Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), 14 Ocak’ta tüm yurtta gerçekleştirilecek iş bırakma eylemi öncesinde İzmir’de basın açıklaması yaptı. Açıklamayı, SES İzmir 2 No’lu Şube Başkanı ve KESK İzmir Dönem Sözcüsü Başak Edge Gürkan okudu.
Gürkan, kamu emekçilerinin ve emeklilerin son toplu sözleşme sürecinin hakem dayatmasıyla sonuçlandığını belirterek, bu sözleşmenin fiilen hükmünü yitirdiğini ifade etti.
“ENFLASYON FARKI HAYAT PAHALILIĞINI TELAFİ ETMİYOR”
Başak Edge Gürkan, 5 Ocak’ta açıklanan TÜİK verilerine dikkat çekerek, maaşlara enflasyon farkı ve taban aylığına yapılan bin TL’lik artış dahil ortalama yüzde 20’lik bir artış öngörüldüğünü hatırlattı. Ancak bu artışın gerçek hayat pahalılığını karşılamaktan uzak olduğunu vurguladı.
Gürkan, şu ifadeleri kullandı:
“Mevcut iktidar sık sık ‘eski Türkiye devri bitti. Yeni Türkiye dönemine geçtik’ diyor. Oysa bu ülkenin emeği ile geçinen tüm kesimleri gibi bizler de eski günlerimizi arar hale geldik. Hakem dayatması ile biten son toplu sözleşme hükmünü yitirdi! 5 Ocak’ta açıklanan TÜİK verilerine göre enflasyon farkı ve taban aylığına bin TL zam dâhil maaşlarımız ortalama yüzde 20 artacak. Ama hepimiz biliyoruz ki enflasyon farkı geçtiğimiz altı ayda yaşadığımız hayat pahalılığını ‘sözde’ telafi etmek için verilen bir fark. Üstelik TÜİK’in sanal verilerine göre ki gerçek enflasyonun yarısı bile değil.”
“MAAŞ ARTIŞLARI ZAMLARA YETMİYOR”
Kamu emekçileri ve emeklilerin 2026 yılına ortalama yüzde 12,5’lik maaş artışıyla başladığını belirten Gürkan, buna karşın temel harcama kalemlerindeki artışların çok daha yüksek olduğunu söyledi.
Gürkan, artan yaşam maliyetlerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Buna karşın 1 Ocak’tan itibaren toplu taşımadan, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerinden köprü ve otoyol geçiş ücretlerine bizim maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı kadar zam yapıldı. Ocaktan itibaren kiralar yüzde 35 artacak. Aralıkta 55 bin TL maaş alıp 25 bin TL kira veren bir memurun enflasyon farkı dahil maaşı 66 bin TL olacak. Buna karşın kirası 33 bin 720 TL’ye çıkacak. Yani maaş artışının neredeyse tamamı kira artışına gidecek.”
Gürkan, gelir vergisi kesintilerine de dikkat çekerek, maaş artışlarının önemli bir kısmının vergi yoluyla geri alındığını ifade etti.
“HER GEÇEN GÜN DAHA FAZLA YOKSULLAŞIYORUZ”
Gelirlerin alım gücündeki gerilemeyi örneklerle anlatan Gürkan, geçmiş yıllarla bugünü karşılaştırdı:
“Üstelik maaşlarımızdan kaynakta kesilen Gelir Vergisi, bir kez daha Yeniden Değerleme Oranının altında tutuldu. Yani maaş artışımız yine cebimize girmeden vergiye gidecek, buharlaşacak. Maaşlarımız mum gibi erirken, her geçen gün daha fazla yoksullaşıyoruz.”
Gürkan, 10 yıl önce en düşük memur maaşıyla 17 çeyrek altın alınabildiğini, bugün ise 6 çeyrek altının bile alınamadığını hatırlattı. 25 yıl önce memur emekli ikramiyesiyle bir ev alınabildiğini, bugün ise ikinci el bir otomobilin dahi alınamadığını belirtti.
“KAYNAK VAR, TERCİH YANLIŞ”
Başak Edge Gürkan, kamuoyunda sıkça dile getirilen “kaynak yok” söylemine de tepki göstererek şunları söyledi:
“Gündem biz olunca ‘kaynak yok’ diyorlar. Oysa bu ülkenin işçisine, asgari ücretlisine, emeklisine, kamu emekçisine insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynağı vardır. Ama bu kaynaklar çalışanlara, yoksullaştırılan halka değil bir avuç asalağa faiz, teşvik, hazine garantisi olarak aktarılıyor.”
Gürkan, antidemokratik uygulamaların bu politikaların sürdürülmesi için dayatıldığını savundu.
TALEPLER VE 14 OCAK İŞ BIRAKMA EYLEMİ
KESK’in taleplerini de sıralayan Gürkan, şu başlıkları öne çıkardı:
“Maaşlarımızda hemen şimdi, Ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılması, 2024 Temmuzdan itibaren hayata geçirilen ‘ilave seyyanen ödeneğin’ taban maaşlarımıza yansıtılması istiyoruz. İki yıl önce verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesi; tüm kamu emekçilerine 3 bin 600 ek gösterge verilmesi, ilave seyyanen ödenek tutarının mevcut emekli aylıklarına eklenmesi, mülakatın kaldırılmasını talep ediyoruz.”
Sendikal haklara ilişkin taleplerini de dile getiren Gürkan, şöyle devam etti:
“Haziran ayına kadar 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılması başta olmak üzere evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini istiyoruz. En geç Haziran ayı sonunda gerçek bir toplu pazarlık masası kurulması, en düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılması, kira, kreş ve yol desteği verilmesi talepleriyle 14 Ocak 2026 Çarşamba günü tüm yurtta üretimden gelen gücümüzü kullanacak, iş bırakacağız.”
