ABD’nin önde gelen ekonomi gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ), Türkiye’de yatırım fonlarında başlayan ve Borsa İstanbul’a yayılan krizi “Multibillion-Dollar Stock-Market Scandal Roils Erdogan’s Turkey” başlıklı makalesinde değerlendirdi. Jared Malsin ve Chelsey Dulaney imzalı analizde, bazı yatırım fonlarının yatırımcıların para çekme taleplerini karşılayamaz hale gelmesinin piyasalarda zincirleme satışlara yol açtığı, ardından Sermaye Piyasası Kurulu’nun 7 portföy yönetim şirketine ait fonlara müdahale ederek 131 fon için tasfiye sürecini başlattığı aktarıldı. SPK da 2025’in son çeyreğinden itibaren özellikle bazı serbest ve para piyasası fonlarının düşük fiili dolaşıma sahip hisselerde ekonomik gerçeklikle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunun gözlemlendiğini açıkladı.
Fon soruşturması büyüyor: Pusula Portföy ve Tera yöneticileri hakkında gözaltı kararı
WSJ: YÜKSEK ENFLASYONDAN KAÇAN KÜÇÜK YATIRIMCI FONLARA YÖNELDİ
WSJ, Türkiye’de yıllardır devam eden yüksek enflasyonun bireysel yatırımcıları tasarruflarını koruyabilmek için hisse senedi ve yatırım fonlarına yönelttiğine dikkat çekti.
Gazeteye göre bu ortamda bazı portföy yönetim şirketleri ve aracı kurumlar, çok yüksek getiri sağlayan fonlarla geniş yatırımcı kitlelerine ulaştı.
Ancak makalede bazı fonların portföylerini az sayıda ve düşük likiditeli hisseye yoğunlaştırdığı, getiriyi büyütmek amacıyla borçlanarak işlem yaptığı ve bazı durumlarda yatırımcı parasının fonlarla bağlantılı şirketlerin hisselerine yönlendirildiği belirtildi.
TERA FONUNDA İKİ YILDA YÜZDE 43 BİNE YAKIN GETİRİ
WSJ’nin dikkat çektiği en çarpıcı örneklerden biri Tera Portföy oldu. Gazeteye göre şirketin amiral gemisi konumundaki fonlarından biri son iki yılda yaklaşık yüzde 43 bin getiri açıkladı. Fon, işlemleri durdurulmadan önce yaklaşık 100 bin yatırımcıya ve 5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmıştı.
East Capital Group kıdemli danışmanı Emre Akçakmak, WSJ’ye yaptığı değerlendirmede piyasadaki sorunların uzun süredir görülebildiğini ve düzenleyici müdahalenin daha erken yapılması gerektiğini savundu.
ŞİMŞEK: “GENELE YAYILMIŞ SİSTEMİK RİSK YOK”
WSJ, krizin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimi ve 2023’te yeniden Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine getirilen Mehmet Şimşek açısından da önemli bir sınav oluşturduğunu yazdı.
Şimşek, cuma günü NTV’de yaptığı açıklamada yaşanan sorunun sınırlı sayıdaki fonların kredi ve likidite problemlerinden kaynaklandığını belirterek, “Genele yayılmış sistemik risk söz konusu değil. Borsada ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok” dedi.
Şimşek, Türkiye’de toplam 2 bin 38 fon bulunduğunu, tasfiye kapsamındaki fon sayısının ise 131 olduğunu açıkladı.
WSJ: KRİZ İSTANBUL’UN FİNANS MERKEZİ HEDEFİ İÇİN DE SINAV
Wall Street Journal, Şimşek’in göreve dönüşünün ardından Türkiye ekonomisinde daha geleneksel ekonomi politikalarına geçildiğini ve İstanbul’un uluslararası finans merkezi olarak öne çıkarılmaya çalışıldığını hatırlattı.
Gazete, fon krizinin yabancı yatırımcıların Türkiye’nin finansal piyasalarındaki denetim mekanizmalarına ilişkin soru işaretlerini artırabileceğini yazdı.
İsveçli SEB’nin gelişen piyasalar baş stratejisti Erik Meyersson, finans piyasalarında daha güçlü denetim sağlanmadığı takdirde aşırı oynaklık ve benzeri piyasa şoklarına karşı kırılganlığın sürebileceğini söyledi.
MSCI HAZİRAN AYINDA UYARMIŞTI
WSJ’nin analizinde uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın haziran ayında Türkiye hakkında yaptığı uyarıya da geniş yer verildi.
MSCI, 23 Haziran’da yayımladığı 2026 Piyasa Sınıflandırması İncelemesi’nde uluslararası kurumsal yatırımcıların Türkiye’de bazı fonların küçük ölçekli halka açık şirketlerle bağlantılı hisselerde “tekrarlayan olası koordineli işlem” örnekleri bulunduğunu bildirdiğini açıklamıştı.
MSCI ayrıca bu işlemlerin bazı şirketlerin fiili dolaşım oranlarını yapay biçimde yüksek gösterebildiği yönünde yatırımcı endişeleri bulunduğunu belirtmişti.
Kurum, Türkiye’de kasım ayındaki MSCI endeks değerlendirmesine kadar yeterli ve güvenilir ilerleme görülmemesi halinde Türkiye ve Türk hisselerinin endekslerde nasıl ele alınacağı konusunda resmi bir istişare süreci başlatılabileceğini duyurdu.
AĞUSTOS SONUNDA KURALLAR SIKILAŞTIRILDI
WSJ, düzenleyici kurumların ağustos sonunda fonların bağlantılı şirketlere ve belirli hisselere yaptığı yatırımları sınırlayan yeni düzenlemeler getirmesinin ardından bazı fonlarda para çıkışlarının başladığını aktardı.
Pusula Portföy’ün yatırımcıların geri ödeme taleplerini karşılamakta zorlanmasının ardından başlayan satış dalgası, kısa süre içinde Tera ve diğer fonlara da yayıldı.
BORSA İSTANBUL’DA DEVRE KESİCİ ÇALIŞTI
Fonlardan başlayan satış baskısı Borsa İstanbul’a da sıçradı. WSJ’ye göre BIST 100 endeksi çarşamba günü yüzde 5,5 gerileyerek devre kesicinin çalışmasına neden oldu. Merkez Bankası’nın finansal sisteme likidite sağlaması ve sorunlu fonların tasfiyesinin bankalara devredilmesinin ardından piyasa perşembe günü kısmen toparlandı.
Haftanın devamında yeniden satışların yaşanmasıyla gösterge endeks haftalık bazda yaklaşık yüzde 8,5 geriledi. Buna rağmen endeksin yılbaşından bu yana getirisi yaklaşık yüzde 17 seviyesinde kaldı.
Döviz ve devlet tahvili piyasalarındaki hareketlerin görece sınırlı kalması ise krizin şu aşamada ağırlıklı olarak hisse senedi ve fon piyasasında yoğunlaştığı görüşünü destekledi.
38 KİŞİ HAKKINDA SAVCILIĞA BAŞVURU
WSJ, Türk makamlarının kriz büyürken bazı fon yöneticileri hakkında gözaltı, yurt dışına çıkış yasağı ve diğer adli tedbirlere başvurduğunu da yazdı.
SPK’nın 38 kişi hakkında piyasa işlemleriyle bağlantılı olduğu ileri sürülen suçlar nedeniyle savcılığa bildirimde bulunduğu daha önce kamuoyuna yansımıştı. Fonlarla bağlantılı bazı üst düzey yöneticiler hakkında da gözaltı ve tutuklama kararları verildi.
“TÜRKİYE’NİN GÜVENİ YENİDEN TESİS ETMESİ GEREKİYOR”
WSJ’nin analizinde krizin uzun vadeli etkisinin yatırımcı güveninde görülebileceği değerlendirmesi öne çıktı.
BlueBay Asset Management kıdemli ülke stratejisti Timothy Ash, Türk otoritelerinin piyasaya yönelik güveni yeniden sağlamak için hızlı hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Gazetenin analizine göre, 131 fonun tasfiyeye alınmasıyla başlayan süreç artık yalnızca bu fonlarda parası bulunan yatırımcıların ne kadarını geri alabileceği meselesi değil. Krizin nasıl soruşturulacağı, geçmişteki uyarılara neden daha erken karşılık verilmediği ve benzer yapıların tekrar oluşmasını engelleyecek denetim mekanizmalarının kurulup kurulamayacağı da Türkiye’nin finans piyasalarının uluslararası itibarı açısından belirleyici başlıklar haline geldi.

