Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel hakkında “zincirleme şekilde rüşvet alma” suçlamasıyla düzenlediği fezlekeye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski başdanışmanı ve ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç’ten itiraz geldi.
Özgenç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada siyasi parti genel başkanlığının kişiye tek başına kamu görevlisi sıfatı kazandırmadığını, ancak milletvekillerinin Türk Ceza Kanunu kapsamında kamu görevlisi sayıldığını belirtti.
Bununla birlikte rüşvet suçunun oluşması için iddia edilen menfaatin milletvekilliği göreviyle bağlantılı olması gerektiğini vurgulayan Özgenç, medyaya yansıyan bilgilerden böyle bir ilişkinin anlaşılamadığını ifade etti.
BAŞSAVCILIK FEZLEKEYİ ADALET BAKANLIĞINA GÖNDERDİ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Medya İletişim Bürosu tarafından 4 Ağustos 2026 tarihinde yapılan açıklamada, Özgür Özel hakkında 2026/156404 soruşturma numarasıyla “zincirleme şekilde rüşvet almak” suçundan soruşturma yürütüldüğü bildirildi.
Başsavcılık, Özel’in 31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına yeniden aday gösterilmesini sağlamak amacıyla Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek’ten, doğrudan veya dönemin milletvekili Veli Ağbaba aracılığıyla menfaat temin ettiğini öne sürdü.
Açıklamada ayrıca Özel’in, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’dan 4-5 Kasım 2023 tarihlerindeki CHP Kurultayı’nda kullanılmak üzere maddi menfaat temin ettiği iddia edildi.
Bu gerekçelerle TCK’nin rüşvet ve zincirleme suç hükümleri kapsamında fezleke düzenlendiği, Özel’in milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle dosyanın Adalet Bakanlığına gönderildiği açıklandı.
Söz konusu iddialar savcılığın soruşturma ve fezleke açıklamasına dayanıyor. Özgür Özel hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.
“PARTİ GENEL BAŞKANLIĞI KAMU GÖREVİ DEĞİLDİR”
Prof. Dr. İzzet Özgenç, değerlendirmesinde siyasi parti genel başkanlığı ile milletvekilliği görevlerinin hukuki statülerinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti.
Özgenç şu ifadeleri kullandı:
“Siyasi parti yönetim organlarında görev yapmak ve dolayısıyla siyasi parti genel başkanı olmak, kişiye kamu görevlisi sıfatını kazandırmaz.”
Siyasi parti genel başkanının aynı zamanda milletvekili olması halinde durumun farklılaştığını belirten Özgenç, milletvekilliğinin TCK’nin 6’ncı maddesi uyarınca kişiye kamu görevlisi sıfatı kazandırdığını kaydetti.
“ASIL SORUN KAMU GÖREVLİSİ OLUP OLMAMALARI DEĞİL”
Özgenç, somut olay bakımından esas tartışmanın ilgili kişilerin kamu görevlisi sayılıp sayılmaması olmadığını ifade etti.
Rüşvet suçundan söz edilebilmesi için menfaat sağlandığı öne sürülen işlemin kamu görevinin icrasıyla bağlantılı olması gerektiğini belirten Özgenç, şöyle devam etti:
“İddia konusu para transferlerinin milletvekilliği görevi kapsamında, bu görevle bağlantılı olan bir işin görülmesi amacına yönelik olması gerekir.”
Özgenç’in değerlendirmesine göre kişinin kamu görevlisi olması, her türlü menfaat ilişkisinin otomatik olarak rüşvet suçu sayılması için yeterli değil. Menfaat ile kamu görevinin yerine getirilmesi arasında somut bir bağ kurulması gerekiyor.
“MİLLETVEKİLLİĞİ GÖREVİYLE BAĞLANTI BULUNMUYOR”
Başsavcılığın açıklamasında yer alan iddiaların parti içi aday belirleme ve kurultay süreçleriyle ilgili olduğuna işaret eden Özgenç, bunların milletvekilliği görevinin icrasıyla bağlantısının bulunmadığını savundu.
“Medyaya yansıyan haberler itibarıyla iddia konusu para transferlerinin milletvekilliği görevinin icrasıyla bir bağlantısı bulunmamaktadır.”
Özgenç, iddiaların gerçek olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapmadığını da özellikle belirterek hukuki görüşünü şu sözlerle tamamladı:
“Bu nedenle, gerçek olup olmadığı bir yana, iddia konusu para transferleri bağlamında rüşvet suçu oluşmaz.”
FEZLEKE SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?
Başsavcılık tarafından hazırlanan fezlekenin Adalet Bakanlığındaki incelemenin ardından Cumhurbaşkanlığına, oradan da TBMM Başkanlığına gönderilmesi bekleniyor.
Dosya Meclis’e ulaşırsa önce Anayasa ve Adalet komisyonlarının üyelerinden oluşan Karma Komisyona sevk edilecek. Komisyonun dokunulmazlığın kaldırılması yönünde karar vermesi halinde konu TBMM Genel Kurulunda görüşülecek.
