım çerçevesinde katkı sunmak için yaşayan bir insanım.”
Saltık, savunmasını şu sözlerle tamamladı:
“Adaletimi size ve heyetinize; eşimi, kızımı ve kendimi de uğruna çalıştığım ülkenin yoksullarına ve ötekilerine emanet ediyorum.”
Saltık’ın savunmasının ardından mahkeme başkanı ve duruşma savcısı kendisine soru yöneltmedi.
İMAMOĞLU’NDAN SALTIK’A SORU
Saltık’ın savunmasının ardından ilk soru tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’dan geldi.
Ongun’un ardından tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu da Saltık’a soru yöneltti.
İmamoğlu, “Hem muhtarlık, halkla ilişkiler ve sosyal hizmetler hem de Beylikdüzü’ndeki konularla alakalı herhangi bir farklı, bu suçlamayla ilgili tek bir gündemimiz, bir zorlamamız oldu mu?” diye sordu.
Saltık, bu soruya “Olmadı başkanım” yanıtını verdi.
AVUKATINDAN TAHLİYE TALEBİ
Yavuz Saltık’ın avukatı Doğa Şanlıoğlu da savunmasında müvekkilinin mahkeme huzurunda teknik bilgiye dayanan, açık ve samimi bir ifade verdiğini belirtti.
Şanlıoğlu, Saltık’ın bir yılı aşkın süredir tutuklu bulunmasının ceza hukukunun ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu savundu.
Avukat Şanlıoğlu, müvekkiline yöneltilen iddiaların belediye faaliyetlerine ilişkin olduğunu, ancak iddialara konu edilen işlemler sırasında Saltık’ın o görevde dahi olmadığını söyledi.
Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin göz ardı edildiğini belirten Şanlıoğlu, ortada delil karartma ya da yargı sürecine müdahale ihtimalini gösterecek somut bir risk bulunmadığını ifade etti.
İmamoğlu’ndan duruşmada Kılıçdaroğlu’na sert tepki: Kayyuma sözlerini iade ediyorum
“YURT DIŞINDAN KENDİ İSTEĞİYLE DÖNDÜ”
Saltık’ın avukatı, müvekkilinin kaçma şüphesi bulunmadığını da vurguladı.
Operasyonlar başladığında Saltık’ın yurt dışından kendi isteğiyle Türkiye’ye döndüğünü ve kişisel telefonunun şifresini rızasıyla teslim ettiğini belirten Şanlıoğlu, “Kaçma şüphesi olmayan, alnı açık bir bürokrattan bahsediyoruz” dedi.
Avukat, dosyada somut delil bulunmadığını, iddiaların “duyum ve tahminlere” dayalı olduğunu savunarak Saltık’ın tahliyesini talep etti.
İMAMOĞLU’NDAN TUTUKLULUK DEĞERLENDİRMESİ ÇAĞRISI
Duruşmanın önceki bölümünde Ekrem İmamoğlu da söz aldı.
İmamoğlu, bir önceki duruşmada Erdinç Çolak’ın savunma sırasında baygınlık geçirmesini hatırlatarak tutukluluk değerlendirmelerinin daha sık yapılabileceğini söyledi.
“Ayda bir yaptığınız tutukluluk değerlendirme kuralını değiştirmek sizin uhdenizde. Bunu bir haftaya düşürebilirsiniz, hatta anlık verebilirsiniz” diyen İmamoğlu, Çolak’ın duruşma salonunda yere yığılmasının herkese acı hissettirdiğini belirtti.
İmamoğlu, iddianamede kendisinin “örgüt lideri” olarak gösterildiğini ve her konunun kendisine bağlandığını söyleyerek, “Dolayısıyla her şey beni ilgilendiriyor. Bu sürecin böyle ilerlemesi çok can acıtıcıdır” dedi.
SİNAN SEPETÇİ’DEN TAHLİYE TALEBİ
Duruşmada Yavuz Saltık’tan önce tutuklu sanıklardan Sinan Sepetçi savunma yaptı.
Sepetçi, neden gözaltına alındığını anlamadığını, kendisine sahte fatura temin ettiği gerekçesinin söylendiğini ancak iddianamede buna ilişkin somut bir suçlamaya ulaşamadığını ifade etti.
“Ben adam öldürmedim, uyuşturucu satmadım, terörist değilim. Sadece maaşlı olarak bir şirkette çalıştım” diyen Sepetçi, ailesinden ayrı kalmayı hak edecek bir şey yapmadığını söyledi.
Sepetçi, “Duruşma salonunun her bir köşesinden feryat ediliyor. Ben de onlardan birisiyim. Ben aylardır unutulduğumu düşünüyorum burada. Artık unutulmak istemiyorum” ifadelerini kullandı.
AVUKAT BEYANLARIYLA DEVAM ETTİ
Sinan Sepetçi’nin savunmasının ardından avukatı İbrahim Burak Eskici de beyanda bulundu.
Eskici, soruşturma aşamasında yaşanan hak ihlallerinin hukuka olan güveni sarstığını savundu. İddianamede yazan isnatlara dair somut delil bulunmadığını belirten Eskici, müvekkilinin tahliyesini talep etti.
Duruşma daha sonra Yavuz Saltık’ın savunmasıyla devam etti.
45’İNCİ GÜNÜN ÖNE ÇIKAN SAVUNMASI
İBB davasının 45’inci gününde, Yavuz Saltık’ın savunması hem içerdiği insani anlatım hem de sosyal sorumluluk çalışmalarına ilişkin aktardığı anıyla duruşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu.
Saltık, savunmasında suçlamalara yanıt verirken, yaşamını ülkenin yoksulları ve ötekileri için çalışmaya adadığını söyledi.
Avukatı ise Saltık’ın tutukluluğunun ölçüsüz olduğunu, dosyada somut delil bulunmadığını ve müvekkilinin kaçma şüphesi taşımadığını belirterek tahliye talebinde bulundu.
