'Kader'e bak

'Kader'e bak

Bartın’da 41 işçinin ölümüne yol açan maden faciasında ihmaller ‘kader’ tartışmalarının gölgesinde kaldı. Kötü yönetime ilişkin sorgulamanın kader tartışmasına dönüşmesi tepki uyandırdı.

ERDOĞAN: İşi kader kavramını aşağılamaya vardıranlar tehlikeli bir mecrada ilerliyor. Sen inanmayabilirsin ama Bay Kemal biz kaza ve kadere inanan insanlarız.

KILIÇDAROĞLU: Can güvenliğini sağlamak devletin görevi. Müfettiş, Sayıştay raporları var görmüyorsun. İktidarımızda Soma’nın da Bartın’ın da hesabını soracağım.

AKŞENER: Sorumsuzluğu perdelemek için imanımızı sömüremezsiniz. Tevekkül gibi tedbir de gerçek. Tedbirle önleyebileceğin ölümleri kader diye yutturamazsın.

TEK ÇOCUKLA OLMAZ SAYIYI ARTIRIN

Cumhurbaşkanı, AK Parti’ye geçen Mehmet Ali Çelebi’ye rozetini taktı. Tek çocuğu olan Çelebi’nin eşini işaret ederek “Doktora yapıyor, kariyer” ifadesini kullanması üzerine “Çocuk da olmalı. PKK’nın 5, 10 tane var. Sayıyı artırmak lazım” dedi.

ŞEHİT EVİNE EN ACI ZİYARET

Kılıçdaroğlu, Mersin’deki polisevine 26 Eylül’de düzenlenen silahlı terör saldırısında şehit olan polis memuru Sedat Gezer’in ailesine taziye ziyaretinde bulundu. CHP lideri, şehidin çocukları Melis ve Ahmet Yağız ile de bir süre sohbet etti.

MADENCİLERE BARETLİ ANMA

İYİ Parti’nin TBMM’deki grup toplantısında konuşan Akşener, maden ocağındaki patlamada yaşamını yitiren işçilerin anısına, kürsüye baret takarak çıktı. Toplantıda hayatını kaybeden 41 işçi için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

41 KİŞİNİN İHMALLE ÖLÜMÜNÜ BU ŞEKİLDE GEÇİŞTİREMEZSİNİZ

KARAMOLLAOĞLU: Bir insan kötü bir iş yaparsa mesul odur. 41 kişi canını kaybetmiş, kader ne yapalım diye geçiştiremezsiniz. Cumhurbaşkanı’nın insanları teskin için kaderi kullanması doğru değil. Bu şekilde kaderi gündeme getirmek insanların inancını zayıflatır. Kim ihmal edip almadıysa, göz ardı ettiyse madencilerin esas katili odur.
manset-20.jpg

CHP, maden faciasına ilişkin araştırma önergesi verdi. Önergenin gerekçesinde Türkiye’deki madenlerde ABD’nin 3, Polonya’nın 5, Avustralya’nın ise 11 katı fazla ölüm yaşandığı vurgulandı. Soma ve Bartın’a işaret eden Kılıçdaroğlu ise “301 kişinin de 41 kişinin de hesabı sormazsam namerdim” dedi.

CHP, Bartın’ın Amasra ilçesinde 41 işçinin ölümüyle sonuçlanan maden faciasının sebepleri ve sorumlularının tespit edilmesi için Meclis’e araştırma önergesi verdi. CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç’un imzasıyla TBMM’ye verilen önergede, Amasra’da Türkiye Taşkömürü Kurumu’na ait ocakta 14 Ekim günü meydana gelen grizu patlamasının sebeplerinin ve sorumlularının tespit edilmesi için Meclis araştırması açılması istendi. Önergenin gerekçesinde, Türkiye’deki madenlerde ABD’nin 3, Polonya’nın 5, Avustralya’nın ise 11 katı fazla ölüm yaşandığı belirtildi. “Yüksek ölümlü kazaların sürekli tekrarlanıyor oluşu, bu kazaların kader değil cinayet olduğunu göstermektedir. Bu nedenle idari ve siyasi ihmallerin detaylı bir inceleme ve araştırmayla açığa çıkarılması gerekmektedir” denildi. Parti gruplarının aynı yöndeki önergeleri, TBMM Genel Kurulunda birleştirilerek görüşüldü. Önergede şunlar kaydedildi:

“Pek çok gelişmiş dünya ülkesi için 19’uncu yüzyılda, 20’nci yüzyılın ilk yarısında yaşanan grizu patlamaları ve bunlardan kaynaklanan iş katliamları, maalesef Türkiye’de çok daha yüksek boyutlarda halen yaşanmaktadır. Sayıştay’ın Türkiye Taşkömürü Kurumu ile Türkiye Kömür İşletmeleri’ne ait ocaklara yönelik raporlarında iş kazası ve iş güvenliğine ilişkin uyarıların dikkate alınmadığı görülmektedir. Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun yeniden yapılandırılması ve TTK’ya ait ocakların modernize edilmesi gerektiğine yönelik 9. Kalkınma Planı’na eklenen eylem planının gereği yapılmamış, bu yöndeki hazırlıklar 2017 yılında plandan çıkarılmıştır.”

“Amasra’da meydana gelen maden kazasında, iş sağlığı ve güvenliğine yönelik alınması gereken önlemlerin yetersizliği, Sayıştay’ın uyarılarının dinlenmemesi, kamu iktisadi teşekkülü konumundaki Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun yönetiminin daha önce iş kazalarındaki sorumluluğu nedeniyle ceza almış, liyakatsiz kadrolara teslim edilmiş olması gibi bir dizi neden, 41 madencimizin yaşamını yitirmesine neden olmuştur. Tüm dünyada önlenebilir hale gelen maden kazaları ve iş kazalarının yaşanmasında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ve yürütme organının ihmallerinin ciddi bir payı olduğu değerlendirilmektedir. Maden Kanunu, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında 18 kez değiştirilmiş ancak bu değişiklikler yaşanan acıların son bulmasına neden olamamıştır. Yüksek ölümlü kazaların sürekli tekrarlanıyor oluşu, bu kazaların kader değil cinayet olduğunu göstermektedir. Tüm bu gerekçelerle, Amasra maden faciasının sebeplerinin ve sorumlularının açığa çıkarılabilmesi, başta madencilik sektörü olmak üzere yaşanan kazaların en aza indirgenmesi için alınacak önlemlerin belirlenmesi, yürütme organının kusurlarının ve sorumluluklarının tespit edilmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddelerine göre meclis araştırması açılmasını arz ederiz.”

YETKİYİ VERİN...

Kılıçdaroğlu ise önceki günkü grup toplantısında yaptığı açıklamada “Ben diyorum ya bu saraydakiler yatacak yeri yok diye, boşuna demiyorum. Onların eli kanlıdır, eli. 301 kişiyi aldılar, mahkemelerini, hakimlerini değiştirdiler, böyle bir tablo ortaya çıktı. Ama benim sözüm sözdür. Allah nasip eder de iktidar olduğumuzda hiç kimse en ufak bir endişeye kapılmasın, 301 kişinin de 41 kişinin de hesabı sormazsam namerdim. Hesabını soracağım” ifadelerini kullanmıştı. CHP lideri dün de Adana Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği açılış töreni ile Osmaniye STK, Muhtarlar ve Kanaat Önderleri Buluşması’na katıldı. Kılıçdaroğlu “Yetkiyi verin Türkiye’yi değiştirelim, yetkiyi verin Türkiye’yi büyütelim, yetkiyi verin Türkiye’yi kalkındıralım” diye konuştu. Kılıçdaroğlu “Dünyanın, Türkiye’nin bu kadar sorunu varken, insanları kamplaştırmak, birbirine düşman etmek asla ve asla siyasetin gündeminde olmamalıdır. Tabanlarını öyle tutuyorlar ama o tabanlarında da ciddi bir çözülme var. Onlar da Türkiye’nin gerçeğini görüyorlar. Onlar da Türkiye’de olan ve biteni görüyorlar” dedi.

ERDOĞAN’A TV’YE ÇIKMA ÇAĞRISI: PROMPTER BALONU

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Seçimlerde çık karşıma. Fikirlerimizi, vizyonlarımızı yarıştıralım. Bırakalım kararı millet versin” ifadelerine yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, sosyal medya paylaşımında “Erdoğan bugün yine bazı laflar etmişsin. Vizyonlarımızı karşılaştıralım demişsin... Korkmuyorsan, bir ‘prompter balonu’ olduğunun ortaya çıkmasından çekinmiyorsan, istediğin TV kanalında, önünde prompter, arkanda danışmanların, karşında sadece ben. Gel vizyon konuşalım. Halkımız da Bay Kemal’in vizyonu ile Erdoğan ve danışmanlarının vizyonunu görsün. Yakın bir gelecekten bahsetmiyorum, gel bu akşam yapalım. Korkaklıktan bahsetmişsin, net söylüyorum, korkak sensin ve bu akşam gelemeyeceksin. Hodri meydan kiiim, sen kim...” ifadelerine yer verdi.

KİM TEDBİR ALMAMIŞSA 41 KİŞİNİN KATİLİ ODUR

Karamollaoğlu, Bartın’daki faciaya ilişkin Erdoğan’ın ‘Kader’ ifadesini kullanmasını eleştirdi. SP lideri “Kaderi bu şekilde gündeme getirmek insanların inancını zayıflatır. Kim ihmal edip tedbir almadıysa, göz ardı ettiyse madencilerin esas katili odur” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Habertürk’te gazeteci Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtladı. Bartın’daki maden faciası ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olaya ilişkin ‘Kader planı’ sözlerini değerlendiren Karamollaoğlu, şunları söyledi: “Bir defa şunu bilmemiz lazım; her şey kaderdir, kader Cenab-ı Hakk’ın takdir ettiğidir. Yalnız iyiyi de, kötüyü de. Kötü olan insanın kötü niyetiyle olandır. Bir insan kötü bir iş yaparsa mesul odur. Kader diye geçiştiremezsiniz. Bir yerde ihmal etmiş, 41 kişi canını kaybetmiş, kader ne yapalım diye geçiştiremezsiniz. Bu inancı yanlış bir şekilde kullanmaktır. Bu şekilde kaderi gündeme getirmek insanların inancını zayıflatır. Bir insan kendi yaptığı ve yapmadığından sorumludur. Attığı adımdan sorumludur. Size görev verilmiş, madende kaza olmaması için tedbir almışsınız. 15 gün önceden itibaren oradan işçiler diyor, bir koku vardı diyor. Siz madende koku olacak, çalıştırmaya devam edeceksiniz, böyle mantık olmaz. Burada mesul olanlar yöneticilerdir. Sorumsuzluk burada. Buna sorumluluk duygusuyla yaklaşmak mecburiyetindesiniz. İnsanlar tedbirleri almazlarsa cezayı görürler. Kim ihmal edip almadıysa, göz ardı ettiyse 41 kişinin esas katili odur. Siz kaderi bu istikamette değerlendirirseniz yanlış. Söylediğimiz her şey söz. Yaratan Cenab-ı Hak. Kader hep yanlış kullanılıyor. Siz Cumhurbaşkanı olduysanız, kaderinizde var olduğu için oldunuz. Onun için kader konusunu çok yanlış işliyorlar. Sayın Cumhurbaşkanın da bu noktada insanları tatmin, teskin için kaderi kullanması bana göre yanlış oldu.”

ADAYLA PROTOKOL İMZALANACAK

SP lideri ayrıca diğer konu başlıklarını da değerlendirdi. “Seçimin biraz erken olacağı kanaatindeyim. 14 Mayıs’ı bunlar sanki 1950’nin tekrarı mahiyetinde düşünürler diye zannediyorum” diyen Karamollaoğlu “Cumhurbaşkanı adaylığında acele etmeme kararlılığındayız. Seçim kararı alınır, 2 gün içinde adayımızı açıklarız. Her seçime gidilirken milletvekili adayları önceden belirlenmez. Seçim kararı alındıktan sonra belirlenir. Aday adayları vardır, üzerlerinde müzakere edilir. Belirlenme mutlaka seçim tarihi belirlendikten sonra yapılır” ifadelerini kullandı. Karamollaoğlu ayrıca “Biz Cumhurbaşkanı adayı belirlendikten sonra Cumhurbaşkanı adayı ile bir protokol imzalayacağız ve millete deklare edeceğiz. Temel prensiplerimiz, nasıl çalışacağız, bakanlıklar nasıl belirlenecek, Meclis’le nasıl uyum sağlanacak. Nasıl davranacak, mühim olan o” dedi. SP lideri “Ben Tayyip Bey’in iktidara geleceği kanaatinde değilim. Tayyip Bey’in başvurmayacağı yer yok. Şu televizyon dizilerine bakın, her dizi Tayyip Bey’e destek vermeyi telkin ediyor. Hep bir lider var, en tepede, devlet için çalışıyor, ona tavır koyanların hepsi hain. Bu mantığı yerleştirmeye çalıştırıyorlar ama sökmez” değerlendirmesinde bulundu.

‘TEĞMEN ÇELEBİ’YE ÇOCUK TAVSİYESİ

Erdoğan, partisine katılan İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi’ye rozet taktı. Çelebi’nin eşi Kezban Çelebi de kürsüde yer aldı. Çelebi, rozeti takıldıktan sonra, FETÖ ile mücadele ve dış politikaya ilişkin kısa bir konuşma yaptı “Bir Atatürk askeri, Kuvayı Milliye neferi olarak, Türkiye Yüzyılı mücadelenizde yanınızdayım” dedi. Erdoğan ise Çelebi’ye yaşını ve kaç çocuğu olduğunu sordu. Çelebi, bir çocuğu olduğunu söyledi ve eşini göstererek “Doktora, kariyer” dedi. “Olmaz, bu işin kariyeri çocuk doğurmaktır” diyen Erdoğan ise “Sayıları artırmak lazım, çocuk çok önemli. Bak, PKK’nın 5 tane, 10 tane, 15 tane…” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı ‘kader’ eleştirilerine yanıt verdi. “İşi aşağılamaya vardıranlar, tehlikeli mecrada ilerlediklerini bilmeli” diyen Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na seslendi: Kaza ve kadere iman etmiş bir insanım. Bu, imanımızın gereği. Sende yoksa bilemem.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, maden faciasına ilişkin “Kaza ve kadere inanan insanlarız. Elbette suçlunun yakasına yapışacağız. Elbette sistemde eksiklikler, aksaklıklar varsa giderilmesini sağlayacağız. Şehitlerimizin geride kalanlarına sahip çıkacağız. Bunları yapmak hem bulunduğumuz makamın sorumluluğunun gereğidir hem de milletimizle aramızdaki gönül bağının tabii bir neticesidir. Hiç şüphesiz tüm bunları yaparken mukadderata, Rabbimizin yazgısına da teslim olacağız. Biz Müslümanlar için bu olmazsa olmazdır. Yeri geldiği zaman ‘Bu ülkenin yüzde 99’u Müslüman’dır’ diyor muyuz? Müslüman olarak bunun gereğine imanımız tam olacak. Senin İslam ile alakan yoksa onu zaten biz bıraktık gitti. Bu ikisi birbiri ile çelişen değil, tamamlayan tutumlardır” dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu, şu mesajları verdi: “Amasra kömür ocağımız, son sistem teknolojilere ve güvenlik sistemlerine sahip bir işletme olarak öne çıkmaktadır. Renksiz, kokusuz, tatsız, zehirsiz bir gaz olan metan, patlayıcı özelliği ile tüm dünyada maden işletmelerinin ve madencilerin korkulu rüyasıdır. Madendeki gaz izleme sensörleri 24 saat çalışmakta, oran belirli bir değerin üzerine çıktığında sesli ve ışıklı alarm vermektedir. Kömür ocaklarında havadaki metan seviyesi yüzde 1 oranına çıktığında patlatmalar durdurulmakta, yüzde 1 buçuk oranına çıktığında enerji kesilmekte, yüzde 2 oranına çıktığında ise personel tahliye edilmektedir. Metan gazının patlaması için ise havadaki oranının en az yüzde 5 ve daha üzerinde olması gerekmektedir. Amasra’daki kaza öncesi kayıtlara göre; saat 18:05’te havadaki metan gazı oranının yüzde 1 buçuk seviyesine çıkması sebebiyle ocaktaki elektrik kesilmiştir. Maalesef saat 18:09’dan sonrasına ilişkin kayıt mevcut değildir. Kömür ocağımızda tüm önlemlere ve sistemlere rağmen nasıl olup da patlama yaşandığını henüz bilmiyoruz. Kurumlarımız ve uzmanlarımız çalışmalarını tamamladıktan sonra bunu öğrenebileceğiz. Patlama ile ilgili kesin rapor çıkana kadar, söylenen her şey spekülasyondan ibaret kalacaktır. Bize düşen, bu rapor önümüze gelene kadar yapabileceklerimize bakmaktır.”

“Afet öncesi yapılan denetimleri de mercek altına aldık. İlgili kurumlar tarafından yürütülen denetimlerin en yoğun uygulandığı yerlerden biri de Amasra’daki ocağımızdır. Kazanın meydana geldiği maden ocağı, son olarak ağustos ayında, yedi gün süreyle iki maden ve bir jeoloji mühendisi tarafından denetlenmiştir. Buna rağmen bir kaza meydana gelmişse önü ile arkası ile sebeplerini araştırmak, bulmak ve gerekeni yapmak, bizim en başta gelen vazifemizdir. Hayatını kaybeden madencilerimizin geride bıraktıkları aileleri devlete emanettir. Bunun siyasi istismarı olmaz. Ve bu siyasi istismarı yapanları da ben milletime havale ediyorum.”

“Kaza raporlarının çıkması ile birlikte ihmali görülen hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmayacağından da milletimiz emin olsun. Hadisenin nasıl yaşandığı bile tam olarak bilinmiyorken meseleyi başka taraflar çekenler, hele hele işi kader kavramını aşağılamaya kadar vardıranlar, tehlikeli bir mecrada ilerlediklerini bilmelidir. Sen inanmayabilirsin, senin bileceğin bir iştir. Ama Bay Kemal ve avenesi; ben, kaza ve kadere iman etmiş bir insanım ve böyle yürüyorum. Bu, bizim imanımızın gereğidir. Sende o yoksa bilmem.”

‘YÜREĞİN VARSA ÇIK KARŞIMA’

“Sayın Kılıçdaroğlu’na açık bir çağrı yapmak istiyorum. Madem kendine bu kadar güveniyorsun, madem siyaset tarzının doğruluğundan bu kadar eminsin, madem ülkenin ve milletin geleceğinde sorumluluk almak istiyorsun, öyleyse hodri meydan. Gücün yetiyorsa, yüreğin varsa, kendi özgür iradenle hareket edebiliyorsan seçimlerde çık karşımıza; birikimlerimizi, vizyonlarımızı, projelerimizi yarıştıralım. Bay Kemal, senin nasıl bir devrimci olduğunu bilmiyorum. Ama ben, muhafazakâr bir devrimciyim.”

KATLİAMI KADERE HAVALE ETMEK TERBİYESİZLİK

Zonguldak, Soma, Ermenek’e işaret eden Akşener “Bartın’da yine aynı beceriksizliğin, iş bilmezliğin ve aymazlığın sebep olduğu bir katliama şahit olduk. Bu kadar uyarıya rağmen gerekli tedbirleri almazsanız felaketin adı katliam olur” dedi. Erdoğan’ın ‘kader planı’ ifadesini sert sözlerle eleştirdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, maden faciasına ilişkin “17 Mayıs 2010’da Zonguldak’ta 30 canımızı kaybettik. 13 Mayıs 2014’te Soma’da 301 insanımızı yitirdik. 28 Ekim 2014’te Ermenek’te 18 kardeşimizi kaybettik. Aradan zaman geçti ve Bartın’da yine aynı beceriksizliğin, iş bilmezliğin ve aymazlığın sebep olduğu bir katliama şahit olduk. Bilerek ‘katliam’ diyorum. Çünkü bu kadar uyarıya rağmen tedbirleri almazsanız ve ölüme bile bile lades derseniz yaşanan felaketin adı cinayet, katliam olur” dedi.

Akşener, partisinin grup toplantısında konuştu. Saygı duruşunun ardından kürsüye madenci baretiyle çıkan İYİ Parti lideri, şunları söyledi: “Daha önce yaşanan birçok maden faciasında olduğu gibi Amasra’daki felaket de adete ‘geliyorum’ demiş. Sayıştay uyarmış, raporuna yazmış. İş müfettişleri defalarca uyarmış, idari para cezası kesmiş. Hatta yetkili kuruluşları geçtim, ocakta çalışan maden işçileri bile uyarmış. Ama Sayın Erdoğan’ın atadığı yetkililer, her zaman olduğu gibi kıllarını kıpırdatmamışlar. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, ilgililere dönüp ‘Bu uyarıları neden dikkate almadınız’ diyeceğine, ‘İşçilerin sesine neden kulak vermediniz’ diyeceğine, bu acıya sebep olanları o dakika görevlerinden alıp müfettişlerin önüne koyacağına ne yaptı biliyor musunuz? 41 hayatın söndüğü felaketten bile bir başarı hikayesi çıkarmaya çalıştı. Empati kavramına yabancı olan bu arkadaş, 8 sene önce de Soma’da utanmadan çıkıp, ‘Ölüm bu işin fıtratında var’ demişti. Bu defa da çıkıp ‘Çok şükür, 24 saat geçmeden 41’inci şehidimize de ulaştık’ dedi. Kaderden, tevekkülden bahsetti. Gerçekten ibretlik. Hamdolsun hepimiz, kadere iman edenlerdeniz. Ancak tevekkül tembelliğe açılan bir kapı değildir. Sorumsuzluğa uydurulacak bir kılıf, hiç değildir. Önce tedbir, sonra tevekkül. Tedbir almayıp, sorumluluğunu yerine getirmeyip üstüne de tevekkülden bahsetmek, meseleyi kadere havale etmek, en hafif tabiriyle terbiyesizliktir.”

“7 Ocak 2013’te Kozlu madeninde metan gazı patlaması oldu. Kazada 8 işçimizi kaybettik. Peki o müessese müdürüne ne oldu biliyor musunuz? ‘Bay Kriz’in imzasıyla Türkiye Taşkömürü Kurumu’na genel müdür olarak atandı. Bu da mı kader Sayın Erdoğan? İşine gelince ‘Bakanıma talimat verdim’ demeyi biliyorsun. Madem senin bakanın hesap sorsana. ‘Nerede tedbirler’ desene. Erdoğan, işine geldiğinde ‘Benim bakanım’, işine gelmediğinde ‘Kader’ diyemezsin. Beceriksiz yöneticilerinin hatalarına, iş bilmezliklerine ‘kader’ diyemezsin. İktidarın umurunda olmasa da biz kaybettiğimiz madencilerimizin hesabını soracağız. Soma’dan sonra yaşanan adaletsizliğin tekrarına seyirci kalmayacağız.”

“Ölüm aylıklarında ciddi bir adaletsizlik var. Bu konuda bir kanun teklifi getireceğiz. Milletimiz de iktidarın ne kadar samimi olduğunu bir kez daha görsün.”

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
YORUMLAR (9)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
9 Yorum
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN