Batı ittifakı NATO'nun kalbinde, film senaryolarını aratmayan bir casusluk skandalı patlak verdi. NATO kaynaklarından sızan bilgilere göre, ismi güvenlik gerekçesiyle açıklanmayan üst düzey bir Yunan albay, Çin istihbarat servisine kritik bilgiler sızdırdığı suçlamasıyla Yunan makamlarınca tutuklandı.
Olay, siber güvenlik ve dijital platformların modern istihbarat savaşlarındaki rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.
BBC'den ateşkes analizi: Trump'a faturası çok ağır olacak
LİNKEDIN ÜZERİNDEN 'KARİYER' TUZAĞI
İddialara göre casusluk faaliyeti, profesyonel iş ağı platformu LinkedIn üzerinden başladı. Malezya merkezli görünen ancak paravan olduğu anlaşılan bir şirket, Yunan albay ile platform üzerinden dijital temas kurdu.
Cazip teklifler ve kariyer fırsatları kisvesi altında yürütülen bu iletişimin ardından Yunan subay, Çin'e bir seyahat gerçekleştirdi. Casusluk anlaşmasının da bu seyahat sırasında yapıldığı, albayın Çin topraklarındayken doğrudan Çin istihbarat yetkilileri tarafından resmen "işe alındığı" bildirildi.
GİZLİ NATO BELGELERİ KARŞILIĞINDA KRİPTO PARA
Görev konumu gereği NATO'nun son derece hassas ve gizli verilerine erişim izni olan albayın, elde ettiği stratejik ittifak bilgilerini Çin'e aktardığı saptandı.
Casusluk faaliyetinin finansal boyutu da dikkat çekti. Yunan subayın, sızdırdığı gizli askeri veriler karşılığında bankacılık sistemine takılmamak ve izini kaybettirmek amacıyla ödemelerini kripto para birimleri üzerinden aldığı iddia edildi.
NATO FARK ETTİ, ATİNA HAREKETE GEÇTİ
İttifakın veri sistemlerindeki sızıntı, NATO içindeki güvenlik ve karşı istihbarat birimlerinin radarına takıldı. Durumun tespit edilmesinin ardından NATO yetkilileri, acil bir şekilde Yunanistan makamlarını ve diğer müttefik ülkeleri uyardı.
Gelen bu yüksek dereceli uyarının hemen ardından harekete geçen Yunan güvenlik güçleri, söz konusu albayı düzenledikleri operasyonla gözaltına aldı ve subay çıkarıldığı makamlarca tutuklandı.
Bu sarsıcı olay, NATO bünyesinde görev yapan askeri personelin sosyal medya ve dijital iş ağlarındaki güvenlik protokollerinin yeniden ve çok daha katı bir şekilde gözden geçirilmesi gerektiği tartışmalarını başlattı.
