İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında gerilim: Bunları sormanızı ayıplıyorum

İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında gerilim: Bunları sormanızı ayıplıyorum

​​​​​​​İBB Davasının 22. duruşmasında İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı arasında soğuk rüzgarlar esti. İmamoğlu'nun "Ben bir babayım, benim 300'e yakın suç duyurum var, ve hiçbiri işleme konulmadı. Bu ilginizi çekmiyor mu?" sorusuna Mahkeme Başkanı, "İddianame dışında hiçbir konu benim ilgimi çekmiyor" cevabını verdi. Jammer ve kamera bantlama uygulamalarına ilişkin sorulara da tepki gösteren İmamoğlu, mahkeme heyetine dönerek “Bunları sormanızı ayıplıyorum” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB davasının duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No’lu salonda görülmeye devam etti. Duruşmanın 22. gününde savunma yapan isim, İmamoğlu’nun tutuklu koruma müdürü Mustafa Akın oldu. Hakkındaki iddianamede Akın’a, birden fazla eylem kapsamında çeşitli suçlamalar yöneltildi. Bunlar arasında Le Meridien Otel’de yapıldığı öne sürülen toplantılar öncesinde kameraların kapattırılması, sinyal kesici kullanılması, örgütsel faaliyetlere ilişkin delillerin karartılması, 19 Mart sonrasında İBB Başkanlık Konutu’ndaki kameraların sökülmesine ilişkin talimat verilmesi, Florya’daki eski başkanlık ofisine yemek sepetleri içerisinde rüşvet parası ve çeşitli teknolojik cihazlar getirildiği iddiası ile Pendik’te bir arsa üzerinden kamu zararına ortak olunduğu iddiaları yer aldı.

Bir önceki celsede savunma yapan Ali Kurt’un ise söz konusu konutların ekspertiz değerinin altında değil, yaklaşık yüzde 30 üzerinde satıldığını belirterek satış sözleşmelerini mahkeme heyetine sunduğu da duruşma dosyasında yer aldı. Mustafa Akın ise savunmasında, hakkında ileri sürülen suçlamaların tamamını reddetti.

“25 YAŞINDA SIRTINA KEFEN GİYMİŞ BİR İNSANIM”

Savunmasına Emniyet Teşkilatı’ndaki geçmiş görevlerini anlatarak başlayan Mustafa Akın, 1989 yılında teşkilata katıldığını, 1992’de Polis Özel Harekât Şube Müdürlüğü’ne başvurduğunu ve eğitimini tamamladıktan sonra Ağrı Özel Harekât Şube Müdürlüğü’nde göreve başladığını söyledi. O yılların terörün en yoğun olduğu dönemler olduğunu vurgulayan Akın, başta PKK olmak üzere ülkenin birliğine kasteden örgütlerle mücadele etmek üzere bu görevi büyük bir inançla kabul ettiğini belirtti. Ağrı’daki görev yıllarında ailesiyle helalleşerek, henüz iki aylık olan oğlunu geride bırakıp göreve gittiğini anlatan Akın, “25 yaşında sırtına kefen giymiş bir insanım” ifadesini kullandı. Kendini bu vatana hizmete adamış biri olduğunu söyleyen Akın, çocuklarının büyümesine çoğu zaman şahit olamadığını, eşinin ise onları vatana ve millete bağlı bireyler olarak yetiştirdiğini dile getirdi.

Akın, emekli olduktan sonra da çalışmaya ara vermediğini, hiçbir zaman iş seçmediğini ve siyasi bir aidiyetinin bulunmadığını söyledi. Hayatı boyunca görev odaklı hareket ettiğini belirten Akın, 2012 yılında çeşitli teklifler aldığını, bir süre iş insanı Vahap Küçük ile çalıştığını, ardından 2014 yılında Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanı seçilmesinden sonra belediyede güvenlik yapısını güçlendirecek bir görev için teklif aldığını anlattı. Bu görevi ailesiyle istişare ettikten sonra kabul ettiğini ifade eden Akın, İmamoğlu’nu çalışkanlığı ve üretkenliğiyle tanıdığını, görev süresi boyunca birlikte çalıştığı kişilere bilgi ve tecrübelerini aktarmaya çalıştığını söyledi.

SUÇLAMALARA KARŞI VIP KORUMA VURGUSU

Mustafa Akın, iddianamede kendisine suç olarak isnat edilen hususların, aslında mesleki yükümlülüğü olan VIP koruma ve kollama görevine ilişkin olduğunu savundu. VIP koruma hizmetinin yalnızca fiziksel güvenliğin sağlanmasından ibaret olmadığını belirten Akın, bu görevin aynı zamanda sosyal hayatın, özel hayatın, itibarın, kişisel verilerin ve temel hakların korunmasını da kapsadığını dile getirdi. Bu çerçevede Erzurum’daki miting sırasında yaşanan taşlı saldırıyı örnek gösteren Akın, koruma ihtiyacının ne kadar hayati olduğunu ifade etti. Kamuoyunda “Balıkçı Kahraman” olarak bilinen olayda ise bir restorana ait görüntülerin sosyal medyaya ve bazı basın mensuplarına servis edilmesini ciddi bir ihlal olarak nitelendirdi. Rumeli Kavağı bölgesindeki MOBESE kayıtlarının kolluk kuvvetlerine ait sistemler üzerinden açılarak cep telefonu ile kaydedilip dışarıya servis edildiğini söyleyen Akın, bu durumun yalnızca özel hayat ihlali değil, aynı zamanda devletin güvenlik sistemlerine ve kurumlarına duyulan güvenin zedelenmesi anlamına geldiğini belirtti.

Akın, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun resmi rakamlara göre 16 milyon, gayri resmi tahminlere göre ise 20 milyonu aşan nüfusa sahip İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunu ve gözaltına alındığı tarihe kadar terörle mücadele mevzuatı kapsamında özel koruma kararı bulunan bir kamu görevlisi olduğunu söyledi. Kendisinin korunmasının, devlet tarafından görevlendirilen dört polis memuru ile birlikte, valilikten alınan özel izin doğrultusunda İBB bünyesinden seçilen güvenlik personelinden oluşan bir ekip tarafından sağlandığını ifade etti. Akın, kendisine isnat edilen “özel vasıflı örgüt üyesi” suçlamasını kesinlikle kabul etmediğini, olmayan bir örgütün ne üyesi olduğunu ne de böyle bir faaliyetin içinde yer aldığını belirtti. Dosyaya gizlilik verilmesi nedeniyle 11 aydır tutuklu bulunduğunu söyleyen Akın, “12 metrekare beni öldürmez” ifadesini kullandı; Ağrı Dağı’nda, buz üstünde yatmış biri olduğunu belirterek bu koşulların fikir ve düşüncelerinden vazgeçiremeyeceğini dile getirdi.

“HİÇBİR GİZLİ TOPLANTIYA ŞAHİT OLMADIM”

Duruşmaya verilen aranın ardından savunmasına devam eden Mustafa Akın, hiçbir gizli toplantıya şahit olmadığını söyledi. Yanlarında her zaman devletin gönderdiği iki polis memurunun bulunduğunu belirten Akın, İBB Başkanı’nın yaptığı toplantıların içeriğini bilmenin ve sormanın kendi görevleri olmadığını ifade etti. Kamera bantlama konusuna ilişkin olarak da, “Gizli bir durum olsa otelin giriş ve çıkışındaki kameralar da kapatılmaz mıydı?” diye soran Akın, otele çakarlı araçlarla gidildiğini, gizli denilen toplantıya böyle gidilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu söyledi. Örgütün temin ettiği suç gelirinin şoförler üzerinden elde edildiği iddiasına yanıt verirken ise devlet ciddiyetini bozmadan konuştuğunu belirtti ve bu suçlamanın hangi el tarafından yazıldığını merak ettiğini söyledi. Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Bayram Yıldırım’ın kendisine yönelik beyanlarına ilişkin olarak da, o kişiden şikâyetçi olduğunu ifade etti.

Akın, savunmasının devamında üzerine atılı hiçbir suçlamayı kabul etmediğini, kaçacak bir insan olmadığını ve yeşil pasaportu bulunmasına rağmen ülkesini asla terk etmeyeceğini söyledi. Kendisinin, birlikte tutuklu bulunan arkadaşlarıyla birlikte tahliye edilmesini talep etti. Savunmasının ardından mahkeme başkanının sorularına geçildi. Mahkeme başkanı, jammerların envantere kayıtlı olup olmadığını sordu. Akın buna, söz konusu jammerların Kadir Topbaş döneminde alındığını ve kayıtlı olduğunu belirterek yanıt verdi. Mahkeme başkanının, kamera bantlama tedbirinin her yerde uygulanıp uygulanmadığı yönündeki sorusuna ise Akın, kişinin üzerini değiştirmesi, yemek yemesi ya da toplantı yapması gibi durumlarda bunu uyguladıklarını söyledi. Duruşma savcısının jammer kullanımıyla ilgili bir tebligat bulunup bulunmadığı yönündeki sorusuna da Akın, “Biz jammerları sadece taşıdık, kullanmadık” yanıtını verdi.

"TEKRAR SORMANIZI AYIPLIYORUM"

Mustafa Akın’ın bu yanıtlarının ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, iddia makamının jammer meselesini sorgulama biçimine tepki gösterdi. “İddia makamının jammer meselesini sorgulamak istemesine sırıtarak bakmak istiyorum ama yapmayacağım” diyen İmamoğlu, içinde bulunulan durumu, “Türkiye’yi yöneten zihniyetin bize her alanda yaşattığı fetret döneminin yansıması olan iftiranamenin en vahşi alanındayız şu an” sözleriyle değerlendirdi.

İmamoğlu, devamında hem mahkeme heyetine hem de iddia makamına dönerek, “Bunları tekrar sormanızı bile ayıplıyorum. Hem size söylüyorum hem iddia makamına” ifadelerini kullandı. Kendisinin MOBESE kameralarıyla takip edilip İçişleri Bakanlığı talimatıyla görüntülerinin basına sızdırıldığı dönemde görev yaptığını söyleyen İmamoğlu, Erzurum’da kendilerine taşlı saldırı düzenlendiğini ve Mustafa Akın’ın bu olay nedeniyle 1,5 ay tedavi gördüğünü anlattı. “Mustafa Akın kamera bantladı diye hapis yatıyor, bu vicdana sığar mı?” diyen İmamoğlu, soruların bağlamını ve yöneltiliş biçimini eleştirdi.

İmamoğlu, Kadir Topbaş döneminde satın alınan ve İBB envanterinde bulunduğunu belirttiği, piyasa değeri 150 milyon lira olan iki zırhlı araç üzerinden de değerlendirmelerde bulundu. Bu araçları kendisinin satın almış olması halinde çok daha ağır biçimde suçlanacağını savunan İmamoğlu, burada da iddia makamının yaklaşımına tepki gösterdi. Ardından Mustafa Akın’a dönerek, 12 yıl boyunca birlikte çalıştıkları süre içinde kendisinden herhangi bir gayrimeşru talimat alıp almadığını sordu. Akın ise bu soruya, “Kesinlikle etmedim” yanıtını verdi. Zırhlı araç kullanırken dahi tehdide karşı tedbir aldıklarını ifade etti.

“BEN BİR BABAYIM” DEDİ, MAHKEME BAŞKANI 'BENİ İLGİLENDİRMİYOR' DİYE CEVAP VERDİ

Duruşmanın en dikkat çekici anlarından biri, İmamoğlu’nun iddianameye yönelik sert sözleri ile mahkeme başkanının buna verdiği yanıt oldu. İddianameyi “foseptik çukuru” olarak nitelendiren İmamoğlu, bugüne kadar yaptığı yaklaşık 300 suç duyurusundan tek bir sonuç alınmadığını söyledi. Ardından, “Ben Ekrem İmamoğlu’yum, benim çocuklarım var, ben bir babayım. Bu ilginizi çekmiyor mu?” diyerek mahkeme heyetine seslendi. Mahkeme başkanı ise bu sözlere, “İddianame dışında bir konu benim ilgimi çekmiyor” yanıtını verdi. Duruşma salonunda yaşanan bu diyalog, savunma ile mahkeme heyeti arasındaki yaklaşım farkını en açık biçimde ortaya koyan anlardan biri oldu.

İmamoğlu’nun sözleri, bir yandan suçlamaların mahiyetine dönük itirazlarını ortaya koyarken, diğer yandan duruşma sürecinin çerçevesine dair eleştirilerini de yansıttı. Mahkeme başkanının verdiği yanıt ise heyetin değerlendirmesini iddianame sınırları içinde tuttuğunu gösterdi. Böylece, Mustafa Akın’ın savunmasının ötesine taşan duruşma atmosferi, kısa süre içinde İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında doğrudan bir gerilim alanına dönüştü.

AVUKATIN SORULARI VE “GİZLİ KASA” TARTIŞMASI

Duruşmanın ilerleyen bölümünde, Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu’nun avukatı Nusret Yılmaz da Mustafa Akın’a çeşitli sorular yöneltti. Yılmaz, Giresun’daki yayla evinde bulunan ve iktidar medyasında geniş biçimde yer alan kasaya atıf yaparak, Akın’a “Gizli kasanız var mı?” diye sordu. Akın ise ailesinin onurunun zedelenmesine söylenecek çok şey olduğunu, ancak bunu müdafilerine bıraktığını söyledi. Avukatın, “Suç delillerini gizlemekle suçlanıyorsunuz, gizlenecek bir şey olsaydı tamamen yok etmez miydiniz?” şeklindeki sorusuna da Akın, art niyetli olunması halinde cihazın elektrik kaçağıyla yakılabileceğini, ancak kendilerinin cihazları ilgili birime teslim ettiğini belirterek yanıt verdi.

Mustafa Akın’ın savunmasının bu bölümü tamamlanırken, mahkeme salonunda odak noktası yalnızca iddianamedeki teknik suçlamalar olmadı. Savunmanın ilerleyişi sırasında jammer, kamera bantlama, koruma tedbirleri, MOBESE görüntülerinin servis edilmesi ve İBB envanterindeki araçlar üzerinden yürüyen tartışma, İmamoğlu ile mahkeme heyeti arasında dikkat çeken bir gerilim başlığına dönüştü. Duruşma, Akın’ın savunmasının ardından mahkeme başkanının sorgusu ve taraf avukatlarının sorularıyla devam etti.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN