Antalya’da 2012 yılında gerçekleştirilen ve tüm dünyanın gözünü Türkiye’ye çeviren tarihi operasyonun kahramanı Uğur Acar, naklin 14. yılını kutluyor. Henüz bir aylık bebekken evlerinde çıkan yangında yüzü tamamen yanan Acar’ın hayatı, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde yapılan başarılı operasyonla değişti. Bugün 32 yaşında olan Uğur Acar, nakli gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile buluşarak bu mucizevi süreci pasta keserek kutladı.

SİYAHTAN BEYAZA GEÇEN BİR HAYAT HİKAYESİ
Uğur Acar, ziyaret sırasında duygularını ifade ederken hayatını bir benzetmeyle özetledi. Eskiden sosyal hayattan dışlanan ve aynalarla barışık olmayan bir gençken, bugün toplumun her kesiminde kabul gören bir birey haline geldiğini belirten Acar, "Eski hayatım çikolatalı pasta gibi siyahtı, şimdi ise kremalı pasta gibi bembeyaz. Hayatım tamamen değişti" dedi. Nakil öncesi iş bulmakta zorlanan ve insanların bakışlarından rahatsız olan Acar, bugün Akdeniz Üniversitesi bünyesinde çalışan, eğitimini tamamlamış ve geleceğe umutla bakan bir personel olarak hayatına devam ediyor.
MASADA BAŞKA, KALKTIĞINDA BAŞKA
Operasyonun mimarlarından Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, o günleri adeta bir film sahnesine benzetti. Yüz naklinin teknik zorluğundan ziyade duygusal yükünün de çok ağır olduğunu vurgulayan Özkan, "Masaya yatırdığımız insanla kaldırdığımız insan bambaşkaydı. Tıpkı Face Off filmi gibi, eski Uğur gitti ve yeni bir Uğur geldi. Bu sadece bir doku nakli değil, bir insanın sosyal kimliğini yeniden inşa etmekti" ifadelerini kullandı. Özkan, Akdeniz Üniversitesi’nin kol, rahim ve yüz nakli gibi kompleks operasyonlarda dünyada sayılı merkezlerden biri olduğunu hatırlatarak, her hastayı ömür boyu takip ettiklerini belirtti.

TÜRK BAYRAĞI TIP ARENASINDA DALGALANIYOR
Prof. Dr. Ömer Özkan ise bu tür operasyonların Türkiye’nin sağlık turizmindeki imajına sağladığı büyük katkıya dikkat çekti. Yüz naklinin rekonstrüktif cerrahinin zirvesi olduğunu belirten Özkan, "Uluslararası toplantılarda Türkiye bayrağının bu alanda gösterilmesi gurur verici. Bu başarılar, ülkemizin sağlık altyapısının ve organizasyon gücünün ne kadar yüksek olduğunu dünyaya kanıtladı. Sadece cerrahi yapmak yetmez, bu hastaların takibi ve bürokratik sürecin yönetilmesi de büyük bir başarıdır" dedi.
"YÜZÜNÜ ALDIĞIM KİŞİNİN YAŞINDAYIM"
Uğur Acar’ın en dikkat çekici açıklaması ise bağışçısıyla arasındaki yaş bağı oldu. Nakil yapıldığında 18 yaşında olduğunu belirten Acar, "Yüzünü aldığım Ahmet Kaya bağış yaptığında 32 yaşındaydı. Şimdi ben de 32 yaşına geldim. Onun yaşında, onun yüzüyle hayata devam ediyorum. Ahmet Kaya’nın ailesine ne kadar teşekkür etsem az. Herkesi organ bağışına davet ediyorum; bugün biz, yarın siz" diyerek duygusal bir çağrıda bulundu.

GELECEĞİN TIP TEKNOLOJİSİ: YAPAY ORGANLAR YOLDA
Haberin sonunda tıbbın geleceğine dair vizyonlarını paylaşan uzmanlar, bir sonraki aşamanın yapay organlar olduğunu müjdeledi. İlaç kullanımını ve yan etkileri ortadan kaldıracak yapay deri, yapay karaciğer ve böbrek çalışmalarının hızlandığını belirten Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Bizden sonraki nesiller muhtemelen bu teknolojileri hayatın merkezinde görecek" dedi.
