Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde güvenlik gerekçesiyle başlatılan operasyonlar kapsamında çok sayıda adrese eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyonlarda toplam 225 kişi gözaltına alınırken, soruşturma kapsamında emniyet ve adli işlemler günler boyunca sürdü.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, "terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik çalışmalar kapsamında" gerçekleştirildiği belirtildi.
Gözaltına alınan kişilerin işlemlerinin tamamlanmasının ardından dosyalar savcılığa sevk edilirken, soruşturma kapsamında önemli sayıda tutuklama kararı verildi.
TUTUKLU SAYISI 178’E YÜKSELDİ
Soruşturmanın ilk aşamasında aralarında akademisyen, gazeteci, çevre gönüllüsü ve avukatların da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında tutuklama kararı verilmişti.
Dün gerçekleştirilen sevk işlemlerinin ardından aralarında Doç. Dr. Emel Memiş, gazeteci Yıldız Tar, TEMA Vakfı Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer, TEMA gönüllüleri ile Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) avukatları Semra Demir ve Kürşat Bafra'nın da bulunduğu toplam 103 kişi tutuklanmıştı.
Soruşturma kapsamında gözaltındaki diğer kişilerin de işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte tutuklu sayısı 178'e yükseldi.
Öte yandan 34 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilirken, bazı şüpheliler ise savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
TEMA GÖNÜLLÜLERİNİN TUTUKLANMASI DİKKAT ÇEKTİ
Tutuklananlar arasında yer alan TEMA Vakfı Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer ve TEMA gönüllülerinin dosyaları kamuoyunda ayrıca tartışma konusu oldu.
Daha önce ortaya çıkan bilgilere göre bazı gönüllülerin, Ankara’ya yürüyen madencilerle karşılaşmaları ve onlarla görüşmelerinin soruşturma dosyasına konu edildiği belirtilmişti.
Soruşturma sürecinde savcılık tarafından bazı şüphelilere, Doruk Madencilik işçilerinin eylemlerine neden katıldıkları, yaptıkları basın açıklamaları ve NATO karşıtı eylemlere ilişkin sorular yöneltildiği öğrenilmişti.
TUTUKLAMA GEREKÇESİ OLARAK "İSTİHBARİ BİLGİ" GÖSTERİLDİĞİ İDDİASI
Tutuklama kararlarının gerekçelerinde somut deliller yerine "istihbari bilgi"ye dayanıldığı yönündeki iddialar, soruşturmanın en çok tartışılan başlıklarından biri oldu.
Cumhuriyet gazetesinin haberine göre, Nevzat Özer ve TEMA gönüllülerinin avukatlarından Cemal Emir, söz konusu uygulamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Emir, tutuklama kararlarının hukuki dayanaklarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bir kişiyi somut delil olmaksızın, yalnızca istihbari bilgiye dayanarak tutuklamak; anayasaya, Ceza Muhakemesi Kanunu’na ve evrensel hukuk ilkelerine açıkça aykırıdır. Tutuklama bir cezalandırma aracı değil; ancak kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığı halinde başvurulabilecek istisnai bir koruma tedbiridir. İstihbari bilgiler soruşturmaya yön verebilir; ancak mahkûmiyetin ve tutuklamanın dayanağı olamaz. Aksi uygulamalar kişi özgürlüğünü ortadan kaldırır, masumiyet karinesini ihlal eder ve yargıya olan güveni ağır biçimde sarsar."
"12 EYLÜL DÖNEMİNİ HATIRLATAN BİR UYGULAMA"
Cemal Emir, açıklamasında tutuklama gerekçelerine yönelik eleştirilerini sürdürerek geçmiş darbe dönemlerine atıfta bulundu.
Emir, şu değerlendirmede bulundu:
"Ülkemizde 1980 yılında hukukun askıya alındığı 12 Eylül cunta döneminde, istihbarat bilgisi ile insanlar tutuklanmıştır"
36 yıllık hukukçu olduğunu belirten Emir, yaşanan süreci şu sözlerle değerlendirdi:
"36 yıllık bir hukukçu olarak üzülerek söylüyorum ki; önceki gün yaş ortalaması 60’ın üzerinde olan bir kısım insanlar ve avukatları; o korkunç günleri hatırlatan bir uygulama ile karşı karşıya kalmıştır. Yukarıda yaşanan olayın münferit bir olay olması düşüncesi ile yargı makamlarını, hukukun emredici hükümlerine uymaya; keyfî uygulamalardan kaçınmaya ve temel hak ile özgürlükleri korumaya davet ediyorum. Hukukun üstünlüğü varsayımlar ile değil, somut delillerle sağlanır. Adaletin olmadığı yerde ne hukuk güvenliği ne de toplumsal barış kalır"
BAŞSAVCILIK SORUŞTURMANIN SÜRDÜĞÜNÜ BİLDİRDİ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, soruşturmanın terör örgütlerinin faaliyetlerinin ortaya çıkarılması amacıyla yürütüldüğü belirtilirken, operasyonlara ilişkin adli süreçlerin devam ettiği kaydedildi.
NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında verilen gözaltı ve tutuklama kararları, siyasi partiler, hukuk örgütleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından yakından takip edilmeyi sürdürüyor.
