İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA), İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesinde yürüttüğü “Afet Bilinci Araştırması”na göre, İstanbulluların yüzde 94.1’i depremi en çok endişe duyduğu afet olarak tanımlıyor. 761 katılımcıyla yürütülen araştırma, deprem algısı ile hazırlık düzeyi arasında ciddi bir fark olduğunu ortaya koydu.
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 18’i oturduğu binanın büyük bir depremde yıkılacağını düşünüyor. Yüzde 14.3’ü binasının ağır hasar alacağını belirtirken, yüzde 68.1’i çürük raporu verilmesi halinde daha güvenli bir konuta taşınacağını söylüyor. Ancak çürük raporuna rağmen binasında yaşamaya devam edeceğini belirtenlerin yüzde 70.6’sı bunu maddi yetersizlikle açıklıyor. Alt sosyoekonomik seviyede bu oran yüzde 78.6’ya kadar yükseliyor.
Evde fiziksel tedbir alma oranları ise oldukça düşük. Katılımcıların yalnızca yüzde 26.4’ü evdeki eşyalarını tamamen sabitlediğini, yüzde 23.3’ü kısmen sabitlediğini, yüzde 50.3’ü ise hiç sabitlemediğini ifade ediyor. Bu durum, deprem riskine dair yüksek farkındalığa rağmen, eyleme dönüşen hazırlık düzeyinin sınırlı kaldığını gösteriyor.
Deprem tehdidinin yakın olduğuna dair kanaat yaygın. Katılımcıların yüzde 85.7’si İstanbul’da yakın zamanda yıkıcı bir deprem yaşanacağını düşünüyor. Yüzde 57.7’si deprem anında ne yapacağını bildiğini ve kendine güvendiğini ifade ederken, yüzde 37.1’i alınan önlemlerin kaderi değiştirmeyeceğini düşünüyor.
YAKIN GELECEKTE DEPREM BEKLENTİSİ: YÜZDE: 85.7
Temel afet bilgisi ve hazırlığı konusunda da tablo karmaşık. Katılımcıların yüzde 64.8’i “yaşam üçgeni” kavramını bildiğini belirtirken, yüzde 35.2’si bu kavramı duymadığını söylüyor. Acil durum çantasına sahip olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 37.3’te kalıyor. Buna karşın yüzde 88.4’ü evindeki elektrik, su ve doğalgaz girişlerini nasıl kapatacağını bildiğini ifade ediyor. Deprem sonrası resmi toplanma alanını bilenlerin oranı ise yüzde 55.6 düzeyinde.
