İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve “siyasi casusluk” dosyalarından ayrı ayrı tutuklu bulunan, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan, “Hakikat Mektupları” başlığıyla kamuoyuna bir açıklama yaptı.
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 11 Mayıs’ta ilk duruşması görülecek davaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özkan, dört sanıktan biri olarak yargılandığı süreci “son yılların en hakikat dışı davalarından biri” olarak nitelendirdi.
“PARANOYA İKLİMİYLE BESLENEN YENİ BİR HİKÂYE”
Özkan, daha önce kamuoyuna “İBB yolsuzluk” iddiaları olarak yansıyan sürecin sonuç vermediğini öne sürerek, bu kez “casusluk” iddiasının gündeme getirildiğini savundu.
Sürecin nasıl şekillendiğine dair şu ifadeleri kullandı:
"Paranoya iklimiyle beslenen yeni bir hikâye"
İddianamenin temelinin, mal paylaşımı anlaşmazlığı yaşayan bir iş insanının tutuklandıktan dört ay sonra verdiği ifadeler olduğunu belirten Özkan, bu beyanların “soyut, çelişkili ve hakikat dışı” olduğunu ifade etti. Özkan, söz konusu ifadeler üzerinden 2019 İstanbul yerel seçim kampanyasına yönelik suç isnadı oluşturulmaya çalışıldığını ileri sürdü.
“ZORLAMA BİR KURGU”
160 sayfalık iddianameye ilişkin detaylara da değinen Özkan, yalnızca seçimlerden 12 gün önce tanıştığı ve bir kez görüştüğü bir iş insanının gönderdiği WhatsApp mesajlarından “seçim manipülasyonu” iddiası çıkarıldığını belirtti.
Bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:
"Zorlama bir kurgu"
Özkan ayrıca iddianamenin, Türk Ceza Kanunu’nun açık hükümleri yerine “Mozaik Sır Teorisi” gibi akademik kavramlara dayandırıldığını ifade etti. Bu yaklaşımın, yasal araştırma ve siyasi analiz faaliyetlerini dahi “casusluk” kapsamına sokma girişimi olduğunu savundu.
E-POSTALAR VE “DARKWEB” İDDİASI
Davaya dayanak gösterilen en kritik unsurlardan biri olan 17 e-postaya ilişkin teknik bulgulara da değinen Özkan, 5 Şubat 2026 tarihli uzman mütalaasında bu verilerin 2008, 2014, 2016, 2017 ve 2019 yıllarında “darkweb” ortamına sızdırıldığının tespit edildiğini aktardı.
Bu sızıntıyla bağlantılı olduğu belirtilen Ukraynalı ve Polonyalı iki kişinin yakalanarak tutuklandığını ifade eden Özkan, söz konusu verilerin dava kapsamında yeni elde edilmiş bilgiler olmadığını savundu.
“ZATEN DOLAŞIMDA OLAN ESKİ VERİLER”
Mahkemenin görevlendirdiği bilirkişinin 2 Mart 2026 tarihli raporunda da benzer tespitlerin yer aldığını belirten Özkan, davanın temel dayanağına ilişkin şu ifadeyi kullandı:
"Davanın temel dayanağı zaten dolaşımda olan eski veriler"
Özkan, açıklamasına eklediği teknik analiz tablosunda, 17 farklı e-posta hesabına ait verilerin farklı yıllarda çeşitli platformlarda yayımlandığının ayrıntılı biçimde gösterildiğini belirtti.
Kamuoyunda “İBB davası” olarak bilinen başka bir dosyada benzer isnatlar kapsamında 30 Nisan 2026 tarihinde dokuz sanığın tahliye edildiğini hatırlatan Özkan, bu gelişmenin söz konusu iddiaların “hukuki dayanaklardan yoksun olduğunu” ortaya koyduğunu savundu.
“BAŞLAMADAN BİTMİŞ BİR DAVA”
Tüm bu unsurlar ışığında davaya ilişkin genel değerlendirmesini paylaşan Özkan, şu ifadeleri kullandı:
"Başlamadan bitmiş bir dava. Olmayan bir koyundan çift post çıkarılmaya çalışıldığını"
42 yıllık iletişimci ve eski bir subay olduğunu belirten Özkan, yargılama sürecinde hukuka olan inancını koruduğunu ifade ederek, “hakikatin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkması için” savunma yapacağını belirtti.
KAMUOYUNA ÇAĞRI
Özkan, açıklamasının sonunda kamuoyuna ve yetkililere çağrıda bulunarak, davaya ilişkin bilirkişi raporlarının ve teknik analizlerin dikkatle incelenmesini istedi.
Açıklamasında şu ifadeye de yer verdi:
"Gerçeklerin er geç ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır"
Özkan, bu sözle birlikte hakikatin kısa sürede açığa çıkacağına inandığını dile getirdi.
